İLETİŞİM
SİTE SAHİBİ: NESRİN İKİZLER e.mail: perizadeyasar@hotmail.com
BİZİ TAKİP EDİN
02128561627
Kategoriler
Uyarı!
Sitemizde yer alan bilgiler paylaşım amaçlıdır. Lütfen uzmanlara sorularınızı kendilerine ait web sitelerinden sorunuz.
Yasal Uyarı!
Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Legal Notice!
The information on this site is in the nature and treatment purposes is not recommended. It is the responsibility of the applications the site owner. A physician for medical problems always have danışınız.Your doctor's the drugs and diagnostics without necessarily going kullanınız.To doctor Whatever your complaint, you can put, with this information, do not attempt to treat your self. This information is not strictly a disease diagnostic purposes.

Her kadının hayatından uzak durulması gereken bir erkek modeli geçmiştir. Twitter fenomeni Pucca, Milliyet Cadde’deki köşesinde uzak durulacak erkeklerin bir listesini hazırladı. İşte o çarpıcı liste…

İşkolik erkekler: İlk başlarda kariyeri çekici gelecek olan bu erkek tipi, ilerleyen zamanlarda sinirini bozacak. Buluşmak isteyeceksin, o gece kesin işi çıkacak, sürekli toplantıda olduğu için telefonlarına yanıt veremeyecek ve yanında sürekli işinden bahsedecek.

Baba parası yiyenler: Ayy aman bin defa dağlara taşlara, uzak durmak ne kelime, üç kilometre yakınında olmasın! Bir defa sorumluluk almaktan korkacak, sürekli boş vakti olduğu için “Şu an nerede, kimle, ne yapıyor?” diye delireceksin.

Melankolik erkekler: Bu da ilk görüşte farklı gelecek olan tiplerden, hele o dönem duygusal bir boşluktaysanız. O şiirler, o “Kaybedenler Kulübü” tarzı konuşmalar, o şehri her an bırakabilirim mizacı. İnan bana en fazla iki ay çekersin, gıy gıy içini şişirir sonrasında.

Temizlik hastaları: Kendisinin hasta olduğu yetmiyormuş gibi seni de hasta eder, kadının bir nevi çok titizi çekiliyor ama erkeğin maalesef. Sürekli evin içinde senin hatanı arıyormuşcasına toz yakalamaya çalışan biriyle nasıl ömür geçer?

Anne düşkünleri: Ben bir defa öyle bir hata yaptım, hâlâ dilimi ısırıyorum. Kadın beni hamam böceği gibi görüyordu, ben de fare zehirleri ne kadar diye araştırıyordum. Bir zaman geçtikten sonra oğluyla mı berabersin, annesiyle mi anlamıyorsun. Adam ilişkinin ortasına o anneyi öyle bir sokuyor ki, alıp kenara atamıyorsun kadını.

Cimriler: İnsanı kendi parasından bile soğutuyor bu tipler. Kendisinin harcamadığı gibi, sen harcayınca da sanki parası bitiyor gibi bir telaş, bir kıyamet. Sürekli küçük hesaplar peşinde olan, bıraktığı bahşişi bile günlerce konuşan adamla nasıl devam edilebilir ki?

Dedikoducular: Yaa kızın dedikodu yapanı çekiliyor, hatta çok seviliyor bana dokunmayan yılan hesabı, “Gelse de birkaç şey anlatsa” diye sabırsızlandığım bir sürü arkadaşım var. Ama erkeğinki çekilmediği gibi bir de sürekli başa bela açıyor. Erkeklerin dedikoduları bizimkiler gibi değil çünkü onlar nedense daha pis, daha tehlikeli.

Kız arkadaşları fazla olan: Ayy bunlar beni işte hasta eden grup, böyle sürekli etrafında 5-10 kız vardır, bunu bir severler, sanki panda yavrusu. Devamlı aramalar, çat kapı eve gelmeler, hayatına burnunu sokmalar bilmem ne. Hangi biriyle başedeceğinizi bilemezsin, arkadaşları onun canı, sense sonradan gelen bir cadı olursun.

Çok konuşanlar: Sürekli söylenen, şikayet eden, devamlı ama devamlı her şeyde kusur bulan adamlar. Bir tane benim başımda var, bir süre sonra duyarsızlaştırıyor insanı. Ne zaman söylenmeye başlıyor, hop önümde bir çember oluşuyor, ne dediğini hiç duymuyorum. Sadece otomatik olarak ona hak verir gibi yapıp kafamı sallıyorum.

Balık burcu: Bu listenin başında bile durabilir, aman diyeyim asla ama asla! Adamla birlikte misin, değil misin, seviyor mu, nefret mi ediyor, iyi biri mi, kötü mü, ilişkimiz nereye gidiyor durumlarını devamlı yaşamak istemiyorsan anında topukla yanından!

Yazının Norma’sı:
İşte hal böyleyken sanırım ortada adam kalmadı, hepsine bir kulp bulduysak bilmem kaçıncı geleneksel “Adam gibi adam yok” klişesiyle yazıyı bitirebilirim”.

Pucca

Malzemeler :

1 Kök Brokoli
2 Haşlanmış Patates
3 Köz Biber
4  taze soğan
1 kase tava yoğurduyarım çay bardağı  zeytinyağı
1 diş sraımsak

Hazırlanışı: 

Brokolileri yıkıyoruz. Sıcak suyun içerisine atıp haşlıyoruz. Haşlanan brokolilerin suyunu süzüyoruz. Süzülen brokolileri kökleri ile birlikte uzun şeritler halinde kesip servis tabağının kenarlarına koyuyoruz.

Ortasına doğramış olduğumuz patatesi koyuyoruz. Üzerine ince doğranan yeşil soğanı, kenarlarına ise küp doğranmış kırmızı biberleri yerleştiriyoruz. Üzerine biraz zeytinyağı gezdiriyoruz.

Sosu İçin:

Yoğurdun içersine zeytinyağını döküp karıştırıyoruz. Bu karışımı da hazırladığımız brokolilerin ortasına döküyoruz.

 

MALZEMELER:

Ayva

armut

limon

mandalina

portakal

karanfil

taze zencefil

tarçın

kuş burnu( ezilmiş )

kara üzüm

elma

7 bardak su

şeker

HAZIRLANIŞI:

Tüm malzemeleri tencereye koyup kaynatın. Daha sonra şekeride koyun. Piştikten sonra soğumaya bırakın.

Malzemeler:

3 adet limon
2 adet greyfurt
4 bardak su
3 yemek kaşığı bal

Hazırlanışı:

Limon ve greyfurt kabukları ile beraber ince ince doğranır. Bir kabın içine konan suyun içine atılırlar ve 15 dakika boyunca kaynatılır. Kaynama sonunda süzülür. Soğuduktan sonra içine bal ilave edilir ve karıştırılır.

Not: Elde edilen karışım her yemekten sonra 1 bardak içilir.

Malzemeler:

4-5 adet kuru erik
1 baş enginar
1/2 çay bardağı adaçayı
1/2 çay bardağı papatya
1/4 çay bardağı lavanta
1 çay bardağı funda yaprağı

Hazırlanışı:

Enginar doğranır, erikler parçalanır. Ardından enginar ve erik diğer malzemelerle karıştırılır. 1 litre su kaynatılır. Kaynamış suya hazırlanan karışım konur ve üzeri kapatılarak 20 dakika demlenmeye bırakılır. Demlenince çay süzülür.

Not: Elde edilen sıvı günde 3 defa yemeklerden sonra içilmelidir.

Ülkemizdeki, her bin bebekten 28’ini daha 1 yaşına gelmeden kaybediyoruz, bu kayıpların üçte ikisi, yenidoğan döneminde, yani ilk 28 günde yaşanıyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yenidoğan Uzmanı Profesör Doktor Mehmet Vural, bebeklik döneminin en kritik günleri olan yenidoğan sürecinde anne-babaların dikkat etmesi gereken konular hakkında bilgi verdi.

- İlk 28 gün neden çok önemli?

Hayatın ilk 28 gününü kapsayan yenidoğan dönemi, birçok açıdan çok önemlidir. Öncelikle bebek, çok hassastır. Dünyaya yeni gelmiştir ve çevresindeki çeşitli riskleri bertaraf edecek güçte değildir. Enfeksiyonlara daha açıktır. Dolayısıyla daha çok korunması gerekir. Tabii, bu yalnızca zamanında doğan bebekler için değil, erken doğan (preterm) bebekler için de çok önemlidir. Biliyoruz ki, erken doğan bebeklerin yenidoğan sürecini atlatmaları, yaşama şanslarını yükseltiyor.

- Bebeklerin yenidoğan döneminde kaybedilme riskleri daha mı yüksek?

Evet, ne yazık ki, daha yüksek! Ülkemizdeki, her bin bebekten 28’ini, daha 1 yaşına gelmeden kaybediyoruz. Bu çok yüksek bir sayı. Bu konuda, bırakın gelişmiş ülkeleri, komşularımızdan bile kötü durumdayız. Örneğin; Bulgaristan’da, Yunanistan’da, hatta Suriye’de bile daha az sayıda bebek kaybediliyor. İşte kaybettiğimiz bu bebeklerin üçte ikisi, yenidoğan dönemine aittir.

Yenidoğan dönemindeki bebek ölümlerinin nedenleri neler?

Birçok faktöre bağlı. Bebek ölüm oranlarına baktığımızda binde 28 çok yüksek olsa da geçmişle karşılaştırıldığında önemli bir başarı sayılabilir. Ama hala yeterli değil. Yine de bu sayı gittikçe düşüyor. Düşmesindeki önemli etkenler arasında; aşı kampanyaları, toplumun bilinçlenmesi, sağlık koşullarının nispeten iyileştirilmesi gibi faktörleri sayabiliriz. Ama şimdi, gündemimize daha incelikli noktaları almamız gerekiyor. İşte, yenidoğan dönemi bu ince noktalardan biri. Eğer bu dönemdeki sorunları gidermeye yönelirsek, hem bebek ölüm oranlarını hem de oluşabilecek sakatlıkları engellemek mümkün.

ANNE SÜTÜ ŞART
– Yenidoğan döneminde aileler nelere dikkat etmeli?

Bu dönemde yapılabilecek en doğru davranış, bebeğe anne sütü vermek. Aslında anneler gayet iyi niyetli olarak doğumdan hemen sonra anne sütü vermeye başlıyorlar. Neredeyse her yüz anneden 95’i anne sütü vermeye başlıyor, ama 3. aya geldiğinde bu oran yüzde 27’lere düşüyor. Oysa, bu süreç ilk altı ay boyunca devam etmeli. Çünkü anne sütü, bebeklerde hem ölümleri engelliyor hem de oluşabilecek sakatlıkları… Ayrıca, bebeğin temizliğine önem verilmesi, çeşitli tehlikelerden korunması yenidoğan döneminin sağlıklı atlatılması için çok önemli konular.

Bu nedenle anneler emzirmeye daha hamileyken karar vermeli ve kendini hazırlamalı. Çünkü anne sütü, binbir çeşit yararıyla bebeğin sağlıklı büyümesini ve gelişmesini sağlar. Çeşitli enfeksiyon riskinden korur… Bebek için vazgeçilmez bir besindir. Başka besinler anne sütünün yerini tutmaz. Dolayısıyla annenin, lohusalık döneminde psikolojik ve fiziksel olarak kendini iyi hissetmesi sağlanmalı ki, bebeğini istenilen düzeyde emzirebilsin. Anne ilk aylarda bebeğin ritmine uygun yaşamalı. Diyelim ki, bebek gündüz uyuyorsa ve anne uykusunu alamadıysa, anne de uyumalı. Ama gece uyumaz, gündüz de misafirleri ağırlarsa ki, bizim ülkemizde sık rastlanan bir durum bu, sütü azalıyor ve emzirmeyle ilgili çeşitli sorunlar oluşuyor.

-Anne adayının rutin doktor kontrolleri de yeni doğan sürecini etkiliyor mu?

Kesinlikle çok etkiliyor. Maalesef ülkemiz, yeterince hamilelik takiplerinin yapılmadığı ülkelerden. Yalnızca ekonomik şartlara da bağlı değil. Bazen bakıyorsunuz, SSK karnesi olmasına rağmen anne hiç gebelik takibi yaptırmamış, doğum için hastaneye gelmiş… İşte bebek ölüm oranlarında bu durumun da ciddi payı var. Örneğin; iyi takip edilmeyen bebeklerin erken doğma riski artıyor, dolayısıyla da sorunlu bir yeni doğan dönemi yaşanıyor. Ya da hamilelik dönemi takip edilmediği için bebekte büyüme, gelişme geriliği saptanamıyor. Ancak, bebek doğunca görebiliyorsunuz. Oysa, anne karnında yeterli gelişmeyi sağlayamayan bazı bebekleri, erkenden doğurtup tıbbi yardımla, yaşatma şansımız var. Buna benzer pek çok durum yenidoğan dönemindeki sorunların artması anlamına geliyor.

ERKEN DOĞUMDA İLK SORUN SOLUNUM

- Prematüre bebeklerde ne gibi sorunlar görülüyor?
İlk karşılaşılan sorun, solunum problemi. Solunum problemi halledilirken, bir bakıyorsunuz, bu çocukların damarları da çok iyi gelişmediği için beyin içi kanama gelişebiliyor. Bu kanama, bebek için olabilecek en kötü şeylerden biri. Zamanla ortaya çıkan bir diğer sorun da beslenme. Bebek beslenirken bağırsaklarla ilgili sorunlar ortaya çıkıyor. Bebeğin sistemleri gelişmiş, ama olgunlaşmamış durumda doğduğu için sistemik sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin, göz sorunları ortaya çıkabiliyor. 40. günlerde göz muayenesi yaptırıyoruz. Daha sonraları akciğerlerde kronik hastalıklar gelişebiliyor.

- Ülkemizde yeterli yeni doğan yoğun bakım ünitesi var mı?

Maalesef yok! Bilimsel olarak doğan her bin bebek için 1 tane tam teşekküllü yoğun bakım yatağı lazım. Yatak dediğimiz zaman, kuvözden tutun, solunum cihazına kadar birçok aletin de bulunması gerekiyor. İstanbul’dan örnek vereyim size; bu kentte, senede 300 bin doğum olduğunu kabul edersek 300 tane tam teşekküllü yoğun bakım yatağının olması gerekiyor. Ama tam sayıyı bilmesek de, tahminen 150 yatak var. Peki, geriye kalan bebekler ne oluyor? Ya kaybedip gidiyoruz bu bebekleri ya da çeşitli sekellerle yaşamak zorunda kalıyorlar. Şunu da belirtmek gerekir ki, yoğun bakım ünitesindeki başarıyı etkileyen 3 faktör vardır; uzman, teknolojik altyapı ve hemşire… Bu üç unsur bir arada bulunursa, bebeğin yaşama şansı artar.

- Ya, yeterli yenidoğan uzmanımız var mı?

Yeterli değil tabii ki. Üstelik de çok az. Türkiye’de 150 civarında yenidoğan uzmanı var. Eh, yılda 1 milyon 400 bin doğum olduğu ve her yıl 100 -150 bin arası da prematüre doğum olduğunu düşünürsek, bu sayının ne kadar az olduğu ortada…

- Ülkemizde, yenidoğan yoğun bakım üniteleri yeterli başarıyı sağlıyor mu?

Evet. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi olarak bizim de dahil olduğumuz uluslararası bir program var; Neonatal network. Buraya 1500 gram altı bebeklerin sonuçlarını gönderiyoruz. Çünkü 1500 gram üstü bebekler sorun olmaktan çıktı bizim için. Burada, dünyanın pek çok ülkesinin sonuçları toplanıyor ve karşılaştırılıyor. Örneğin; 400-1000 gram arası bebek ölüm oranı bizde yüzde 38, programın ortalaması yüzde 29. 1000-1500 gram arasında olanlarda ise bizde yüzde 2, programda yüzde 4. Bizim sonuçlar size daha yüksek gelebilir ama bizde bir çok bebek anne karnındayken takibi bile yapılmadan doğuyor. Bu tip sorunlar, ölüm oranlarını yükseltiyor.

- Doğum yapacak anne adayları, hastane seçerken nelere dikkat etmeli?

Yenidoğan yoğun bakım koşullarına dikkat etmeliler. Yoğun bakım hizmeti genellikle devlet ve üniversite hastanelerinde yapılıyor. Çok az sayıda nitelikli özel hastane aynı koşullara sahip. Bu yüzden anne babalar bilgi sahibi olmalılar. Ama anneler genellikle doğumhaneye dikkat ediyorlar. O da önemli ama, ya bebek doğduktan sonra bir sorun olursa?  İşte bu yüzden, mutlaka doğum yapacakları hastanenin yeni doğan yoğun bakım ünitesi olup olmadığına bakmalılar. Ayrıca burada çalışan uzmanın gerçekten yeni doğan uzmanı olup olmadığın sormalılar. Uzman da çok önemli.

- Yoğun bakım gereken bebeklerin nakil aracı da önemli bir faktör mü?

Elbette. Yoğun bakım transportu ayrı bir acı. Bize öyle bebekler geliyor ki karda kışta babasının eline 800 gram bebek verilmiş. Oysa, bebekten o saatten sonra hayır gelmez. Bebeklerin yoğun bakım ünitesine özel nakil araçlarıyla gelmesi gerekiyor. İstanbul’da bir iki özel nakil aracı var yalnızca. Ama çeşitli çalışmalar da var. 112 Acil servisin araç alma çabası olduğunu biliyoruz. Biz bunları sağlayamazsak yeni doğanlara ölüm oranı da yüksek olacağını aklımızdan çıkarmamalıyız.

ÇOĞUL GEBELİKLER RİSKLİ!

- Çoğul gebelikler de erken doğum riskini arttırıyor, bu konuda ne diyeceksiniz?
Çoğul gebelikler, erken doğum riski taşır. Erken doğum da, bebeğin sorunlu dünyaya gelmesi demektir. Mesele yalnızca hamilelik başarısı değildir, o bebeğin sağlıklı olarak dünyaya getirilmesidir. Doğsunlar da nasıl doğarlarsa doğsunlar, diye düşünmek yanlıştır. Bu nedenledir  ki, Kuzey Avrupa ülkelerindeki tüp bebek uygulamalarında tek yumurta ekiyorlar. Belki bu hamilelik şansını düşürüyor ama doğacak bebeğin sağlıklı olma şansını arttırıyor.

- Tüp bebek uygulamasıyla bebek sahibi olmak isteyen ailelere öneriniz?

Gerekiyorsa tüp bebek yapılmalı, ama çoğul gebeliklerden uzak durulmalı. En fazla 2 yumurta döllenmesine izin vermeliler. Önemli olan hamileliğin sağlıklı geçmesi ve doğacak bebeğin sağlıdır.

SEZARYEN BİR DOĞUM YÖNTEMİ DEĞİL, AMELİYATTIR!
- Ülkemizde tıbbi bir zorunluluk olmamasına rağmen isteğe bağlı sezaryenlerin sayısı çok yüksek. Sezaryen, bir doğum yöntemi midir?

Sezaryen, bir doğum yöntemi değildir. Anneler sanıyorlar ki, sezaryen çok iyi bir şey. Belki doğum ağrısı hissetmiyorlar ama sonradan direnlerle dolaşmak zorunda kalıyorlar. Normal doğum yapan anne, ertesi gün kalkıp gidiyor; üstelik bebek için de riskler azalıyor. Oysa sezaryenle doğan bebeklerde, solunum sorunları ortaya çıkıyor. Bizim yenidoğan geçici tasipnesi dediğimiz durum, yüzde 6 civarında. Normal doğumda bu risk yüzde 1. Sezaryenle doğum, bebeğin hastanede kalma riskini de arttırıyor. Kuvöze koyuyoruz. Altında bir enfeksiyon riski olabilir endişesiyle antibiyotik başlıyoruz. O zaman ne olur, bir günde çıkması gereken bebek, daha uzun süre hastanede kalıyor. Sezaryen tıbbi bir gereklilik varsa olmalı, yoksa keyfi nedenlerle değil…

 

 

MALZEMELER:

1 çorba kaşığı ezilmiş ananas

1 çorba kaşığı bal

HAZIRLANIŞI:

Cilde sürülür, 5 dakika bekletilir.

 

Tablet ve akıllı telefon özelliklerini bir araya getirerek benzersiz bir mobil deneyim sunan GALAXY Note, beyaz renk seçeneğiyle beyaz rengin şıklığını arayanlara hitap ediyor. 

Benzersiz özellikleriyle mobil cihazlar pazarında yepyeni bir kategori yaratan Samsung GALAXY Note, beyaz seçeneğiyle kullanıcıyla buluşuyor. Satışa ilk çıktığı andan itibaren tüketicilerden yoğun ilgi gören ve bütün pazarlarda büyük başarı yakalayan Samsung GALAXY Note, ince ve hafif tasarımı, beyaz şıklığında sunuyor.

S Pen ile fikirlerinizi özgürce ifade edin
GALAXY Note’un S Pen’i, kusursuz bir dokunmatik deneyime ek olarak, ekrandaki görüntüleri kontrol etmeye, düzeltmeye, işaretlemeye, kesip yapıştırmaya olanak tanıyor. S Pen ile özgürce yazı yazmak ve çizmek, sonrasında da paylaşmak mümkün. Samsung GALAXY Note, Facebook, web, Google Maps, doküman, word excel formatındaki dosyalardan tek tuşla alınan ekran görüntüsü üzerinde S Pen ile istenildiği çizimler yapmayı ve notlar yazmayı ve bu notları anında paylaşmayı mümkün kılıyor.

GALAXY Note, akıllı telefon taşınabilirliğindeki en büyük ekran boyutu olan 5.29 inç ekrana sahip. Geniş ekranın bütün avantajlarından yararlanan kullanıcılar minimum kaydırma ve ekran geçişleriyle çok yönlü ve daha pratik kullanım olanağına sahip oluyor.

GALAXY Note, geleneksel ekranlara oranla çok daha üstün ve canlı bir netlik sağlayan ekranı, HD Super AMOLED teknolojisi ile üstün bir görüntüleme deneyimi sağlıyor. Samsung GALAXY Note video, fotoğraf, belge ve web için en iyi görüntüleme deneyimlerini sağlamanın yanı sıra, 180 derecelik bir izleme açısı sunarak üstün bir ekran deneyimi yaşatıyor. Samsung GALAXY Note ile videoları istendigi gibi düzenleyip montajlayarak eğlenceli kurgular oluşturmak mümkün.

Üstün donanım özellikleri ile maksimum hız
Samsung GALAXY Note’un 1.4 GHz çift çekirdekli işlemcisi, cihaza akıcı kullanım sağlayan, kusursuz bir kullanıcı arayüzü sunuyor. HSPA+ ve WiFi 802.11n teknolojisi ile cok hızlı bir internet deneyimi sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar, gerçek zamanlı video akışı sağlayabiliyor ya da arkadaşları ile online oyun platformlarında bir araya gelebiliyor.

20 bin 805 kadronun kurumlara dağılımı belli oldu.

2012 yılı Bütçe Kanununa göre, kamu kurumları bir önceki yıl boşalan kadrolarının yüzde 50’sine atama yapabiliyor. Ogretmenlersitesi.com’un haberine göre, ihtiyacın bu şekilde karşılanamaması halinde üniversiteler için 5 bin, diğer kurumlar için ise 29 bin adet daha atama izni verildi. Toplamda 34 bin adetlik atama izninin dağılımı bugün açıklandı.

Devlet Personel Başkanlığından yapılan açıklamada, MEB’e daha önce 12 bin 230 adetlik atama izni verildiği belirtilmişti. Bugün yayımlanan dağılımda ise MEB’e ayrıca 200 adet daha atama izni verildi.

MEB DIŞINDA EN ÇOK ATAMA İZNİ VERİLEN KURUMLAR:
Diyanet İşleri Başkanlığı: 4.800
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu: 1.206
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı: 900
Maliye Bakanlığı: 675
Orman Genel Müdürlüğü: 550
İçişleri Bakanlığı: 525
Dışişleri Bakanlığı: 500
Kredi Yurtlar Kurumu: 420
Adalet Bakanlığı: 400
Devlet Su İşleri Müdürlüğü: 350
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü: 300
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: 300
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı: 300

İŞTE DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞININ RESMİ AÇIKLAMASI!
Kurumlara 2012 yılı için verilen ilave atama kontenjanları belirlendi.

BAŞBAKANLIK MAKAMINA
13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, ek yedinci maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ikinci maddesinde belirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşlarının serbest memur kadrolarına yapabilecekleri açıktan atama sayıları ve diğer kamu idare, kurum ve kuruluşlarından yapabilecekleri nakil sayıları toplamı ile bu toplam sayıdan istisna tutulacak atamaların merkezi yönetim bütçe kanununda gösterileceği, merkezi yönetim bütçe kanununda belirtilen toplam sayının kamu idare, kurum ve kuruluşları itibarıyla dağılımı, kullanımı ve diğer hususların Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye Bakanının birlikte teklifi üzerine Başbakan onayı ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.

21/12/2011 tarihli ve 6260 sayılı 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 22nci maddesinde; 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2nci maddesinde belirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşları; serbest memur kadrolarına 2011 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde açıktan veya diğer kamu idare, kurum ve kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapabileceği; bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayacak söz konusu idare, kurum ve kuruluşlardan yükseköğretim kurumları için ilave 5.000 adet, diğerleri için ilave 29.000 adet atama izni verilebileceği hüküm altına alınmış; aynı maddede bu hükümde yer alan sınırlamalardan istisna tutulacak atamalar da belirtilmiştir.

Yukarıdaki hüküm uyarınca atama yapılabilecek boş kadroların kullanılmasında,

– 07/05/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun değişik ek 1 inci maddesi uyarınca yapılacak açıktan atamalar,

– 2012 Yılı içinde Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonuçlarına göre ilk defa kamu hizmeti görevlerine yapılacak atamalar,

– Diğer kamu idare, kurum ve kuruluşlarından yapılacak naklen atamalar,

tespit edilen sayıya dahil edilmesi gerekmekte olup, bu mahiyette yapılacak atamalar için hiçbir merciden ayrıca izin alınmayacaktır.

Yukarıda yer verilen hükümler ve açıklamalar çerçevesinde;

a) Söz konusu ilave (34.000) adet atama izninin kamu idare, kurum ve kuruluşları itibarıyla dağılımının ekli (I) sayılı cetvelde belirtilen şekilde yapılması,

b) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu ve 92 nci maddelerine göre, açıktan atama izni talep edilen her bir personel için; daha önceki hizmetlerine ilişkin hizmet belgesi ile teşkilatı, sınıfı, unvanı, derecesi ve adedini gösteren cetvellerin doldurularak atama izni alınması amacıyla Devlet Personel Başkanlığına intikal ettirilmesi,

c) 2011 yılında verilmiş bulunan açıktan ve naklen atama izinleri dâhilinde 31/12/2011 tarihi itibarıyla;

– Naklen atama işlemlerinde, muvafakat talebi söz konusu personelin görev yaptığı kamu idare, kurum veya kuruluşa gönderilmiş olan,

– Açıktan yapılacak atamalarda sınav ilanı yapılan,

– Kamu Personel Seçme Sınavı sonuçlarına göre yerleştirme yapılması Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığından talep edilen,

ve 2011 yılında sonuçlandırılamayan atama işlemlerinin, 2011 yılında verilmiş bulunan söz konusu atama izinlerinden kullanılması kaydıyla, ekli (I) sayılı cetvelde belirtilen sayılara bağlı kalınmaksızın, 2012 yılında tamamlanabilmesi,

d) Ekli (I) sayılı cetvelde kamu idare, kurum ve kuruluşlar itibariyle dağılımı belirtilen

sayılara, yargı kararlarının yerine getirilmesi amacıyla yapılacak atamaların dâhil edilmemesi,

e) Kamu idare, kurum ve kuruluşlarının; genç işgücünün kamu yönetimine

kazandırılması için Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar

Hakkında Genel Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde personel alımına öncelik vermelerini sağlamak amacıyla, bu onayla verilen ilave atama izin sayıları ile 2011 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde 50’sine tekabül eden boş kadroları toplamının yüzde 2’sine kadar olanını 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesi uyarınca kullanabilmeleri, sözü edilen madde uyarınca ataması yapılanların isimlerinin Aralık ayının ilk haftasında Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesi,

f) Personel giderlerinin izlenebilmesi amacıyla, belirlenen sayılar dâhilinde yapılan atamaların sayı, unvan, sınıf ve dereceler itibarıyla; Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayları sonuna kadar e-uygulama sisteminden Devlet Personel Başkanlığına ve e-bütçe sisteminden Maliye Bakanlığına gönderilmesi,

hususları arz ve teklif olunur.

Faruk ÇELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı                  Mehmet ŞİMŞEK Maliye Bakanı

(I) SAYILI CETVEL

2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU GEREĞİNCE AÇIKTAN ATAMA VE NAKİL SAYILARININ KAMU İDARE KURUM VE KURULUŞLARA DAĞILIMI

A-KAMU İDARE, KURUM VE KURULUŞLARI

1- BAŞBAKANLIK 120

2- ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI 40

3- YARGITAY BAŞKANLIĞI 75

4- DANIŞTAY BAŞKANLIĞI 50

5- HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU 60

6- SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 25

7- ADALET BAKANLIĞI 400

8- İÇİŞLERİ BAKANLIĞI 525

9- DIŞLERİ BAKANLIĞI 500

10- MALİYE BAKANLIĞI 675

11- MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 200

12- SAĞLIK BAKANLIĞI 200

13- ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK ve HABERLEŞME BAKANLIĞI 300

14- ÇALIŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI 100

15- ENERJİ ve TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI 90

16- KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI 200

17- AİLE ve SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI 900

18- AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI 40

19- BİLİM, SANAYİ ve TEKNOLOJİ BAKANLIĞI 60

20- ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI 300

21- EKONOMİ BAKANLIĞI 60

22- GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI 250

23- GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI 275

24- KALKINMA BAKANLIĞI 80

25- ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI 200

26- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI 4.800

27- HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI 100

28- KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI 20

29- DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI 50

30- TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU BAŞKANLIĞI 100

31- AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI 75

32- GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI 150

33- TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 300

34- METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 22

35- BASIN YAYIN VE ENFORMASYON GENEL MD. 100

36- TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU 400

37- TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU 1.206

38- ADLİ TIP KURUMU BAŞKANLIĞI 60

39- YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞI 17

40- ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜV.EĞT. VE ARŞ.MRK.BŞK. 5

41- DARPHANE VE DAMGA MATBAASI GENEL MÜD. 5

42- YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI 5

43- ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI 20

44- SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI 20

45- ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞK. 10

46- ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ 5

47- ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ 5

48- TÜRK DİL KURUMU 5

49- TÜRK TARİH KURUMU 5

50- T.O.D.A.İ.E. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5

51- TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ 10

52- Y.Ö. KRD. VE YRT.KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 420

53- KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 250

54- SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 150

55- DEVLET TİYATROLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 15

56- DEVLET OPERA VE BALESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 30

57- ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 550

58- VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 25

59- TÜRKİYE HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 15

60- MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 40

61- SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 25

62- TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI 20

63- TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU 35

64- TÜRK İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON AJANSI 35

65- GAP BÖLGE KALKINMA İDARESİ 5

66- ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI 5

67- YURTDIŞI TÜRKLER VE AKRABA TOPLULUKLAR BAŞKANLIĞI 10

68- TÜRKİYE YAZMA ESERLER KURUMU BAŞKANLIĞI 30

69- DOĞU ANADOLU PROJESİ BÖLGE KALKINMA İD.BŞK. 20

70- KONYA OVASI PROJESİ BÖLGE KALKINMA İD.BŞK. 20

71- DOĞU KARADENİZ PROJESİ BÖLGE KALKINMA İD.BŞK. 20

72- DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 350

73- TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBI CİHAZ KURUMU 40

74- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI 250

75- TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 100

76- ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ 5

77- M.S.B AKARYAKIT İKMAL VE NATO POL TES.İŞL.BŞK 5

78- MİLLİ PİYANGO İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 60

79- TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI 50

TOPLAM 15.805

B-YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI

1- ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ 55

2- ADANA BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ 65

3- ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ 60

4- ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ 60

5- AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ 55

6- ARI BRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ 45

7- AH EVRAN ÜNİVERSİTESİ 50

8- AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ 65

9- AKSARAY ÜNİVERSİTESİ 40

10- AMASYA ÜNİVERSİTESİ 40

11- ANADOLU ÜNİVERSİTESİ 50

12- ANKARA ÜNİVERSİTESİ 60

13- ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ 35

14- ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ 35

15- ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 55

16- BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ 55

17- BARTIN ÜNİVERSİTESİ 40

18- BATMAN ÜNİVERSİTESİ 40

19- BAYBURT ÜNİVERSİTESİ 40

20- BİLECİK ÜNİVERSİTESİ 40

21- BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ 45

22- BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ 40

23- BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ 25

24- BOZOK ÜNİVERSİTESİ 70

25- BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 60

26- CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ 50

27- CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ 45

28- ÇANAKKALE 18 MART ÜNİVERSİTESİ 60

29- ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ 40

30- ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ 60

31- DİCLE ÜNİVERSİTESİ 25

32- DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ 60

33- DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ 60

34- DÜZCE ÜNİVERSİTESİ 50

35- EGE ÜNİVERSİTESİ 60

36- ERCİYES ÜNİVERSİTESİ 30

37- ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ 45

38- ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 60

39- ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ 55

40- FIRAT ÜNİVERSİTESİ 60

41- GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ 10

42- GAZİ ÜNİVERSİTESİ 55

43- GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ 55

44- GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ 55

45- GEBZE YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ 20

46- GİRESUN ÜNİVERSİTESİ 55

47- GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ 40

48- HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ (10 adedi Kastamonu Tıp Fakültesi için) 65

49- HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ 35

50- HARRAN ÜNİVERSİTESİ 55

51- HİTİT ÜNİVERSİTESİ 50

52- IĞDIR ÜNİVERSİTESİ 40

53- İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ 60

54- İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ 50

55- İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 40

56- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 50

57- İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ 60

58- İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ 20

59- KAFKAS ÜNİVERSİTESİ 55

60- KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ 50

61- KARABÜK ÜNİVERSİTESİ 55

62- KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 32

63- KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ 40

64- KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ 45

65- KAYSERİ ABDULLAH GÜL ÜNİVERSİTESİ 60

66- KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ 47

67- KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ 45

68- KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ 40

69- KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ 55

70- KONYA ÜNİVERSİTESİ 120

71- MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 40

72- MARMARA ÜNİVERSİTESİ 50

73- MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ 40

74- MERSİN ÜNİVERSİTESİ 55

75- MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ 15

76- MUĞLA ÜNİVERSİTESİ 50

77- MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ 55

78- MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ 40

79- NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ 50

80- NEVŞEHİR ÜNİVERSİTESİ 50

81- NİĞDE ÜNİVERSİTESİ 50

82- ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ 26

83- ORDU ÜNİVERSİTESİ 45

84- ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 40

85- OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ 35

86- PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ 65

87- RİZE ÜNİVERSİTESİ 50

88- SAKARYA ÜNİVERSİTESİ 55

89- SELÇUK ÜNİVERSİTESİ 55

90- SİİRT ÜNİVERSİTESİ 40

91- SİNOP ÜNİVERSİTESİ 40

92- SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ 55

93- ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ 40

94- TRAKYA ÜNİVERSİTESİ 60

95- TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ 40

96- TÜRK-ALMAN ÜNİVERSİTESİ 55

97- ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ 55

98- UŞAK ÜNİVERSİTESİ 40

99- YALOVA ÜNİVERSİTESİ 40

100- YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ 60

101- YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 40

102- YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ 65

103- ZONGULDAK KARAELMAS ÜNİVERSİTESİ 60

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TOPLAMI 5.000

NOT: MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI, SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI VE EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAHSİS EDİLEN SAYILAR İLE DAHA ÖNCE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAHSİS EDİLEN (12.230) ADET KONTENJAN SAYISI HARİÇTİR.

Geleneksel kukla tiyatrosu İbiş ve birçok etkinlik daha İstanbul Oyuncak Müzesi’nde nisan ayında seyircilerle buluşuyor. Tarihten günümüze taşınan bu eğlenceli maceraya hazır mısınız?

İbiş ve arkadaşlarının maceraları kukla tiyatrosu

Geleneksel kukla tiyatrosu İbiş kısa bir aradan sonra tekrar İstanbul Oyuncak Müzesi’nde seyirciler ile buluşuyor. İbiş ve arkadaşları hem çok güldürecek hem de düşündürecek.

Oyun Tarihleri: 7 Nisan Cumartesi /14 Nisan Cumartesi / 21 Nisan Cumartesi / 28 Nisan Cumartesi
Saat: 14:00
Yaş Grubu: 3 yaş ve üzeri

Model uçak yapım atölyesi

Atalar Model Uçakları’nın sahibi Gültekin Kalay tarafından gerçekleşecek atölye çalışmasında çocuklar, önceden hazırlanmış uçak kitlerini bir araya getirip kendi maket uçaklarını yapacaklar.

Eğitmen: Gültekin Kalay
Tarih: 1 Nisan Pazar
Saat: 11:00- 12: 00
Yaş Grubu: 6–14 yaş grubu için

“Karagöz’ün diş ağrısı” gölge oyunu

Günün birinde Karagözde bir diş ağrısı başlar, fakat doktor korkusu olduğundan yakın arkadaşı Hacivat, Karagözü bir türlü dişçiye götürmeyi başaramaz bunun üzerine bu işi çözmek için tüm mahalleli seferber olur, işte o zaman komik olaylar birbirini kovalar…

Yazan-Oynayan: Mehmet Erbil
Oyun Tarihleri: 8 Nisan Pazar
Saat: 14:00

Fosil keşif atölyesi

Çocuklar, Paleontolog Doktor Nuran Filoreau ile birlikte yaptıkları kazılar sırasında “Fosil nedir?”, “Neye benzer?”, “Nerede bulunur?”, “Fosil bize ne anlatır?” gibi soruların cevaplarını öğreniyorlar.

Çocuklar yaptıkları keşif kazısıyla kum havuzunun içerisinde ki fosilleri bulup, geçmiş ile günümüz arasında bağlantılar kuruyorlar. Küçük araştırmacılar bilim adamlarının yöntemleriyle hem eğleniyor, hem de öğreniyorlar.

Eğitmen: Nuran Filoreau
Tarih: 15 Nisan Pazar
Saat: 11:00- 12:00

Seramik atölyesi

Toprak her zaman insanın yakın dostu oldu. Geleceği toprağa dokunarak ellerimizle şekillendirdik. Kimi zaman araç, gereç yaptık, kimi zaman yuva yaptık içinde barındık. Şimdi çocuklar İstanbul Oyuncak Müzesi seramik atölyesinde kil ile birlikte düşlerini şekillendirecekler ve seramikten yapılmış sürpriz bir objeyi renklendirecekler…

Eğitmen: Elif Ratip
Etkinlik Tarihi: 14 Nisan Cumartesi saat: 15.30-16.30 /22 Nisan Pazar saat: 11.30-12.30
Yaş Grubu: 4-9 yaş

“Rüya” gölge oyunu

Karagöz , Hacivat ile konuştuktan sonra evinin önünde ağacın altında dinlenmek için yatar ve uykuya dalar… Rüyasında; kendisini çok seven Dede Karagözü ormandaki hayvanlar toplantısına hoşça vakit geçirsin diye götürür ve olaylar birbirini kovalar…

Yazan ve Yöneten: Taceddin Diker
Müzik: Gülderen Diker
Oyun Tarihleri: 22 Nisan Pazar
Saat: 14:00

Dedio yaratıcı eller atölyesi: Ağaçlar ve hikayeleri atölye çalışması

Bu atölye çalışmasında çocuklar ağaçlarla bağ kurup, ağaçların dilini keşfedecekleri çalışma sonunda farklı malzemelerle (keçe, oyun hamuru ve dal parçaları)ağaçların modellerini yapacaklar. Zeytin ağacı, portakal ağacı, ıhlamur ağacı, vb ağaçları seçtikleri farklı türde oyuncak çeşitleri ile çalışacaklar. Çalışma sonunda ormanda ya da ağaçlık alanlarda çocukların anne-babalarına, kardeşleri ve yakınlarına ağaçlarla ilgili anlatacak çok şeyleri olacak.

Eğitmen: Deniz Doğruöz- Didem Doğruöz
Tarih: 8 Nisan Pazar
Saat:11:00-12:30
Yaş Grubu: 4 yaş ve üzeri

İllüzyon gösterisi

İllüzyon gösterisi,Selim Başarır ve İstanbul Magic Academy illüzyonistleri tarafından gönüllü olarak sunulmaktadır.

Gösteri Tarihleri: 1 Nisan Pazar / 15 Nisan Pazar / 29 Nisan Pazar
Saat: 14:30
Yaş Grubu: 7 yaş ve üzeri

Tahta oyuncak boyama atölyesi

Birbirinden farklı, sevimli şekillerden oluşan tahta oyuncaklar çocuklardan ve büyüklerden ilgi görüyor. Çocuklar kendi oyuncaklarını yaparken hem yaratıcılıklarını geliştiriyor, hem de çok eğleniyorlar. Gözetmenimiz tarafından yapılacak olan atölye çalışmasına grup olarak katılmadan önce randevu almanız gerekmektedir.

Atölye alanında farklı bir etkinlik olmadığı sürece her cumartesi-pazar günleri yapılmaktadır.

Yasemin Sungur eşilğinde “KİTAP ile SOHBET”

İstanbul Oyuncak Müzesi her Salı saat 11.00-13.00 arası Yasemin Sungur’un düzenlediği ‘Kitap ile Sohbet’e ev sahipliği yapıyor. Bu etkinliğe kadın, erkek, genç, yaşlı dileyen herkes katılıyor. Bu sohbette yaşayan ve yaşamayan yazarların kitapları yaklaşık bir ay boyunca birlikte okunuyor, tartışılıyor ve zaman zaman yazarlar da davet ediliyor. Daha sonraki aylar yeni kitaplar okunuyor.

Yetişkinlere yönelik bu etkinliğe katılmak ve kayıt yaptırmak için İstanbul Oyuncak Müzesi’ni aramak yeterlidir.

Rezervasyon için: 0 216 359 45 50 – 51

Kanal 7’de yayınlanan Feridun Kunak show’dan alınmıştır.

MALZEMELER:

1 tutam ceviz yaprağı

1 tutam biberiye yaprağı

1 tutam ısırgan yaprağı

3 bardak su

HAZIRLANIŞI:

Karıştırılıp 5 dakika kaynatın. daha sonra 5 dakika demleyin. Sarımsak yağı, argan yağı, ozon yağı, ceviz yağı ile saç diplerine masaj yapılır.

Şeyda Coşkun
Ahmet Maranki
Şifalı Yemekler

İbrahim Saraçoğlu
Canan Karatay
Prof Dr O. Müftüoğlu
Suna Dumankaya
Taylan Kümeli
Dr. Feridun Kunak
Haluk Saçaklı
Erkan Topuz
Mehmet Öz
Ebru Şallı
Dr Gürkan Kubilay
Suat Arusan
Ender Saraç
Ömer Coşkun
KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME
Güzellik & Bakım
Diyet
Şifalı Bitkiler
Gün Gün Hamilelik
Ameliyat Görüntüleri
3000 TIP DOKTORU
Yeni SGK Yasası
Alışveriş & İndirim
Fıkralar
İstanbul Rehberi
Tatil Seçenekleri
Şarkı Sözleri