İLETİŞİM
SİTE SAHİBİ: NESRİN İKİZLER e.mail: perizadeyasar@hotmail.com
BİZİ TAKİP EDİN
02128561627
Kategoriler
Uyarı!
Sitemizde yer alan bilgiler paylaşım amaçlıdır. Lütfen uzmanlara sorularınızı kendilerine ait web sitelerinden sorunuz.
Yasal Uyarı!
Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Legal Notice!
The information on this site is in the nature and treatment purposes is not recommended. It is the responsibility of the applications the site owner. A physician for medical problems always have danışınız.Your doctor's the drugs and diagnostics without necessarily going kullanınız.To doctor Whatever your complaint, you can put, with this information, do not attempt to treat your self. This information is not strictly a disease diagnostic purposes.

Arşiv ‘SAĞLIK’ Kategori

Çocuğunuz/yakınınızın kasık fıtığı vardır. Kasık fıtığı, karın boşluğu ile yumurtaların olduğu torbalar arasında, normalde kapalı olması gereken bir kanalın açık kalmasına bağlı olarak gelişmektedir.

Karın içerisindeki organlar, en sık olarak da barsaklar açık kalan bu kanalın içerisinden geçerek kasıkta fıtık kesesini şişirir. Kendiliğinden düzelmesi ihtimali yoktur. Bu nedenle ameliyat olması gerekmektedir. Ameliyat olmaması durumunda fıtık kesesi giderek büyüyecek, yumurtaya zarar verebilecektir. Büyümüş bir fıtığın ameliyatı daha zor ve ameliyat sonrasında komplikasyon görülme riski de daha fazla olacaktır. Ayrıca fıtık kesesi içerisine girerek burada sıkışan barsak burada boğulabilir ve bu durumda da çok acil operasyon gerekebilir, barsak duvarı zarar görebilir, hatta delinebilir.

B. AMELİYAT ve TEDAVİNİN RİSKLERİ

Genel riskler şunlardır:

1. Ameliyat sonrası akciğerlerde küçük sahalarda çökmeler, akciğer enfeksiyonu gelişmesi ve bu nedenle antibiyotik kullanılması gerekebilir. Ayrıca dalağın çıkarıldığı (sol) tarafta akciğer zarları arasına su toplanması olabilir ve buna müdahale gerekebilir.

2. Anestezi sonrası solunum sıkıntısı gelişebilir ve bu nedenle yoğun bakım tedavisi gerekebilir.

3. Enfeksiyon gelişebilir.

4. Ölüm riski mevcuttur.

Bu ameliyata özel riskler ise şu şekildedir:

  1. Çok nadir olarak (%2-5) fıtık tekrar ortaya çıkabilir.
  2. Erkek çocuklarda kasık üzerinde, yumurta ve içinde bulunduğu torbada ameliyat sonrasında kanama ve ameliyatın etkilerine bağlı şişlik ve sertlik gelişebilir. Bu durum zaman içerisinde yavaşca gerileyerek kaybolacaktır.
  3. Ameliyattan sonra erkek çocuklarda yumurta torbanın içerisinde normalden biraz daha yukarıda durabilir.
  4. Bazı çocuklarda yara iyileşmesi sorunlu olup, yarada ayrılma, şişlik ve kızarıklık meydana gelebilir.
  5. Ameliyat esnasında bazı çocuklarda idrar kesesi (mesane) veya bir barsak kısmı kesenin içine yapışık olabilir, bu durumda söz konusu yapıların zarar görmesi riski de mevcuttur.
  6. Nadiren ameliyattan sonraki dönemde torba içerisinde yumurtanın etrafında sıvı birikebilir ve bu durum daha sona yeniden ameliyat gerektirebilir.
  7. Yumurta ve ona giden damarlar veya döl borusunun zarar görme riski mevcuttur. Buna bağlı olarak ameliyat edilen taraftaki yumurta küçülebilir, küçük kalabilir.
  8. Antibiyotik kullanılması.
  9. Acil olarak yeniden ameliyat edilmesi.

Stresli, mutsuz bir gün geçirdiyseniz ve göğsünüz sıkışıyorsa, durun ve tüm bunlardan kurtulmak için uzmanların önerilerine kulak verin. Uzmanlar, stresle baş etmek için öncelikle nefes egzersizini öneriyor. Bunun için burnunuzdan derin nefes alıp, aldığınız nefesi ağzınızdan yavaş yavaş vermeniz gerekiyor.

Nefes alırken ağzınızın kapalı olmasına özen gösterin. Nefes alırken karnınız ve göğsünüzün birlikte hareket ettiğine dikkat edin. Nefes aldığınızda göğsünüzün yükseldiğini hissedin. Bu egzersizi her gün 10-15 kez tekrar edebilirsiniz. Ayrıca, uykuya geçmekte problem yaşıyorsanız derin nefes alıp sanki ince bir boru içinden balon şişiriyormuş gibi yavaş yavaş ve tüm ciğerlerinizi boşaltıncaya kadar üfleyin. 8-10 kez yaptığınızda rahatladığınızı hissedeceksiniz.


NEFES EGZERSİZLERİ

SOLUNUM EGZERSİZLERİ

l      Diyafragmatik solunum

l      Oyrsed-lips solunum

Diyafragmatik solunum;

l      Solunumun en önemli kası olan diyafragmayı kuvvetlendiren bir egzersizdir.Düzenli yapılan egzersizler bu kasın etkinliğini artırır.

l      Rahat bir şekilde sırtüstü yatırılır,baş ve dizler altına yastık konur.

l      Sağ el üst karın bölgesine,sol el göğsün üst tarafına yerleştirilir.

l      1-2 sayıncaya kadar burun yoluyla nefes alırken,sağ el altındaki karın bölgesinin yukarıya doğru hareketi hissedilmelidir.

l      1-2-3-4 sayıncaya kadar dudakları büzerek yavaşça nefes verilir.Bu esnada karın bölgesinin aşağıya doğru hareketi hissedilmelidir.

l      Sol el altındaki üst göğüs bölgesinin hareketi minimal olmalıdır.

l      Günde birkaç kez,yavaş yavaş bu süre beş dakika üzerine çıkmalıdır.(yemeklerden ve yatmadan önce)

Pursed-lips solunum;

l      Solunum sıkıntısı esnasında nefesin kontrolüne yardımcı olur.Ekspirasyonda havayollarını açık tutmaya yardım eder.

l      Burun yoluyla nefes alınır.(1-2 sayıncaya kadar)

l      Dudakları büzerek ıslık çalar gibi nefes verilir.

l      Dudakların büzülmesi intratrakeal basıncı artırır,ağız yoluyla soluk verme ise solunan havanın basıncında azalmaya neden olur.

l      Büzülen dudakların arasından nefes verme süresi yediye kadar sayarak uzatılır.

l      Sandalyede otururken;kollar karın üzerine kavuşturulur,üçe kadar sayarak burundan nefes alınır,öne eğilerek büzülen dudakların arasından yediye kadar sayılarak nefes verilir.

l      Yürürken her iki adımda soluk alınır,her 4-5 adımda büzülen dudaklar arasından nefes verilir.

Baharla birlikte güneş ışınları içimizi ısıtmaya başladı. Yaz tatili de yaklaşıyor. Anneler bebeğiniz cildine ve tenine göre mustella’nın bebeklere göre  formüle edilmiş güneş kremlerinden birini seçebilirisiniz.

Mustela bebeklere özel 3 farklı güneş losyonunu sunuyor…

*  yüksek korumalı güneş losyonu SPF 50 +

* Toleransı düşük ciltler için 50+ koruma faktörlü mineral krem SPF 50 +

* Hassas ve narin ciltler için 50 + yüksek koruma faktörlü güneşten koruyucu krem

MUSTELA HASSA VE NARİN CİLTLER İÇİN

Bebeklere özel güneş kremleri-1

MUSTELA ÇOK YÜKSEK KORUMALI

Bebeklere özel güneş kremleri-2

MUSTELA TOLERANSI DÜŞÜK CİLTLER İÇİN

Bebeklere özel güneş kremleri-3

Londra’da Covent Garden’da bir restoran mönüsüne yeni bir çeşit dondurmalı tatlı eklemiş. Dondurma başlıktan da anladığınız üzere anne sütünden yapılıyor. Yaratıcısı tatlının adını Baby Gaga koymuş.

On beş kadın bu iş iç süt vermeyi kabul etmiş. Annelerin üye olduğu bir web sitesinin forum kısmında görmüşler ilanı.

Victoria Hiley, bu kadınlardan biri. Otuz beş yaşında. Yetişkinler anne sütünün tadını alırlarsa daha çok kadın bebeğini emzirmeyi seçer diye düşündüm, diyor.

Baby Gaga’nın bir porsiyonu on dört sterlinmiş. Bizim paramızla otuz beş lira ediyor aşağı yukarı.

Restoran sahibi “Çocuklarımız için iyi olan geri kalan herkes için iyidir” diyor. Dondurmanın neli olduğunu öğrenen bazı müşterilerinin midesinin bulandığını anlatıyor. Ama bu noktada önemli bir itirazı var: “Bundan daha doğal, bu kadar organik bir şey daha yemişler midir acaba ?” diye soruyor.

Ama Bayan Hiley’e bakılırsa restorana verdiği süt, limon aromalı Madagaskar vanilyasıyla karıştırılmadan önce pastörize ediliyormuş. Yani gitti bütün sağlıklı bakteriler! Yine de dondurmanın mucidi ürünün büyük başarı kazanacağından son derece emin. “Bir yüz yıldır kimse dondurmanın bu kadar ilginç bir versiyonunu üretmedi” diyor.

1) Tipik bir iş günündesiniz. Sabah, kahvaltı için masanızın üzerinde neler bulunuyor?

Yoğurt, müsli, meyve ve peynirli çavdar ekmeğinden oluşan bir kahvaltı menüsü.

Marmelatlı bir dilim tost ekmeği tabii ki.

Hiçbir şey. Yolda kendime bir poğaça alırım, olur biter.

2) Manken gibi bir vücuda sahip olup olmadığını sormuyoruz ama kilonuz ne durumda?

Tam ideal kilomdayım.

Biraz kilo almalıyım.

İdeal kilonun oldukça üzerine çıktım.

3) Hangi sıklıkta spor yapıyorsunuz?

Düzenli olarak egzersiz yapmaya özen gösteriyorum, ancak abartmamak kaydıyla.

Spor yapmadan yaşayamam, vücudumun sınırlarını haftada birkaç kez zorluyorum.

Spor yapmak mı? Güzel bir fikir, ancak öyle yoruluyorum ki spor yapmaya gücüm kalmıyor.

4) Geceleri nasıl uyuyorsunuz?

Her zaman yaklaşık 8 saat saat, üstelik uyanmadan.

Geceleri genellikle 6 saat uyuyorum.

Bebeğimle ilgilenmek, sık sık da fazla mesai yapmak zorunda kaldığım için geceleri maalesef genellikle 6 saatten az uyuyabiliyorum.

5) Sigaranın olumsuz etkilerini bilmemize rağmen çoğumuz bu illeti bırakamıyoruz. Peki ya siz, sigara içiyor musunuz?

Sigara kullanmadığım gibi, pasif içicilikten de kaçınıyorum.

Sigara içmiyorum. Ancak iş yerinde ya da barlarda sık sık sigara dumanına maruz kalıyorum.

Sigaramı bırakmayı asla düşünmüyorum.

6) Alkolle aranız nasıl?

Sosyal içiciyim. Alkolü sadece doğum günü, evlilik yıldönümü veya arkadaş toplantılarında alıyorum.

Her gün düzenli olarak bir kadeh şarap, bira veya votka içiyorum.

Hemen her gün birkaç kadeh şarap, bira veya votka içiyorum.

7) Güneş ışınlarından korunuyor musunuz?

Elbette! Denizi kıyısında bile gölgede durmaya özen gösteriyorum.

Kimi zaman, yüksek koruma faktörlü güneş kremi olmadan bir saat boyunca güneşin altında kaldığım oluyor.

Özellikle tatildeyken güneşten mümkün olduğunca faydalanmaya çalışıyorum. Kış mevsiminde de solaryumdan yararlanabildiğimiz için çok şanslıyız.

8) Rutin muayenenizi yaptırdığınızda diş hekiminiz nasıl bir manzarayla karşılaştı?

Sağlıklı dişlerle tabii ki!

Eskiden yapılmış birkaç dolguya rastladı.

Dolgu yapılması ve / veya çekilmesi gereken dişlerle ne yazık ki.

9) Geçen kış kaç kez nezleye yakalandınız?

Kış mevsimini hiç hastalanmadan atlatmıştım.

Pek hatırlayamıyorum. Belki bir iki kez nezle olmuşumdur ama daha fazla değil.

Geçen kış en az 3 kez nezleye yakalandığımı hatırlıyorum.

10) “Off dudağımda yine sevimsiz bir uçuk çıktı” Bu cümleyi sık sık söylüyor musunuz?

Ne mutlu ki şimdiye kadar dudağımda bir kez bile uçuk çıkmadı.

Maalesef bu sevimsiz sorunla ayda bir veya iki kez uğraşmak zorunda kalıyorum.

Sadece aşırı stresli olduğum dönemlerde. Yani, yılda üç veya dört kez.

11) Mutfakta elinizi bıçakla kestiğinizde veya spor sırasında vücudunuzu zedelediğinizde yaralarınız ne kadar sürede iyileşiyor?

Yaralarım genelde 4-6 gün arasında iyileşiyor.

Yaralarım aynı zamanda sık sık iltihap kapıyor.

Kapanması için kimi zaman bir iki hafta geçiyor.

12) Şimdi aynanın karşısına geçin ve dişetlerinizi gözden geçirin…

Dişetlerim sağlıklı ve güçlü görünüyor.

Bazen kızardığı veya biraz acıdığı da oluyor.

Dişetlerim geri çekiliyor ve oldukça kırmızı görünüyor. Ayrıca dişlerimi fırçalarken de sık sık kanıyorlar.

13) Mesai bitiminden sonra sorun yaşamadan gevşeyebiliyor musunuz?

Akşam saatlerinde stresin beni olumsuz etkilemesine asla izin vermiyorum.

Bazen gevşemekte zorlandığım oluyor ama sık değil.

Hayır. Maalesef sorunlarımı genellikle eve de taşıyorum.

14) İş ve aile hayatında yaşadığımız sorunlar, özellikle biz kadınların üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Peki stres sizin hayatınızı nasıl ve ne kadar etkiliyor?

Stres mi? Uzaktan yakından alakam yok.

Stres benim için yabancı bir kelime değil, ancak spor ve/ veya sakinleşmemi sağlayan çeşitli yöntemlerle bu sorunun üstesinden gelebiliyorum.

Sürekli baskı altında olduğumu düşünüyorum.

DEĞERLENDİRME

A’lar çoğunluktaysa:
İçiniz rahat olsun, yaşam alışkanlıklarınıza dikkat ettiğiniz için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmalısınız. Bu nedenle hastalığa yol açan virüs veya bakteri gibi etkenlerin vücudunuza hasar verme şansları yok gibi. Bağışıklık sisteminizin gücünü koruması için vitamin ve mineralden zengin besinleri tüketmeye devam edin. Ayrıca haftanın en az 3 günü spor yapmalı, ideal kilonuzu korumalı ve sizi strese sokan faktörlerden olabildiğinde uzak durmalısınız.

B’ler çoğunluktaysa:
Dikkatli olun, bağışıklık sisteminiz gücünü yitirmeye başlamış olabilir. Eğer birtakım tedbirler alarak savunma sisteminizi güçlendirmezseniz, hastalıklara yol açan virüs, bakteri veya mantara davetiye çıkarmış olursunuz. Stres vücudunuzun fazla miktarda kortizon üretmesine yol açar ve bu da bağışıklık sisteminizi zayıf kılar. Yapmanız gereken ilk şey, stresten kaçınmak veya stresi en an aza indirmek olmalı. Ayrıca sağlıklı beslenmeye ve düzenli spor yapmaya özen gösterirseniz, bağışıklık sisteminize büyük bir iyilik yapmış olursunuz. Dikkat etmeniz gereken bir başka nokta da, sigara ve alkol gibi savunma sisteminizi zayıflatan olumsuz faktörlerden kaçınmak olmalı. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için multivitaminlerden de yararlanmanızda fayda var.

C’ler çoğunluktaysa:
Paniğe kapılmayın ama bağışıklık sisteminiz büyük bir olasılıkla “alarm” veriyor! Siz siz olun zaman kaybetmeden bir doktora başvurun ve check up yaptırın. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için doktorunuzun önerilerini harfiyen yerine getirmeye de özen gösterin. Sofranızda bol bol sebze ve meyve bulundurun, düzenli olarak spor yapın, uyku düzeninize dikkat edin ama en önemlisi de stresi hayatınızdan çıkarın.

Şamdan PLUS / Banu Kazanç

Organizma terleme, idrar yapma, dışkılıma, solunum ve safra oluşumu ile normal metabolizma süreçleri sonucu oluşan toksinlerden kendisini korur. Ruhsal ve fiziksel stresler, çeşitli enfeksiyonlar sonrası oluşan zararlı atıklar da; böbrekler, karaciğer, akciğer ve deri gibi birçok organın ortak çabası ile vücuttan uzaklaştırılmaktadır. İnsanlar bunun dışında topraktan, sudan, soludukları havadan ve aldıkları gıdalardan dolayı da toksik ve zehirleyici maddelerin etkisi altında kalmaktadırlar.

TOKSİNLERİN VÜCUDA BİRÇOK ZARARI VAR

Hava kirliliği, çevre kirliliği nedeniyle içme sularında kurşun, cıva gibi ağır metaller, kafein, alkol, yağlar, bilinçsizce kullanılan ilaçlar sağlıksız katkılar içeren beslenme sistemi bağışıklık sisteminin azalmasına, hormonal dengesizliklere, yaşamın ileri dönemlerinde kalpdamar problemlerine, eklem hastalıkları, aşırı kiloya, diyabete hatta kanser gibi çok çeşitli hastalıklara neden olabilir. Toksinlerin zararlı etkileri vücudunuzda genellikle, yorgunluk, bitkinlik, kendini iyi hissetmeme, aşırı uyku ya da uykusuzluk, kas ve eklemlerde gerginlik, sinirlilik gibi ruhsal veya fiziksel sağlık sorunları olarak kendisini hissettirir.

KARACİĞERİ DESTEKLEYEN SAĞLIKLI BESLENME

Pancar ve havuç: Çok iyi bir antioksidan olan beta karoten ve C vitamini bakımından zengindir. Çok güçlü bir toksin temizleyicidir.

Enginar: Kolesterolün düşürülmesinde ve karaciğer detoksunda etkili bir sebzedir.

Susam ve tahin: Karaciğeri alkole karşı korur.

Yeşil yapraklı sebzeler: Klorofil ile karaciğeri ağır metallerin etkilerinden korurlar.

Hindiba ve tere: Safra üretimini ve akışını artırır.

Elma: Sindirim sisteminin toksinlerden arınmasına yardımcıdır.

Ceviz: Arjinin ile karaciğeri korur, aynı zamanda omega 3 içerir.

Somon balığı, ton balığı: Omega 3 içeren yağlar karaciğerin dostudur.

Zerdeçal: Karaciğer için favori bir baharattır.

Limon ve greyfurt : Limon, zengin C vitamini içerir. Vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, safra üretimine yardım eder, mide ve barsaklar üzerinde etkilidir.

Avokado: Glutatyon içeriği ile karaciğere zarar veren toksinlere karşı etkilidir.

Sarımsak ve soğan: Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için detoks programının olmazsa olmazıdır. Soğanın ve sarımsağın içinde yer alan kükürt bileşimi Alicin kan dolaşımını uyarır, sindirimi harekete geçirir. Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlar ve karaciğerden toksinleri atılmasında yardımcı olur.

Yeşilçay : Yüksek oranda antioksidan içerir, kalp sağlığımızı destekler, sindirime yardımcı olarak kan şekerini ve vücut sıcaklığını ayarlar. Metabolizmayı hızlandırır, yağ oksidasyonunu artırırlar.

Turpgiller (Beyaz ve kırmızı lahana, şalgam, kırmızı turp, pancar, Brüksel lahanası, kanrabahar): Detoks sistemini güçlendiren antioksidan vitamin ve mineralleri bol miktarda ihtiva ederler. Doku hasarına neden olan serbest radikallere karşı vücudu korurlar. Vücudu toksinlerden temizleyici, güçlendirici ve destekleyici besin elemanlarından zengin sebzelerdir.

KARACİĞER VE TOKSİNLERE KARŞI DESTEKLEYİCİ BESLENME ÖNERİLERİ

♦ Doğada özellikle sebze ve meyvelerde bol miktarda mevcut olan bazı vitamin ve mineraller, polifenoller, flavonoller, antioksidan kaynaklarıdır.
♦ En yaygın olarak bilinen antioksidanlar ise A, C ve E vitaminleri, likopen, flavonoidler, Beta-karoten, selenyumdur.
♦ Karaciğer için beslenmemizde yer alacak besinler, karaciğerin detoksifikasyon (organizmanın kendisine zararlı olan toksik maddelerden temizlenmesi) sürecine yardımcı olmalı ve serbest radikallerin vücut üzerindeki zararlarına karşı koruyucu olan antioksidanlar içermelidir.
♦ Beta-karoten ve E vitaminleri karaciğerin toksinlerden arınmasına yardım eder.
♦ B vitaminleri, karaciğerin korunması ve ağır metallerin ve diğer toksik maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar. Kolin, metionin, vitamin B6, Folik asit, B12 ve folik asit safra üretim ve akışını artırır.

Avrupa Birliği’nin sağlık uzmanları, antibiyotiklere dirençli süpermikroplardaki artışın eşi benzeri görülmedik bir düzeye ulaştığı uyarısını yapıyor.

Her yıl Avrupa Birliği’nde 25 bini aşkın kişi en son antibiyotiklerin bile etkili olamadığı bakteri enfeksiyonlarından ölüyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), durumun kritik bir noktaya geldiğini açıkladı.

Örgüt, uluslararası toplumun yeni ilaçlar üretmek için birlikte hareket etmesi gerektiğini söylüyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa’dan sorumlu yetkilisi Zsuzsanna Jakab, ”Antibiyotikler çok kıymetli bir bilimsel keşif. Fakat bu ilacı umursamıyor, aşırı kullanıyor, yanlış alıyoruz. Şimdi de karşımızda hiçbir ilacın yenemediği süpermikroplar var.” diye konuştu.

Üroloji Uzmanı Op.Dr.Kadir Önem Vazektomi ile ilgili doğrular ,yanlışlar ve endişeleri sizler için anlatıyor.

Aile planlamasında erkeklerin göz ardı ettiği etkin ve güvenilir yöntem: Vazektomi, vazektomi hakkında neler biliyoruz?

Bilindiği üzere aile planlaması için oldukça çeşitli yöntemler kullanılmaktadır.  yöntemleri genel olarak erkeğin korunduğu yöntemler ve kadının korunduğu yöntemler olarak ikiye ayırabiliriz.

Kadınların kullandığı doğum kontrol hapları, tüplerin bağlatılması,  kondomu, takvim yöntemi gibi yöntemler bunlardan sadece birkaçıdır.

Erkeklerin genel kullandığı yöntemlerin başında kondom kullanımı gelir. Erkeklerde bu yöntemin yanında oldukça etkili ve  , ülkemizde erkeklerin nadiren tercih ettiği vazektomi olarak tanımlanan daha anlaşılır bir dilde meni kanallarının bağlanması olarak tanımlayabileceğimiz bir yöntem daha mevcuttur.

Kondom erkekler tarafından sıklıkla tercih edilen aile planlaması yöntemidir. Ülkemizde genel olarak tüplerin bağlatılması, rahim içi araç konulması gibi müdahale gerektirecek aile planlama yöntemleri kadınlar tarafından tercih edilmekte ve ya eşleri tarafından tercih ettirilmektedir.

Esasen kadınlardaki kadar  bir girişim gerektirmeden erkeklerde yapılan vazektomi batı toplumlarında daha sıklıkla tercih edilmektedir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 500.000 erkeğe vazektomi yapılmaktadır.

Ülkemizde nadiren yapılmasının sebepleri başında bu yöntemi bilmemek gelmektedir. Bunun yanı sıra erkeklerin vazektomi işlemi sonrasında erkeklikleri kaybedecekleri gibi yersiz ve yanlış inanışları erkekleri bu işlemden uzaklaştırmaktadır.

Aile planlamasında erkeklerin göz ardı ettiği etkin ve güvenilir bir yöntem: Vazektomi, vazektomi hakkında neler biliyoruz? Üroloji Uzmanı Op.Dr.Kadir Önem Vazektomi ile ilgili doğrular ,yanlışlar ve endişeleri sizler için anlatıyor..

Vazektomi ne demektir?

Vazektomi erkeklerdeki her iki tarafta bulunan meni kanallarının bağlanması demektir. Bu sayede sperm üretimi devam eder fakat dışarıya çıkamadığı için korunma sağlanmış olur.

Vazektomi işlemi nasıl yapılmaktadır?

Vazektomi için testislerin içinde bulunduğu scrotuma lokal anestezi yapılır bir süre beklendikten sonra her iki taraftan 1 cm kadar kesilerek meni kanalı bulunur ve bağlanıp kesilir ve uç kısımları ısı enerjisi ile yakılır . Elbette ki bu işlem hastanın isteğine göre belden aşağı uyuşturularak ve ya genel anestezi verilerekte yapılabilir.

Vazektomi işlemi nasıl yapılmaktadır?

Vazektomi için testislerin içinde bulunduğu scrotuma lokal anestezi yapılır bir süre beklendikten sonra her iki taraftan 1 cm kadar kesilerek meni kanalı bulunur ve bağlanıp kesilir ve uç kısımları ısı enerjisi ile yakılır . Elbette ki bu işlem hastanın isteğine göre belden aşağı uyuşturularak ve ya genel anestezi verilerekte yapılabilir.

Fakat bu 3 ay içinde sperm çakabilme ihtimali olabileceği için korunmadan ilişkiye girilmemeli. Ek yöntemler bu süre zarfında muhakkak kullanılmalıdır. Yapılan sperm tahlilinde sperm olmadığı gösterilse bile 3-4 hafta sonra sperm tahlilini tekrarlamayı hastalarımıza öneriyoruz.

Vazektominin etkinliği ne kadardır?

Vazektomi yapıldıktan sonra sperm tahlilinde sperm olmadığını gördükten sonra doktorunuz size başka korunma yöntemlerine ihtiyaç kalmadığını belirttiğinden sonra %100 koruyucudur. Çünkü sperm çıkışı olmamaktadır.

Vazektomi ameliyatının zararları var mıdır?

Zararları kelimesine komplikasyon da diyebiliriz. Nadirende olsa kesi bölgesinde %1-2 oranında kanama, enfeksiyon, scrotuma sperm kaçağı (%10-30), çok nadiren ağrı meydana gelebilmektedir.

Vazektominin prostat kanserine yol açabileceğine dair bir takım iddialar olsa da yapılan çalışmalarda vazektomi ve prostat kanserinin bir ilişkisi olmadığı gösterilmektedir. Yani prostat kanserine neden olabileceği inanışı yanlıştır.

Bu riskler ve komplikasyonlar göz önünde bulundurulduğunda erkeklerdeki meni kanallarının bağlanması yani vazektomi operasyonu, kadınlardaki tüplerin bağlanması işlemine göre oldukça basit günübirlik yapılabilen ve anestezi ve komplikasyon riskleri kadınlardaki operasyona göre oldukça az bir işlemdir.

Vazektomi yaptırırsam cinsel açıdan bir sorunla karşılaşır mıyım?

Hayır, vazektomi sadece fertiliteyi yani çocuk yapabilme potansiyeli ile ilgilidir. Cinsel işlevlerde bir soruna neden olmaz. Ereksiyon, ilişkiye girebilme ve boşalma aynen devam eder.

Vazektomi ameliyatı olan bir erkek tekrar çocuğunun olmasını isterse bu mümkün müdür?

Elbette mümkündür. Vazektomi ameliyatı olan bir hasta tekrar fertil hale gelmek yani çocuk sahibi olabilme potansiyeline sahip olmak isteyebilir. Bu hastalarda mikrocerrahi yöntemlerle özel ameliyat mikroskobu, çok ince dikiş materyalleri kullanılarak meni kanalının kesilen uçları birbirine dikilerek uç uca getirilir.

Bu sayede testiste üretilen spermlerin tekrar meni kanalından geçişleri sağlanmış olur ve hasta fertil hale gelecek yani çocuk sahibi olabilme potansiyelini elde eder.

Bu hususta bilinmesi gereken nokta kanalların birleştirilmesi ameliyatını ne kadar erken yaptırırsa hasta sperm çıkma ihtimali o kadar fazladır.

Rakamlarla söylemek gerekirse vazektomi sonrası 3 yıla kadar geri dönüşüm ameliyatı yapılırsa sperm çıkma ihtimali %97, 3 yıldan 8 yıla kadar yapılırsa %88, 9 yıldan 14 yıla kadar yapılırsa %79, 15 yıldan sonra yapılırsa %71 ‘dir.

Kaynak:Miliyet

• Omega-3 yağlarının bazı balıklarda yüksek oranda bulunması, balığa ve balık yağına ilgiyi artırdı.

• Çocukluğumuzda ağır kokusu nedeniyle zorla içtiğimiz balık yağı, Omega-3 yağ asitlerinin kalp ve beyin sağlığını koruduğu anlaşılınca neredeyse bir ilaç kadar popüler hale geldi!

• Omega-3 yağları balıkta da, balık yağında da var. Hatta isterseniz bu yağları EPA + DHA karışımı Omega-3 kapsülleriyle doğrudan kazanmanız bile mümkün. Bize sorarsanız en doğru yol balığın kendini yemek gibi görünüyor. En iyisi balık yemek!

• Eğer Omega-3 yağlarını doğrudan balık yiyerek kazanırsanız, biyolojik yararları daha fazla oluyor. Bizde uskumru, lüfer, hamsi hatta soğuk sularda yetişen alabalıklar iyi birer Omega-3 kaynağı gibi görünüyor.

Bu noktalara dikkat!

• Eğer düzenli olarak balık yemiyorsanız, balık yağı yerine Omega-3 yağlarını saf şekilde içeren kapsülleri de kullanabilirsiniz. Burada dikkat edeceğiniz şey, balık yerken de Omaga-3 kapsüllerini yutarken de civa veya diğer toksinlerle kirlenmemiş olanları tercih etmektir.

• Sırası gelmişken, Omega-3 yağlarının ani kalp ölümlerini azaltabileceğini gösteren bazı bulguların olduğunu da hatırlatalım. Omega-3 yağları düzenli kullanıldıklarında kalp ritim bozukluklarını engelleyebiliyor ve ritim bozukluklarına bağlı ani ölümleri azaltıyor.

Fındık ve cevizde de var.

• Omega-3 yağlarını kazanmanın diğer bir yolu da ceviz, fındık gibi yağlı tohumları zaman zaman yemekten geçiyor. Keten tohumunda da bol miktarda bitkisel Omega-3 yağı var. Omega-3 yağları bazı yeşil yapraklı sebzelerde de (semizotu) bulunabiliyor.

• Küçük bir hatırlatma daha yapalım: Omega-3 kapsülleri ve balık yağlarının kolesterol yüksekliği tedavisinde kullanılmaları doğru değildir. Balık yağlarının tam tersine kolesterolü artırması bile mümkündür. Bununla birlikte balık yağları ve Omega-3 yağ asitlerinin, ilaçlara dirençli trigliserit yüksekliği durumlarında kullanılabileceği belirtilmektedir.

Baş ağrılarında kırmızı alarm.

• Erken dönemde doktora başvurmanızı gerektiren baş ağrıları hangileridir, biliyor musunuz?

• En sık rastlanan yakınmalardan biri olan baş ağrılarında, çoğunlukla tetkike bile gerek duyulmadan tanı konur ve tedaviye başlanır.

• Ancak hastaların küçük bir bölümünde altta yatan ciddi bir hastalık söz konusudur. Baş ağrısına neden olan bu hastalıklar mümkün olduğunca erken teşhis edilmeli ve gereken tedavisi başlatılmalıdır.

İşte bizi ve doktorumuzu uyarması gereken önemli özellikler:

– Yeni başlayan, şiddeti veya sıklığı giderek artan baş ağrıları

– 50 yaşından sonra başlayan baş ağrıları

– Ani başlangıçlı, “hayatımdaki en şiddetli ağrı” olarak tanımlanan tablo

– Daha önceden var olan hafif özellikteki ağrıların yoğunluk, şiddet ve süreğenlik kazanması

– Nörolojik bulguların da eşlik ettiği baş ağrıları

– Tedavilere yanıt vermeyen baş ağrıları

– 60 yaşından büyük olan kişilerde yeni gelişen ve genellikle tek taraflı, şakakta belirgin, zonklayıcı-oyucu ağrılar

– Egzersiz ya da öksürükle başlayan ya da artan baş ağrıları

– Yatar pozisyonda artan ağrılar.

Bağırsak kanserinden korunmak için.

• Sıklık açısından akciğer ve meme kanserinden sonra üçüncü sırada yer alan “kolon kanseri”nin (kalın bağırsak kanseri), “polip” adı verilen kitle ile başladığı görüşü yaygındır.

• Polip, kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakayı oluşturan hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşan, bağırsak boşluğuna doğru büyüyen oluşumlardır.

• Erişkinlerde yüzde 15-20 oranında rastlanan bu oluşumlar, saplı ya da sapsız olabilir. 50 yaşın üzerindekilerde yüzde 40-50 sıklıkla görülen polipler, en çok kalın bağırsağın son kısımlarında, sigmoid ve rektum denilen bölgelerde yer alır.

Kolon kanseri açısından uyarıcı belirtilerin başında şunlar gelir:

– Makattan kan gelmesi
– Dışkıya kan bulaşması
– Dışkılama alışkanlıklarında değişim
– İshal ya da kabızlık atakları
– Dışkının çapının incelmesi
– Anemi, halsizlik, yorgunluk
– Şişkinlik, aşırı gaz
– Açıklanamayan kilo kaybı

Kanseri önlemenin birinci adımı erken tanıdır. Kolon kanseri taraması açısından, 50 yaşın üzerindeki kişilerin tümü, herhangi bir yakınmaları olsun ya da olmasın, yılda bir kez gaitada gizli kan tetkiki yaptırmalıdır. Endoskopik olarak (ışık kaynağı ve mercek sisteminden oluşan bir boru yardımıyla) bağırsakların iç kısmının incelenmesi, 50 yaşını geçen her bireye önerilmektedir. Bu tetkikin, doktor önerisiyle 3-5 yılda bir yinelenmesi de uygun görülmektedir.

Kolon kanseri için risk faktörleri:

• 40 yaş; her 10 yılda risk ikiye katlanır
• Ailede kolon kanseri öyküsü
• Ailede polip öyküsü
• Kişinin kendinde polip öyküsü
• Geçirilmiş kolon kanseri öyküsü
• İltihabi bağırsak hastalığı (ülseratif kolit) öyküsü
• Diğer organları, özellikle meme veya uterusu (rahim) ilgilendiren kanser öyküsü

Yukarıdakilerden birinin varlığı bile kolon kanseri açısından ileri tetkiklere başlamak için yeterlidir. En kısa zamanda doktorunuzla görüşmenizi ve gereken ileri tetkikleri planlamanızı öneririz.

Tarçın kan şekerini düşürüyor.

• Şeker hastasıysanız tarçından daha fazla faydalanın. Sıcak-soğuk içeceklerinizi tarçınla tatlandırın.

• Pastalarınıza, keklerinize, sütlü tatlılarınıza tarçın eklemeyi unutmayın.

• Çünkü birçok araştırmanın da onayladığı gibi tarçın, kan şekerini dengelemede güçlü bir destek sağlıyor. Günde 3-4 çay kaşığı kadar tarçın, kan şekerini düşürmeye yardımcı olabiliyor.

Hasar tespit dönemi

• 4 aydır diyet yapıyorum, ortalama 6 kilo verdim, ama son 1 aydır gram fark etmedi. Motivasyonum azalıyor. Bana ne önerirsiniz?

• Kilo verme dönemlerinde zaman zaman kilo kaybı hatalarının sebeplerinin tespiti gerekir. Öncelikle birer aylık dönemlerin analizini yapın. 1 aylık zayıflama döneminde ortalama 2-4 kg. ağırlık kaybı idealdir. Bunun üzerinde kaybettiğiniz kilo kayıpları, ikinci ayda verilen kilonun daha sınırlı olacağının habercisidir. Bu yüzden, ikinci ayda daha az kilo verdiğiniz için motivasyonunuz bozulmasın.

• Bununla birlikte takılma kilolarının zamanı da gelmiş olabilir. Bu dönemde motivasyonunuzun yeterli olup olmadığını iyice araştırmanız gereklidir.

Kilo kaybında başarıya ulaşamamanın aşağıdaki nedenlerini diyetisyeninizle birlikte araştırmanızda fayda var:

“Sağlık hizmetlerinin hızlandırılmasını” amaçlayan kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Yasaya göre, belirli bir projenin gerçekleştirilmesi amacıyla il özel idaresine aktarılan ancak aktarıldığı mali yılı takip eden yıl sonuna kadar kullanılmayacağı anlaşılan ödenekler, başka projede kullanılmak üzere, aynı veya başka bir özel il idaresine veya ilgili mevzuatı çerçevesinde kullanılmak üzere Toplu Konut İdaresine (TOKİ) aktarılabilecek. Kafeterya, büfe, otopark ve benzeri sosyal tesisler ile Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun kapsamında kiralanan sağlık merkezleri ve kullanmış oldukları demirbaşların kira gelirleri, uzmanlık belgesi sertifikasyon ve sınav hizmetlerinden elde edilecek gelirler, döner sermaye gelirleri kapsamına alınacak.

Sağlık Bakanlığı, dava ve icra takiplerinde ihtiyaç duyması halinde avukatlık hizmeti alımı yapabilecek. Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarınca hizmetin verildiği dönemde sosyal güvenlik sağlık yardımından yararlanamayan kişilere sunulan sağlık hizmet bedellerinden 31 Aralık 2010 tarihine kadar tahsil edilmeyen alacak tutarlarının yüzde 50’sinin bir yıl içinde ödenmesi halinde geri kalan kısım terkin edilecek. Tahsil edilemeyen tutar 250 liradan az ise borç doğrudan terkin edilecek. Vakıf üniversiteleri hariç, üniversiteler ile Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu idarelerine bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında vefat eden ve tedavi giderleri sosyal güvenlik kurumunca karşılanmayanlardan ödeme gücü bulunmadığı tespit edilenlerin borçları silinecek. KKTC’nin tedavi edilmek üzere Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelere gönderdiği hastaların tedavi bedellerinin 31 Aralık 2010 tarihine kadar ödenmemiş olanları terkin edilecek.

İNSAN ÜZERİNDE KLİNİK ARAŞTIRMA
Yasayla, insanlar üzerinde gerçekleştirilecek klinik araştırmalara katılacak gönüllülerin hakları ve insanlar üzerindeki bilimsel araştırmaların usul ve esasları da düzenleniyor. Klinik araştırmaları etik yönden değerlendirmek amacıyla, etik kurullar ve klinik araştırmalarla ilgili konularda Sağlık Bakanlığına görüş bildirmek üzere Klinik Araştırmalar Danışma Kurulu oluşturulacak. Buna göre, bir tedavi yöntemi ve ilacın ilmi araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığından izin alınması gerekecek.

Ayrıca, araştırmanın öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması, ulaşılan ilmi verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması, araştırmanın insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, araştırma sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması, araştırmayla varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması, üzerinde araştırma yapılacak ilgilinin, araştırmanın mahiyet ve sonuçlar hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı rızasının olması ve bu rızanın herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması şart olacak.

Bu araştırmalar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri, üniversitelere bağlı onaylanmış araştırma-geliştirme merkezleri, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi ile Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma hastaneleri ile yapılabilecek. Üzerinde araştırma yapılacak gönüllü, iznini araştırmanın her aşamasında geri alabilecek. Konuya ilişkin “Klinik Araştırmalar Danışma Kurulu” oluşturulacak. Kurul, Sağlık Bakanlığı müsteşarı veya uygun göreceği bir müsteşar yardımcısının başkanlığında, tıbbın cerrahi, dahili ve temel bilimlerinden bakanlıkça seçilen uzmanlığını almış veya doktorasını yapmış üçer kişi, birer klinik psikolog ve ilahiyatçı ile bakanlık 1. hukuk müşaviri veya görevlendireceği bir hukuk müşavirinden oluşacak. Meme kanserlerinin teşhis araçlarından biri olan ve kanser taramalarında kullanılan mamografinin radyoloji uzmanı tarafından daha hızlı ve etkili değerlendirilmesi amacıyla, mamografi teknikerliği de kanunla tanımlanıyor.

GÖREV TANIMLARI YENİDEN DÜZENLENİYOR
Diploması veya meslek belgesi olmadan meslek mensuplarının yetkisinde olan bir işi yapan veya bu unvanı takınanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 200 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek. Yardımcı personel, çalıştığı alanla ilgili 1 yıl içerisinde eğitim alacak. Eğitimin ardından açılacak sınavda başarılı olan yardımcı personelin işlerine devam etmeleri sağlanacak. Eğitimde geçecek 1 yıl sürecince herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacak.

Sağlık kuruluşlarında, ruh sağlığı hizmet ve uygulamalarında bakanlıkça belirlenen sürelerde çalıştığını ve belli bir uygulamanın tecrübesini kazandığını belgeleyen psikologlara, sınavlarda başarılı olmak kaydıyla çalıştığı ve tecrübe kazandığı alanda tıbbi uygulamalarda görev alma yetkisi verilecek. Odyoloji ile dil ve konuşma terapistliği alanlarında yüksek lisans veya doktora eğitimi yapanlar ile bu alanlarda yüksek lisans ve doktora eğitimine devam edenlerden eğitimlerini tamamlayanlar, yüksek lisans veya doktora eğitimi yaptığı alanda unvan kullanabilecek.

YENİ UZMANLIK ALANLARI
Kanuna göre, acil tıp’ta uzmanlık eğitim süresi 5 yıldan 4 yıla indiriliyor. “Genetik hastalıklar” yeni uzmanlık dalı olarak oluşturuluyor. Bu uzmanlık dalının eğitim süresi 4 yıl olacak.
Diş hekimliğinde de yeni uzmanlık alanları oluşturuluyor. Eğitim süresi 4 yıl olan ağız, diş ve çene cerrahisi, eğitim süresi 3 yıl olan ağız, diş ve çene radyolojisi, eğitim süresi 3 yıl olan çocuk diş hekimliği ile eğitim süresi 3 yıl olan restoratif diş tedavisi yeni uzmanlık dalları oldu. Bir yeni yan dal da oluşturuluyor. Eğitim süresi 3 yıl olan “gelişimsel pediatri” yeni yan dal olarak belirlendi.

Öte yandan, Sağlık Bakanlığı, Tıpta Uzmanlık Kurulunun kararı üzerine tıpta uzmanlık sürelerini üçte bir oranında artırabilecek. Sözleşmeli personel ancak devlet memuru statüsünde başhekim, başhekim yardımcısı ve başhemşire olarak görevlendirilebilecek. Sağlık Bakanlığı, sağlık tesislerinin yapılması için başka kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde olan taşınmazların tahsisi konusunda TOKİ ile işbirliği yapabilecek. Sağlık hizmetinde kullanılan binalardan yıkımının uygun olduğuna karar verilenler yıkılabilecek. Sağlık hizmetlerinde kullanılmak amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından, gerçek ve tüzel kişilerden hava ve deniz aracı kiralanmasında 3 yıl olan süre 7 yıla çıkarılıyor.

Bütçeye gider kaydedilen, hizmet bedellerini gösterir fatura, reçete ve eki belgeler, ödemenin yapıldığı mali yılı izleyen beşinci yıldan sonra imha edilecek. Gümrük Müsteşarlığına 2 bin personel, Sağlık Bakanlığına ise 10 bin 600 pratisyen ve uzman doktor alınacak. Genel Kurulda verilen önergenin kabulüyle kanuna bir geçici madde eklendi. Buna göre, Spor Toto Teşkilat Başkanlığının Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne olan tüm borçları terkin edilecek. Bu konuda süren davalardan feregat edilecek. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, teşekkür konuşmasında, TBMM’nin sağlık alanında önemli kanunlar çıkardığını belirterek, teşekkür etti. (AA)

Şeyda Coşkun
Ahmet Maranki
Şifalı Yemekler

İbrahim Saraçoğlu
Canan Karatay
Prof Dr O. Müftüoğlu
Suna Dumankaya
Taylan Kümeli
Dr. Feridun Kunak
Haluk Saçaklı
Erkan Topuz
Mehmet Öz
Ebru Şallı
Dr Gürkan Kubilay
Suat Arusan
Ender Saraç
Ömer Coşkun
KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME
Güzellik & Bakım
Diyet
Şifalı Bitkiler
Gün Gün Hamilelik
Ameliyat Görüntüleri
3000 TIP DOKTORU
Yeni SGK Yasası
Alışveriş & İndirim
Fıkralar
İstanbul Rehberi
Tatil Seçenekleri
Şarkı Sözleri