İLETİŞİM
SİTE SAHİBİ: NESRİN İKİZLER e.mail: perizadeyasar@hotmail.com
BİZİ TAKİP EDİN
02128561627
Kategoriler
Uyarı!
Sitemizde yer alan bilgiler paylaşım amaçlıdır. Lütfen uzmanlara sorularınızı kendilerine ait web sitelerinden sorunuz.
Yasal Uyarı!
Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Legal Notice!
The information on this site is in the nature and treatment purposes is not recommended. It is the responsibility of the applications the site owner. A physician for medical problems always have danışınız.Your doctor's the drugs and diagnostics without necessarily going kullanınız.To doctor Whatever your complaint, you can put, with this information, do not attempt to treat your self. This information is not strictly a disease diagnostic purposes.

MALZEMELER:

1 tane pırasa

1 tane havuç

1 tane soğan

Yarım demet dereotu

Yarım demet maydanoz

5 bardak su

1 çay bardağı süt

1 çorba kaşığı kepekli un

1 çay kaşığı tuz

1 çay kaşığı zerdeçal

İstediğiniz gibi bir iPhone kılıfı bulamıyorsanız, neden kendiniz tasarlamıyorsunuz ? Bu kılıflar sayesinde telefonunuza çok değişik bir hava katabilirsiniz. Üstelikte kendi istediğiniz şekil ve desende…

Ürünün yanında iğne, iplik ve şablonlar da mevcut. 6 farklı renkte kılıf bulunuyor. Fiyatı $18


 

MALZEMELER:

2 su bardağı pirinç

2 çorba kaşığı zeytinyağı

3 su bardağı sıcak su

1 paket tavuk veya et bulyon

1 adet rendelenmiş havuç

1 limonun rendelenmiş kabuğu

1 çay bardağı taze bezelye içi

Tuz

HAZIRLANIŞI:

Pirinci ılık su ile iyice yıkayıp süzgeçte kurumaya alın. Magicook‘ta ana ekrandaki “pilav” düğmesine basın ve “başla” düğmesiyle çalıştırın. Hazneye yağı aktarıp biraz kızdığında rendelenmiş havucu ilave edip kavurun. Daha sonra yıkanmış ve süzülmüş pirinci ekleyin. Ekranda pilav için 3 moddan hangisinin aktif olduğunu takip edebilirsiniz. “kavurma” modunda pirinç ve havuçları 9 dakika kavurun. Tavuk veya et bulyonu 3 su bardağı sıcak suda eritin. Ekrandan “pişirme” moduna geçildiğini gördüğünüzde hazırladığınız suyu ilave edin. Magicook’un kapağını kapatın. Otomatik olarak Magicook pilavı 12 dakika boyunca pişirecektir. Magicook daha sonra 40C civarında 20 dakika boyunca “demleme” moduna geçecektir. Bu süre başladığında pilava 1 limonun rendelenmiş kabuğunu ilave edin. Kapağını kapatın. ”demleme” modu geçtiğinde arkasından yine otomatik olarak ”sıcak tutma” moduna geçecek, servis zamanına kadar sıcak bir şekilde pilavınızı muhafaza edecektir.

Pirinci ılık su ile iyice yıkayıp süzgeçte kurumaya alın. Magicook‘ta ana ekrandaki “pilav” düğmesine basın ve “başla” düğmesiyle çalıştırın. Hazneye yağı aktarıp biraz kızdığında rendelenmiş havucu ilave edip kavurun. Daha sonra yıkanmış ve süzülmüş pirinci ekleyin. Ekranda pilav için 3 moddan hangisinin aktif olduğunu takip edebilirsiniz. “kavurma” modunda pirinç ve havuçları 9 dakika kavurun. Tavuk veya et bulyonu 3 su bardağı sıcak suda eritin. Ekrandan “pişirme” moduna geçildiğini gördüğünüzde hazırladığınız suyu ilave edin. Magicook’un kapağını kapatın. Otomatik olarak Magicook pilavı 12 dakika boyunca pişirecektir. Magicook daha sonra 40C civarında 20 dakika boyunca “demleme” moduna geçecektir. Bu süre başladığında pilava 1 limonun rendelenmiş kabuğunu ilave edin. Kapağını kapatın. ”demleme” modu geçtiğinde arkasından yine otomatik olarak ”sıcak tutma” moduna geçecek, servis zamanına kadar sıcak bir şekilde pilavınızı muhafaza edecektir.

Malzemeler:

4 adet asma yaprağı

1 adet levrek Yarım

1/6 soğan

1/4 domates

1 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz

2 çay kaşığı tereyağı

4 çorba kaşığı risotto pirinci

2 diş sarmısak

1 çorba kaşığı zeytinyağı

20 gram dilimlenmiş mantar

Yarım su bardağı su

2 çorba kaşığı beyaz şarap

2 çorba kaşığı krema

2 dal kıyılmış fesleğen

20 gram parmesan peyniri

2’şer çay kaşığı tuz ve karabiber

Sos için:

1 çay kaşığı tereyağı

Yarım limonun suyu

Hazırlanışı:

LEVREĞİ temizleyip, 2 adet fileto çıkarın. İki adet asma yaprağını üst üste gelecek şekilde düz bir zemine yayın. Üzerine sıra ile levrek fileto, ince dilimlenmiş yarım soğan, ince dilimlenmiş domates, maydanoz ve küp doğranmış tereyağını yerleştirin.Asma yapraklarını bohça şeklinde katlayıp, açılmaması için kürdanla tutturun. Izgarada iyice pişirin. Pirinci diri kalacak şekilde haşlayıp kenara alın. Ayrı bir yerde piyazlık doğranmış 1/6 soğanı ve kıyılmış sarmısağı 1 çorba kaşığı zeytinyağında soteleyin. Kıyılmış mantar ekleyip, 5 dakika soteleyin. Ön pişirme yapılmış pirinci ilave edin. Devamlı karıştırın ve suyunu çektikçe azar azar su ekleyin. Beyaz şarap ilave edin. Pirinç yumuşayınca krema, kıyılmış fesleğen, tuz ve karabiber ekleyin. Parmesan peyniri ekleyip, ocaktan alın. Servis tabağına kalan 2 adet asma yaprağını üst üste gelecek şekilde yerleştirin. Üzerine yuvarlak kalıpla mantarlı risotto koyup, en üste, ızgarada pişen asma yaprağına sarılı filetoyu, açarak yerleştirin. Sos için tereyağı ve limon suyunu ocakta karıştırarak pişirin. Sosu levreğin üzerine gezdirip servis yapın.

Yüzbinlerce öğrenci, 1 Nisan sabahı geleceklerini belirleyecek olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na girecek. Velileri dışarıda beklerken öğrenciler sınav salonunda ter dökecek. Humanite Psikiyatri Merkezi’nden Uzman Psikolog Yasemin Ozan, sınav kaygısını en aza indirmek için öğrencilere öneri listesi hazırladı.

İÇ KONUŞMALAR…
Sınav yaklaştıkça, içinizde kopan fırtınalar artıyorsa korkularınızdan kurtulmak için şu yöntemleri deneyebilirsiniz:
 Kendinizle olan iç konuşmalarınızın farkında olun. Dikkatinizi olumsuz iç konuşmalarınızdan başka bir yöne çekin. Kaygılı iç konuşmalar geleceğe yöneliktir ve genelde felaketi öngörür.
 Sınav kaygınızın nerelerde yükseldiğinin farkına varın. Doğru nefes alma ve gevşeme tekniklerini uygulayın.
 Sınavlarda kolay, uğraşılırsa yapılabilir ve zor sorular vardır. Cevaplamaya sizin için kolay olan sorulardan başlayın ve orta zorlukta olanları daha sonraya bırakın. Sizin için zor olanları en son yapın.

NEGATİF OLMAYIN
 “Ya bildiklerimi unutursam?”, “Ya insanlar benim aptal olduğumu düşünürse?”, “Ya başarılı olamazsam?” gibi “Ya…” ile başlayan cümleler sınav başarınızı olumsuz etkiler. Bu düşünceleri zihninizden uzaklaştırın.

NEFES ALMA EGZERSİZİ NASIL YAPILIR?
* İyi nefes almak, iyi nefes vermekle başlar. Önce sol elinizi karnınızın, sağ elinizi ise göğsünüzün üzerine koyun. Nefes almadan önce ciğerinizi iyice boşaltın. Burnunuzdan sessiz, yavaş ve derin nefes alarak önce karnınızın, sonra da göğsünüzün şiştiğini hissedin. Ağzınızdan nefes verin.

kaynak:sabah

Malzemeler:

1 kg hamsi
3 çorba kaşığı dolmalık fıstık
5 çorba kaşığı sıvıyağ
3 dal taze soğan
8-10 dal maydanoz
8-10 dal dereotu
1 su bardağı galeta unu
Tuz

Kızartmak için: 
Sıvıyağ
Servis için:
5-6 dal maydanoz
4-5 dilim limon

Yapılışı

Hamsiyi temizleyip kılçıklarını çıkarın. Dolmalık fıstıkları yapışmaz yüzeyli bir tavada kavurup kenara alın. Bir tavaya 5 çorba kaşığı sıvıyağ koyup 10-12 adet hamsiyi kızartın ve kağıt havlu üzerine çıkarın. Balıklar ılındığında blendere alıp üzerine dolmalık fıstık, iri kıyılmış taze soğan, maydanoz ve dereotunu ekleyin. Tuzunu ayarlayıp blenderden geçirin. Bir adet balığı temizlenmiş kısmı üste gelecek şekilde, düz bir zemine alın. İçine hazırladığınız harçtan koyup üzerine bir balık daha koyun. Balık bitene kadar aynı işleme devam edin. Daha sonra balıkları galeta ununa bulayın. Kızgın yağda arkalı önlü kızartıp, fazla yağını almak için kağıt havluya çıkarın ve tuzlayın. Tabağa alıp, maydanoz yaprakları ve limon dilimleri ile süsleyerek servis yapın.

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Accessorize 2012 İlkbahar Yaz KoleksiyonuAccessorize 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Android işletim sistemli Samsung Galaxy W,  Galaxy Ace ve Galaxy Gio indirimli fiyatları ve zengin içeriğiyle kullanıcıyla buluşuyor.

Samsung Electronics’in, Android işletim sistemli GALAXY telefonlarına bahar indirimi geliyor. Minimal tasarımı ve Android işletim sisteminin gücünü bir araya getiren Galaxy Ace 649 TL, Galaxy Gio 499 TL, Galaxy W ise 799 TL indirimli fiyatlarıyla kullanıcıyla buluşacak.

Çok özel fiyatların yanısıra, Galaxy akıllı telefonları Warner Bros. arşivinden yüzlerce film, dizi ve çizgi filmi hediye olarak sunuyor. Kullanıcılar aynı zamanda Samsung Galaxy telefonları ile, zengin National Geographic içeriklerine de erişebiliyor.

Sosyal ve güçlü: Samsung Galaxy Ace
Samsung Galaxy Ace, Android 2.3 Gingerbread işletim sistemi ve 800 MHZ işlemcisiyle, her anınızda size destek olacak en güçlü aksesuarınız haline gelecek. Galaxy Ace, geniş ve dokunmatik 3.5 inç HVGA ekranı sayesinde, zengin multimedya özelliklerini kusursuz görüntü seçenekleriyle birleştirerek, güçlü bir multimedya deneyimi vaat ediyor. E-postalarınız, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya hesaplarınız, rehber bilgileriniz, mesajlarınız gibi size özel bilgileri tek bir platform üzerinden düzenlemeye ve kontrol etmeye olanak tanıyan Social Hub özelliği, kompakt ve kusursuz bir mobil deneyimi, parmaklarınızın ucuna getiriyor.

Modern tasarım ve hız bir arada: Samsung Galaxy Gio
Android’in 2.3 Gingerbread işletim sistemine sahip Samsung S5660 Galaxy Gio, 800 MHz işlemcisi ile üst seviyede çoklu işlem ve hızlı web tarayıcısı ile güçlü bir internet deneyimi sunuyor. S5660 Galaxy Gio’nun güçlü donanım özellikleri, Wi-Fi 802.11 b/g/n ve Bluetooth 2.1 bağlantı desteğiyle birleşerek; cep telefonu kullanıcılarının film yüklerken, internette gezinirken ya da birçok uygulamayı aynı anda çalıştırırken etkili bir mobil deneyim yaşamasını sağlıyor. Yuvarlatılmış kenarları ve kompakt görünümüyle en üst düzeyde hareketlilik sağlayan Samsung S5660 Galaxy Gio; 3.2 inç dokunmatik HVGA ekranıyla canlı ve çok net bir görüntü deneyimi sunuyor. Kullanıcılara Social Hub özelliği sunan Samsung S5660 Galaxy Gio’nun SWYPE desteği sayesinde, mesaj yazma hızı en yükseğe çıkıyor. Google’ın Mobil Servisleriyle desteklenen Samsung S5660 Galaxy Gio, birbirinden keyifli ve eğlenceli uygulama seçeneği de sunuyor.

Samsung Galaxy W, zengin içerik hizmeti sunuyor
Samsung Galaxy W, 1.4 GHz işlemcisi ve 3.7 inç TFT ekranı ile zengin ve hızlı bir multimedya deneyimi sunuyor. Mobil cihazını sosyal medya erişimi için kullanmak, müzik dinleme ve oyun oynamak; Samsung Galaxy W ile çok daha keyifli bir hal alıyor. Galaxy W da Social Hub özelliği sunuyor. Android 2.3 Gingerbread işletim sistemine sahip Galaxy W, güçlü bir Android deneyimi yaşatıyor. Samsung Galaxy W’nun Mobil AP özelliği ile kullanıcılar cep telefonlarını bir Wifi noktası gibi kullanıp, diğer wifi cihazlarının telefonları üzerinden herhangi bir kabloya gerek kalmadan internete girmesini sağlayabiliyorlar. 5 Megapiksel güçlü flaş’a sahip kamerası ile 720P HD video cekme imkanına sahip olan Galaxy W, Android Market üzerinden indirilebilecek yüzbinlerce uygulama ile cep telefonlarını her an her yerde daha verimli kullanmak isteyenler için ideal çözüm.

Çiftlerin aynı anda orgazm olup olamaması seksin kalitesini etkiler mi? Klinik Psikolog Ayşe Kayhan, konu hakkında açıklama yapıyor.

Aynı anda orgazm olma durumu, tamamen cinsel ilişki sırasında çiftin birbirini tanıması ile gelişebilecek bir durum olmasına karşın, aslında büyük oranda tesadüfidir.

Partnerinizle uzun süreli bir ilişki içerisinde iseniz ve aynı anda orgazm olma fikri sabitiyle kendinizi organize ederseniz eninde sonunda aynı anda orgazmları yakalarsınız. Ama yine de bunun saniye farkıyla olacağını unutmayın. Çünkü iki ayrı bedenden, ayrı metabolizmadan söz ediyoruz. Burada önemli olan kimin önce kimin sonra orgazm olması değildir. Birbirinin bedenini iyi tanıyan partnerlerin, sevişmeyi devam ettirebilmesidir. Orgazm kalitesi ya da sevişmenin kalitesi denilen şey, böyle ölçümlenmelidir.

2011 yılının ekim ayında uygulamaya geçen Universal Meme Okulu projesi, Türkiye’de özellikle kadınları meme ve rahim ağzı kanseri konusunda doğru bilgilendirmeyi hedefliyor. Merkezî olarak İstanbul’da verilen eğitimler, gün geçtikçe ülkenin muhtelif yerlerinde yapılmaya devam ediyor. Tamamen sosyal sorumluluk çerçevesinde yürütülen projenin kurucusu Op. Dr. Cem Yılmaz, Meme Okulu’nun önemini ve eğitimler sonrası yaşanan umut verici hikayeleri anlattı.

İtalyan Hastanesi bünyesinde bulunan eğitim ve konferans alanı dışında İstanbul içinde Şişli Belediyesi gibi anlaşma yapan belediyelerin ya da özel kurumların belirlediği yerlerde de toplantılar gerçekleşiyor. İstanbul dışında ise 13 hastanesiyle birçok alana ulaşabildiklerini söyleyen Yılmaz, okulun Malatya ve Konya’da eğitimleri tamamladığını, Diyarbakır’da da yakında başlayacağını belirtirken, her alana tek başına ulaşamayacakları için Sağlık Bakanlığı’na ait KETEM’lerde (Kanser Eğitim ve Erken Teşhis Merkezleri) de benzer projeler yürütüleceğini kaydediyor.

Eğitimlerle meme kanseri hakkında bilgilenmek isteyen herkesin talebine karşılık vereceklerini söyleyen Yılmaz, web siteleri (www.memeokulu.com) ya da 444 400 844 numaralı telefondan kurumsal iletişim danışmanlarına ulaşılabileceğini dile getiriyor. Bu talepler bireylere ait olabileceği gibi özel ya da tüzel kurumlara da ait olabilir. En önemlisi ise eğitimler ücretsiz veriliyor ve gerekli durumda muayeneler SGK kapsamında gerçekleşiyor.

Projede 3 kadın doğum uzmanı, genetik uzmanı, radyasyon onkoloğu, genel cerrah, ürolog, klinik psikolog olmak üzere 8 uzman var. Bunların dışında meme hemşireleriyle birlikte 40’a yakın kişi görev alıyor.

Topluma “meme” demeyi öğretiyoruz

Türkiye’de kadınların hatta basın ve bazı uzmanların bile “meme” yerine “göğüs” kelimesini kullandığını söyleyen Yılmaz, meme ve göğsün ayrı organlar olduğuna dikkat çekerek bu algının kadını memesinden uzaklaştırdığını, öz bakım yapmasını engellediğini şu sözlerle anlatıyor:

“ Kadının bu tercihi nelere sebep olur diye sosyologlarla detaylı araştırmalar ve anketler eşliğinde bir çalışma başlattık. Sonuçlar oldukça ilginç. Meme kelimesini kullanmamak, onu ayıplı hale getirmekten ileri geliyor. Dolayısıyla kadınlar bu başkalaştırmayı cismen de yaparak kendi kendine meme muayenesi yapamaz hale geliyor. Kendi kendine muayene oranı Avrupa’da %80 iken bizde %0. Çünkü kadın bedenini tanıyamayınca problem olup olmadığını da fark edemiyor ve doktora da gitmiyor. Meme Okulu olarak amacımız öncelikle topluma ‘meme’ demeyi öğretmek bir anlamda.”

Eğitimler kesinlikle sıkıcı değil

Meme Okulu eğitimleri, alışıldık sıkıcı ve etkisi kapıdan çıktıktan sonra son bulan formatlarda değil. Cem Yılmaz’a göre 1.5 saat süren toplantılarda kimsenin dışarı çıkma ihtiyacı hissetmemesi, katılımcıların ruhuna ve bedenine dokunulmasıyla ilgili ve bu da uzun süreli bir etki yaratıyor. Şimdiye kadar yaklaşık 1200 kişiye ulaşan ekip her katılımcıyla ortalama yarım saat ilgileniyor.

Bir müfredat çerçevesinde ilerleyen eğitimlerde; meme kanserinin teşhisi, rahim ağzı kanserine karşı aşının etkili olduğu, meme kanserinin aslında korkutucu bir hastalık olmadığı, erken teşhiste kemoterapiye bile gerek olmayacağı, nasıl bir beslenme düzeni gerektiği, çevresinde meme kanseri olanların onlara nasıl destek olacağı başlıkları altında, kaygı veren tüm yanlış bilgileri ortadan kaldırmaya yönelik içerikler var. Her derse girme zorunluluğu ya da “önce eğitim sonra muayene” gibi bir koşul da yok üstelik.

Mucize sayılmayan mucizeler

Meme Okulu ile birlikte tüm dünyada yaygın olan ama Türkiye’de şimdiye kadar bulunmayan Yüksek Risk Polikliniği kavramını getirdiklerini kaydeden Yılmaz, risk analizinin önemini şöyle anlatıyor:

“Bahsettiğimiz bu şey aslında basit bir form. Kişisel bilgileriniz, ilk adet tarihiniz, ilk doğum yaşınız, ne kadar emzirdiğiniz, kullandığınız ilaçlar, ailenizdeki meme kanseri oranları vb. gibi bilgiler analiz edilir ve buna göre yüksek riskli grupta olup olmadığınız anlaşılır. Uzmanlar olarak oturup bunları inceler ve yüksek riskli grubu tekrar çağırırız ve yapılmamışsa mamografi, rahim ağzı kanseri ve yumurtalık kanseri ile ilgili takipleri yaparız. Bu sayede ilk 100 kişi içindeki yüksek risk grubundan meme kanseri olan bir hastayı yakaladık ve tümörü çok zor fark edilir bir yerdeydi. Ailesinde meme kanseri çok yaygın olmasına rağmen, bu hastalık hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Bunlar mucize ya da muazzam çalışmalar değil tabii. Kadını eğitir ve yapılması gerekenleri yaparsanız elbette erken teşhis gerçekleşir.”

Basın, meme kanserini yanlış yansıtıyor

Cem Yılmaz, meme kanseri olan ünlülerle ilgili haberlerden de çok muzdarip. “Kanser oldu saçları döküldü, kocası terk etti, işini bıraktı, ilk defa dışarı çıktı” şeklindeki manşetlerin kadınlarda yanlış bir algı yarattığını savunuyor ve şöyle devam ediyor: “Böyle lanse edilince kadın meme kanseri olduğunda saçının döküleceğini, kocasının ondan uzaklaşacağını, işinden olacağını vs. düşünüyor. Bunlar olumsuz mesajlar! Meme kanseri olan herkes kemoterapi görmüyor, memesi alınmıyor ve tedavi çok maliyetli değil. Benim kemoterapi gördüğü halde işine devam eden hastam var. Meme Okulu’na gelenlerden 6 kanser vakası yakaladık ve bunların birçoğu da erken teşhisti, kemoterapi görmedi.”

Telefonla meme kanseri teşhisi

Eğitimler aslında sadece katılımcılar üzerinde etkili olmuyor. İstanbul’daki toplantı sonrası şehir dışından bir akrabasını arayan katılımcı, memesini nasıl muayene edeceğini anlatıyor. Telefondaki kadın memesinde bir kitle fark edip doktora gidiyor ve erken teşhis ile tedavi oluyor.

Kendi kendine muayenenin kesinlikle yeterli olmadığını belirten Yılmaz, bireyselleştirilmiş risk analizinin şart olduğunu hatırlatıyor. Türkiye’de 20-40 yaş arası meme kanserinin yaygın olduğu bir ülkede “40 yaşından sonra mamografi yapılır” denmesinin sakıncalı olduğuna dikkat çekiyor. Risk analizi sonucu düşük riskli grupta bulunanların mamografi sonrası kitlesi yoksa, kendi kendine muayenesini yapıyorsa 6 ayda bir doktora çağrılması yerine 2 yılda bir gidilebileceğini söylüyor. Ama 40-50 yaşına kadar hiç mamografi çektirmemiş birinin muhakkak çektirmesi gerektiğini ekliyor.

Emzirmek meme kanserini engeller mi?

Meme kanserinin bireysel ve toplumsal faktörleri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bir toplumda 25 yaş altı doğurma oranı ne kadar yüksek, emzirme süresi ne kadar uzunsa o toplumda meme kanseri riskinin düşük olacağını söylüyor. Ancak bunun birey söz konusu olduğunda genelleme yapılamayacağını belirtiyor. 10 çocuğu olup 20 yıl emziren ve ailesinde hiç kanser olmayan birinin meme kanseri olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çiziyor.

Meme implantları (silikon) riski artırmıyor

Her 8 kadından birinin meme kanseri olduğunu ve implant takılmasının bu oranı artıran bir etki yaratmadığını belirten Yılmaz, “Aksine tümörün fark edilmesini kolaylaştırır ve tümörün ciğerler gibi diğer organlara yayılmasına engel olur. Ayrıca kadına öz güven verdiği için destekliyorum da. Türkiye’deki asıl sorun meme kanserinin olması değil, kadının öz güveninin olmaması. Öz güveni olan kadının kendine olan ilgisi artıyor. Böyle olunca da hem meme hem de rahim kanserini erken teşhis edebiliyor. Dolayısıyla kadına öz güven verecek her şeyin taraftarıyım” diyor.

Meme Okulu’na erkeklerin de ilgisi var

Her 100 meme kanseri vakasından birinin erkeklerde görüldüğünü hatırlatan Yılmaz, yine de erkeklerin memeyi tamamen bir kadın organı olarak gördüğünü ama meme kanseri olan eşi ya da yakınına nasıl destek olacağını öğrenmek için okula geldiklerini söylüyor ve ekliyor: “Erkeklerin buraya gelişini görmek çok güzel. Çünkü biz aynı zamanda buraya gelen karısına ‘Şimdi sırası mı? Başıma iş çıkarma’ diyen kocaların da varlığından haberdarız.”

Hazırlayan: Hanife Yaşar

kaynak: hürriyetaile

Şeyda Coşkun
Ahmet Maranki
Şifalı Yemekler

İbrahim Saraçoğlu
Canan Karatay
Prof Dr O. Müftüoğlu
Suna Dumankaya
Taylan Kümeli
Dr. Feridun Kunak
Haluk Saçaklı
Erkan Topuz
Mehmet Öz
Ebru Şallı
Dr Gürkan Kubilay
Suat Arusan
Ender Saraç
Ömer Coşkun
KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME
Güzellik & Bakım
Diyet
Şifalı Bitkiler
Gün Gün Hamilelik
Ameliyat Görüntüleri
3000 TIP DOKTORU
Yeni SGK Yasası
Alışveriş & İndirim
Fıkralar
İstanbul Rehberi
Tatil Seçenekleri
Şarkı Sözleri