İLETİŞİM
SİTE SAHİBİ: NESRİN İKİZLER e.mail: perizadeyasar@hotmail.com
BİZİ TAKİP EDİN
02128561627
Kategoriler
Uyarı!
Sitemizde yer alan bilgiler paylaşım amaçlıdır. Lütfen uzmanlara sorularınızı kendilerine ait web sitelerinden sorunuz.
Yasal Uyarı!
Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Legal Notice!
The information on this site is in the nature and treatment purposes is not recommended. It is the responsibility of the applications the site owner. A physician for medical problems always have danışınız.Your doctor's the drugs and diagnostics without necessarily going kullanınız.To doctor Whatever your complaint, you can put, with this information, do not attempt to treat your self. This information is not strictly a disease diagnostic purposes.

Arşiv ‘GÜZELLİK & BAKIM’ Kategori

Güzellik dünyasında büyük değişimlere hazır olun! Hep moda trendleri değişecek değil ya artık estetiğin de trendleri değişiyor. Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yakup Avşar, 2012 yılında moda olacak estetik girişimlerini şimdiden belirledi.

Güzelleşmek artık sandığınız kadar da zor değil. Küçük bir estetik müdahaleyle sadece yarım saatte istediğiniz buruna kavuşabilir, mankenleri kıskandıracak bir vücuda sahip olabilirsiniz. Fakat bu değişimi yaparken estetik trendlere de uymanız ve estetik modasının gerisinde kalmamanız gerekiyor.

İşte uzmanından değişen trenler hakkında bilgiler:

Kalkık burunlar artık istenmiyor

Op. Dr. Yakup Avşar, “Artık burun estetiği ameliyatı yapılmadan önce estetik tasarım yapılması gerekiyor. Kişinin burun yapısının da değişime izin vermesi lazım. Değişim hastanın burun yapısına göre sağlanıyor. Herkesin istediği burun şekli farklı olsa da genelde günümüzün trendi karakteristik, hoş görünen burunlar. Kimse burun deliklerinin çok belirgin olmasını istemiyor. 80’lerde çok fazla yapılan oldukça kalkık burunlar artık istenmiyor. Kimse uzun burun istemiyor. Son günlerde burunda minimal bir kavis isteniyor. Çok düz burunlar ise tercih edilmiyor. Belirli bir kavis olacak ve hafif bir diklik olacak. Burun ucu, altı çok bombeli olmamalı, delikler görünmemeli” diyor.

Meme boyutları normalleşiyor

Op. Dr. Yakup Avşar, meme estetiğinde artık normal boyutlarda memelerin istendiğini belirtiyor. Kadınların yüzde 15’i genelde çok büyük göğüsler istiyor. Yüzde 15’i ise çok küçük istiyor. Yüzde 70 ise standart yani 80 B istiyor. Genelde trend dekoltenin iyi görünmesi, göğüslerin ağır olmaması.

Fazlalıklar diğer bölgelerde kullanılıyor

Fazlalık bölgelerinden alınan yağların ihtiyaç duyulan diğer bölgelerde kullanıldığı yöntemler günümüzde çok sık kullanılıyor. Op. Dr. Yakup Avşar, “Vaser sistemi denilen yöntemle yapılan operasyonların oldukça etkili olduğunu belirtiyor. Bu yöntemde fazlalık olan bölgeye ultrason veriliyor ve o bölgedeki yağ eritiliyor. Eskiden görülen çökmeler bu yöntemle oluşmuyor. Popo kaldırma, bel oyma, karın şekillendirme, bazen göğüste de kullanıyor. Vaser cildi içeriden bir miktar toparlıyor. Alınan yağ ise gerekli görülen bölgede değerlendirilebiliyor. Örneğin popo şekillendirmede alınan yağ, bacaklar zayıfsa bacaklara enjeksiyon yapılabiliyor” dedi.

Kimyasal katkı içermeyen, iki bin derecede kaynatıldıktan sonra tahta kalıplarda iple şekil verilen organik sabunlar, çok sayıda rahatsızlığa çare oluyor.

Yüzde 100 organik olarak üretilen sabunların faydaları

Bıttım Sabunu: Egzama, mantar, ergenlik sivilcelerine, saç diplerindeki yaralara karşı çok etkilidir. Saç dökülmelerinde ve saçların yağlanmasını önlemede de etkin olarak kullanılır.

Süt-Bal İnci Tozlu Sabun: Göz altı morluklarında çok etkili olduğu bilinen bu sabunun, cilde canlılık verir, besler, yumuşatır ve nemlendirir. Bütün cilt tipleri için uygun bir besleyici özelliğe sahiptir.

Tarçın Sabunu: Yüz çillerinin giderilmesinde çok etkilidir, bunun yanısıra yara, sivilce ve çatlaklar için de en etkili sabunlardandır.

Papatya Sabunu: Göz kapağı iltihaplarına iyi gelen bu sabun, göz altı torbalarında etkilidir, selülit tedavisinde kullanılır, egzama kaşıntı ve mantara iyi gelir, ayrıca saçlara dolgunluk ve parlaklık verir.

Limon Sabunu: Ciltteki gözenekleri açarak cildin nefes almasını sağlayan bu sabun ise sivilce, siyah nokta ve çillere iyi geliyor. El ve ayak nasırlarında etkilidir, doğal bir antiseptik. Cildin nem dengesini sağlayan sabun, köpüğü ile yapılan masaj baş ve vücut ağlarında da etkilidir.

Menengiç Sabunu: Sedef, kaşıntı, selülit ve topuk çatlaklarına iyi gelir. Saçları ve cildi besler, düzenli kullanıldığında cilt çatlaklarını giderir ve nasırları yok eder.

Meyan Kökü Sabunu: Sedef, behçet, lüpus türleri, pernisiöz anemi, hashimoto gibi hastalıklarda diğer tıbbi ve bitkisel tedavilerle birlikte uygulanabiliyor, kanser ve lösemi tedavilerinde hastanelerde bitkisel destek olarak kullanıldığı belirtiliyor.

Gül Yapraklı Sabun: Cildin nem dengesini korur. Alerjik ve hassas ciltler için rahatlıkla kullanılabilen bu sabun, egzama, sedef ve kaşıntıyı gideriyor.

Kayısı Sabunu: İçeriğindeki E vitamini sayesinde nem kaybını önleyerek cildin direncini artırıyor. Tüm ciltler için uygun olan bu sabun da düzenli kullanıldığında sivilce, siyah nokta ve lekelerin giderilmesinde etkili oluyor.

Buğday Sabunu: Hücre yenilenmesinde etkin olduğu ifade edilen buğday sabununun, içerisindeki A, D ve B vitaminleri ile pürüzsüz bir cilt görünümü sağlıyor, yara, yanık ve ciltteki güneş ve doğum lekelerini gideriyor.

Sarımsak sabunu: saç dökülmesi, kepek gibi saç sorunlarına iyi geliyor.Sarımsağın keskin kokusunun kullanım sırasında etkili oluyor, ancak kısa süre içinde kokunun etkisi kayboluyor sarımsak sabunu saç diplerine masaj yapılarak kullanılıyor.

Amerikalı bilim insanlarının bulduğu yeni tedavi yöntemiyle sivilce kabusu sona erecek.

Milyonlarca gencin mustarip olduğu akne çilesinin aşıyla sonlandırabileceği açıklandı.

ABD’nin California Üniversitesi’nden bilim insanları dünyanın en büyük aşı şirketi Sanofi Pasteur’le akneye neden olacak sorunu durduracak aşı üzerinde çalışıyor.

Uzmanlar akneyi tedavi edecek aşının beş yıl kadar az bir süre içinde kullanıma sokulabileceğine inandıklarını söyledi. Aşı ile tedavinin akneye neden olan ana bakteri Propionibacterium’u safdışı bırakmak üzerine dayandığı belirtiliyor.

Dolgun, gösterişli ve pürüzsüz dudaklara sahip olmayı herkes ister de bunun yöntemini bilemez. O halde biz yeni uygulamayı kulağınıza fısıldayalım: Permalip. Op.Dr Güner Uysal bu yeni yöntemi anlattı.

Dudak dolgunlaştırılmanın ilk yöntemi, şimdilerde herkesin  ‘ kötü örnek ’ olarak gösterdiği, kocaman ve şekilsiz duran kalıcı  silikonlardı. Bu kez uygulandığında dönüşü olmayan, ödem ve şekil bozukluğu riski taşıyan silikonlar reddedildi, yerini hyalüronik bazlı geçici dolgular aldı. Ancak dolgu zamanla vücut tarafından emildiği için 6 – 8 ay sonra tekrarı gerekiyordu. Üstelik asimetrik şekilde erime riski de vardı. Geçici dolgu da tarihe karıştı, kişinin vücudundan alınan yağ dokusu ile dudaklar dolgunlaşmaya başladı. 10 yıldır kullanılan bu yağın da kısa ömürlü olduğu ve erimeye yüz tuttuğu anlaşıldı. Tam dudaklarından şikayetçi olanlar çözüm bulamadığı için karamsarlığa kapılmıştı ki ortaya ‘ Permalip ’ çıktı. Bu, yeni nesil bir dudak dolgusu, bir başka deyişle silikon dudak implantı. Dudaklarının daha dolgun, daha kıvrımlı, daha çekici olmasını arzulayan herkes için uygun boy ve dolgunlukta bir Permalip bulmak mümkün. Lokal anestezi ile yaklaşık 15 – 20 dakikada ağrısız şekilde uygulanan Permalip, uygulandığı andan itibaren dudakların istenilen dolgunluk ve şekilde olmasını sağlıyor. Bir süre sonra dudaklarınızın daha dolgun olmasını veya eski haline dönmesini isterseniz, çok kısa ve kolay müdahale ile bu da sağlanıyor. Permalip çıkarılıyor.

Permalip nasıl bir madde? Enjeksiyon şeklinde mi uygulanıyor?

Hayır. Siz bakıp seçebiliyorsunuz. Permalip, yumuşak ve tek parça silikondan üretilmiş bir dudak implantı. Bu sayede hem kalıcı hem de istenildiğinde kolayca çıkarabiliyor. Uygulaması çok basit. Dudaklarınız lokal anestezi ile uyuşturulur. Dudakların kenarından, sizin için  uygun olarak seçilen Permalip doğru pozisyonda yerleştirilir. Gerekiyorsa aynı işlem alt dudağa da uygulanır. Tüm işlem 20 dakikayı geçmez.

Kendi dudağınıza uygun boyutları nasıl seçebiliriz?

Permalip, değişik boy ve dolgunlukta çok sayıda seçenek sunuyor. Hangi boy dolgunun nasıl duracağını tahmin edebilme konusunda, doktorunuz örnek fotoğraflarla yardımcı olur.

Bu ürünün , dudak protezi ve enjeksiyonla verilen dolgulardan ne gibi farkları var?

Permalip, yumuşak silikon hammaddesinden üretildi. Ayrıca yüzey özelliklerine de sahip. Bu sayede suni bir görüntü yaratmıyor, gülerken ya da konuşurken dudakların sert ve şekilsiz görünmesine yol açmıyor, dokunulduğunda yabancı bir doku hissi uyandırmıyor.Uygulama sonrasında, dudakların doğal kıvrımları aynen korunur, dudak hareketlerinde ve mimiklerde herhangi bir değişiklik olmaz. Permalip,diğer dolgu maddeleri gibi birkaç ayda bir müdahale gerektirmez. Dudaklarda dolgun görüntü tek uygulama yeter.

İşlemde enfeksiyon riski var mı?

İşlemden sonra hastalara kısa süre antibiyotik kullanımı öneriliyor.

Permalip mesela öpüşme sırasında karşıdaki tarafından hissedilir mi?

Ne dokunma ne öpüşme sırasında hissedilmez.

Dağılır ya da patlarsa?

Hayır. Permalip yumuşak ve tek parça silikondur, özel bir kapsül içindedir. Doku içinde yayılma,patlama gibi bir ihtimal söz konusu değil.

Diyelim ki dudaklarımdaki Permalip’i çıkartmak istiyorum deformasyon olur mu?

Permalip, doku içinde erimez, kalıcıdır. Ancak isterseniz, kolayca çıkarılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Çıkarılır, birkaç günde dudaklarınızda sorun kalmaz. Sonrasında daha büyük –küçük silikon enjekte ettirmek ya da doğal halde bırakmak sizin tercihiniz. Çıkarılan Permalip hiçbir  deformasyon yaratmaz.

Tedavi süreci nasıl?

Uygulamadan sonra dudaklarda hafif şişme ve gerginlik görülür. Bazen hafif morluklar olsa da birkaç günde geçer. Ağrı şikayeti çok nadirdir, 2 günü de geçmez. En geç bir hafta içinde pürüzsüz, dolgun  ve son derece doğal yeni dudaklarınızla güvenle gülümseyebilirsiniz.

Işıl ışıl parlayan, gergin, diri bir cilde sahip olmak bütün kadınların hayali. Özellikle kozmetikler bu alanda hem zahmetsiz kullanımları hem de iddialı sunumları ile cezbedici oluyorlar ve birçok kadın da pahalı kozmetiklere para harcamaktan çekinmiyor. Yalnız önemli olan cilt tipinize uygun bir kozmetik ürünü kullanmak.

“Sıcak yaz mevsimini geride bırakıp, soğuk, rüzgarlı ve kuru kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde öncelikle cilt tipleri ve bunların bakımı hakkında kısaca bilgi edinmekte fayda var” diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Serbes Kural, tüm bu bilgileri foto galeride anlatıyor.

NORMAL CİLT

Görünümü şeffaf, nem ve yağ durumu dengeli, gözenekler kapalı ve pürüzsüz bir cilt tip normal cilt olarak kabul edilir. En sorunsuz cilttir. Kullanılabilecek ürünler: 20-30 yaşlarda krem veya süt tipi makyaj temizleyiciler, sabunsuz köpüren jel temizleyiciler, alkol oranı normal tonik (yüzde 5-7.5) hafif nemlendiriciler ve haftada 1-2 kez peeling krem tercih edilebilir. Otuzlu yaşlardan itibaren haftada 1-2 günden başlayarak uygulanan besleyici gece kremi, göz çevresi kremi ve maskelere 40lı yaşlarda bol vitamin ve besleyici maddeleri içeren anti-aging serum ve kremler eklenmelidir.

KURU CİLT

Görünümü mat, yağ salgılanması normalin altında ve nem oranı çok düşük bir cilt tipidir. Hem beyaz hem de esmer cilt tiplerinde rastlanabilir. Gözenekler ufak ve kapalıdır. Kullanılabilecek ürünler: Krem veya süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yoğun bir nemlendirici, yoğun yağ ihtiva eden besleyici gece kremi, nem ve yağ depo edici maskeler, göz çevresi ve boyun kremleri, peeling krem, yaş ilerledikçe serumlar ve ampuller eklenmelidir. Bu tip ciltler, 20’li yaşlardan itibaren özellikle güneşten ve rüzgardan çok çabuk etkilenirler ve hızla kırışma eğilimindedirler. Bu yüzden yaz-kış bakım ürünlerinin ardından güneş koruyucu kullanmayı da ihmal etmemelidirler.

KARMA CİLT

T bölgesi (alın, burun ve çene) yağlı, yanaklar ve göz çevresi daha normal ve kurudur. Bazen nemsizlik söz konusu olabilir. Yağlı kısımlarda gözenekler açık olabilir, siyah nokta ve sivilce görülebilir. Diğer bölgelerde gözenekler kapalıdır. Kullanılabilecek ürünler: Süt ve jel tipi temizleyici, alkol oranı düşük tonik (yüzde 3-5), cildin ihtiyacına göre nemlendirici, temizleyici, sıkılaştırıcı maskeler, peeling krem, otuzlu yaşlardan itibaren cildin ihtiyacına göre gece kremi ve göz çevresi kremi ilave edilmelidir. Karma ciltler iklimlerden çok etkilenir. Yazın yağlı bölgeler daha çok yağlandığından akne sorunu olur. Kış aylarında ise yanaklar çok kurur, gerilme pullanma, kızarıklık ve kaşıntı ortaya çıkar.

HASSAS CİLT

Deri, damarları gösterecek kadar incelmiştir. Kızaran, kaşınan dalga dalga olan ve yanan bir cilt türüdür. Kötü koşullara hemen reaksiyon gösterir. Genellikle alerjik bir yapıya sahiptir. Susuz ve çok gerilen ciltlerdir. Kullanılabilecek ürünler: Süt tarzı temizleyiciler, alkolsüz tonik ve hassasiyet giderici bakım kremleri. Bu cilt tipine sahip kişiler, yeni bir kozmetik ürün satın almadan önce, o ürünü kulak arkası veya dirseğin iç kısmı gibi bir bölgede 3 gün kadar denedikten sonra herhangi bir reaksiyonla karşılaşmadıkları takdirde yüzlerine kullanmalıdırlar.

YAĞLI CİLT

Görünümü parlak ve yağlıdır. Gözeneklerin içi dolu ve açık, siyah noktalı, sivilceye müsait cilt tipidir. Kullanılabilecek ürünler: Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, çok hafif nemlendirici, temizleyici- sıkılaştırıcı maskeler ve peeling krem.

YAĞLI VE HASSAS CİLT

Cilt yağlı olmasına rağmen nemsizdir. Geniş gözenekler boş da olabilir. Deri hassasiyete bağlı hafif kırmızıdır; pul pul kalkabilir. Kullanılabilecek ürünler: Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, çok hafif nemlendirici, hassasiyet giderici kremler, pomatlar, hassasiyet giderici ve yağ dengeleyici maskeler. Bu tür ciltler, yaş ilerledikçe kırışmaktan ziyade gevşeyip sarkma eğilimindedirler. Bu yüzden yağlı cildi olanlar 30lu yaşlardan itibaren sıkıştırıcı-toparlayıcı bakım ürünlerini tercih etmelidirler.

AKNELİ YAĞLI CİLT

Yağ salgısı normalin üstünde olduğundan devamlı parlayan bir cilttir. Sivilce, akne ve siyah nokta yoğundur. Gözenekler genişlemiş, içleri doludur. Nem oranı normaldir. Akne; mutlaka bir dermatolog denetiminde, medikal olarak tedavi edilmelidir. Medikal tedaviye ek olarak günlük bakımda verilebilecek ürünler; sabun veya jel tipi temizleyici, alkol oranı yüksek tonik, çok hafif nemlendirici, temizleyici ve sıkılaştırıcı maskelerdir.

OLGUN CİLT

Olgun cilt, hücrenin yaşam ritminin yavaşlaması sonucu oluşan bir cilt tipidir. Özellikle menopoz sonrasında östrojen hormonu eksikliğine bağlı olarak cilt nemsizleşir, yağ bezeleri salgısında yüzde 50’nin üzerinde azalma olur. Deride incelme, sarkma, derin çizgiler ve cilt lekeleri meydana gelir, kılcal damarlar yüzeye çıkar, yer yer yağ topakları gelişir, gözenekler genişler. Özellikle 35 yaşından itibaren uygulanan kürler, cildin güzelliği için önemlidir. Kullanılabilecek ürünler: Süt veya krem tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yoğun nemlendirici, besleyici, hücre yenileyici bakım kremi, yağ ve nem depo edici hücre yenileyici maskeler, serim, ampuller ve peeling kremleridir.

Çinliler burun düzeltme aletini piyasaya sundu.

Akla hayale gelmedik inanılmaz buluşla ve fikirleriyle tanınan Çinliler bu kez burun düzeltme aleti yapıp satışa sundu.

Burun şeklenini beğenmeyenler için tasarlanan Çin işi alet, hem parasızlara hem de ameliyattan korkanlar için yapıldı.

Gerçi bir tıbbi aletten çok işkence aleti gibi görünen bu garip aletin burunları ne kadar düzelttiği tam olarak bilinmiyor.

"Burun lifter' adıya satışa çıkan alet daha çok musluğu andırıyor. Aletin etkisi ise henüz kanıtlanmamış.

 

Argan Yağı sadece Fas’ın güney batısındaki Agadir, Essaouira ve Taroudant bölgelerinde yetişen ve UNESCO tarafından koruma altına alınan Argan  ağacının meyvesinden elde edilir.

Sadece Fas’ın güney batısında bulunan organik Argan Yağ;  yaşlanmayı önleyici, besleyici ve tedavi edici özellikleri olması nedeniyle yüzyıllar boyunca Berber Kavmi kadınlarının güzellik sırrı olmuştur. Argan Yağı doğal ve etkili bir biçimde yaşlanmaya ve cilt kuruluğuna karşı savaşmaktadır. Kuru saçların nemlendirilmesinde etkin sonuçlar verir.

Argan Yağı %100 doğaldır. Cilt, saç ve tırnak için çok faydalıdır. Kuru ciltli insanlar için eşsiz bir çözüm olmasının yanı sıra yağlı ciltli kişiler için de ciltte ve saçlı derideki yağ bezesi oluşumunu önlemesi bakımından faydalıdır.

Argan Yağı cilde muhteşem derecede canlılık kazandırmaktadır. Bu güzellik sırrının etkinliği yüzyıllar boyunca kanıtlanmıştır ve bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Bu organik yağ %47,1 oleik asit(Omega 9), %33,8 linoleik asit(Omega 6) içermektedir.

Bu yağ asitlerine ek olarak Argan Yağı çok yüksek oranda Tokoferol(E vitamini), Squalene (cilt altı yağı), Steroller ve polifenoller gibi çeşitli bileşikler içermektedir.

Sizin için seçtiğimiz Argan Yağı Tam Saflığa sahiptir ve Fransada bulunan ECOCERT tarafından lisansa sahiptir. Piyasada bulunan düşük kaliteli ya da saflığını kaybetmiş ürünlerin aksine soğuk baskı (cold press) yöntemiyle sıkılmıştır ve kokusu bulunmamaktadır.

Argan Yağının Cilde Faydaları

• Argan yağı cildinizi yumuşatır, nemlendirir ve cildinizi kurumaya karşı korur.

• Gündüz ve gece kullanımı ile kuru ve nemli cilt arasında denge kurar.

• Geceleri tüm cilt tipleri için harika bir etki oluşturur. Uyku boyunca cildin yenilenmesini sağlar ve cildin yaşlanmasına karşı savaşır.

• Nemlendirici etkisi çok güçlüdür; cildi dışarıdan gelecek güneş, kötü hava, soğuk, çatlak ve gerginliklerin oluşumunu önleyerek erken yaşlanmanın önüne geçer.

Kahverengi Noktaların, Yüzdeki Sivilcelerin ve Boyun Çizgilerinin Giderilmesi

Argan Yağı yüze haftada 2-3 defa olmak üzere hafif bir masaj ile cilde yedirilerek uygulanmalıdır.

Maksimum etkinin sağlanması için tercihen gece yatmadan önce uygulanmalıdır. Eğer sivilceniz varsa yatmadan önce yağı pamuklu bir çubukla da yüzünüze uygulayabilirsiniz.

Argan Yağı mutlaka temiz bir cilde uygulanmalıdır. En iyi etkinin sağlanması için yağı uygulamadan önce buhar banyosu yapınız ya da en azından haftada bir kez, normal banyo yaptıktan sonra Argan Yağı’nı vücudunuza uygulayın ve rahatlayın. Sonucu çabucak göreceksiniz.

Cildiniz daha pürüzsüz ve yumuşak olacak ve ipeksi bir his uyandıracak.

Koltuk altı kararması kadınların korkulu rüyasıdır. Koltukaltında kararma olan bayanlar bu durumdan oldukça rahatsız olurlar. Bu kararmadan kolay bir karışımla kurtulabilirsiniz.

Karışımın Malzemeleri
*Bir tatlı kaşığı pirinç unu
*Bir yemek kaşığı yoğurt
*Bir tatlı kaşığı sirke.

Karışımın Hazırlanışı:
Malzemeleri bir kapta iyice karıştırın. Daha sonra hazırlamış olduğunuz karışımı temiz koltuk altlarınıza yedirerek sürün.
15 dakika beklettikten sonra ovalayarak çıkartın.Ardından koltuk altlarınızı ılık su ile temizleyin.
Koltuk altınızı kuruladıktan sonra limon suyu sürün ve kurumasını bekleyin kuruduktan sonra talk pudrası sürün.
Bu işlemi haftada iki kere yapmanız yeterlidir.

Her tür güneş lekesi, doğuştan gelen cilt bozuklukları, damarsal bozukluklardan kaynaklanan renklenme bozukluklarından kurtulmak artık çok kolay! Güneş ışınlarına uzun süreli ve korunmasız olarak maruz kalmanın sonucunda ciltte oluşan güneş lekeleri artık korkulu rüya olmaktan çıkıyor.

“Tıbbi terminolojide “solar lentigo” olarak adlandırılan güneş lekelerinin oluşumunda en büyük etken, adından da anlaşılacağı gibi güneş ışınları. Çözüm, şüphesiz güneşten korunmak. Güneşe çıkmayarak ya da yüksek faktörlü koruyucular kullanarak güneş lekelerinin belirginleşmesinin önüne geçilebilir.

Bunu başaramayanlar içinse, gelişen tıbbi yöntemler çözüm üretmeye devam ediyor. Güneş lekelerini, güneşe bağlı uzun ve kısa vadede oluşan cilt deformitelerini, erken yaşlanma bulgularını, kırışıklıkları, doğum sonrası ya da hormon kullanımına karşı ciltte oluşan kahverengi koyu lekelenmeleri, boyun ve eldeki yaşlanma bulgularını ve renklenme bozukluklarını artık tamamen yok etmek mümkün. Superplast Estetik & Rekonstrüktif Merkezi doktorlarından Op. Dr. Cihangir Toraman, gelişmiş başlıklarla uygulanan 4 farklı lazer sayesinde uygulanan Antı-Staın yöntemi ile , bir ya da iki seansta istenilen sonuca ulaşmanın mümkün olabileceğini söylüyor. Cerrahi müdahale geçirmiş hastaların dikiş yerlerinde güneşlenmeye bağlı oluşan kalıcı olabilecek cilt koyulaşmaları ve renk bozukluklarından da aynı şekilde kurtulmak mümkün.

Vücudumuzdaki istenmeyen renklenme bozukluklarının farklı kaynaklan olabileceğini belirten Op.Dr. Cihangir Toraman doğuştan, damarsal yapılardan ya da renk verici hücrelerin yapısal bozukluğundan kaynaklı olabileceği gibi, daha sonradan güneşe, hormonal değişimlere (gebelik, ilaç kullanımı vb.) ve bazı kimyasallara maruz kalma ile de cildimizde kalıcı renklenme bozuklukları oluşabileceğine dikkat çekerek, bunlar tedavi edilmediği takdirde ciddi cilt hastalılarına yol açma riski olabileceğine değiniyor.

Op. Dr. Cihangir Toraman şöyle devam ediyor

“Cildimizde renklenme bozukluklarında temel oluşturan iki kaynak hücre var. Bunlardan ilki, melanin denilen tenimize renk veren hücre. İkincisi ise kan damarlarının işleyişindeki anormalliklerden kaynaklanan hemoglobin maddesi. Superplast da uygulanan Anti-Stain yönteminde, renklenme bozukluktan ya da olağan olmayan bölgesel renkli oluşumlan tedavi ederken, bu iki yapı hedef alınıyor. Ana lazer teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, fraksiyonel lazerlerin üretilmesi fraksiyonel sözcüğünü sadece tel lazeri ifade etmekten öteye taşıdı. Bu sayede sadece istenilen amaç çerçevesinde bölgesel etkiyi artırmamız mümkün oldu. Güneş lekeleri gibi diğer tüm renk bozuklukları da, hastaya özgü bir renk, yapı ve sebepten oluşuyor. Dolayısıyla tüm hastalarımızı tek bir lazer tipiyle tedavi etmemiz mümkün değil; bu konuda ısrarlı olmak hastaya zarar verebilir. Bu tedaviler çok ciddi yatırım gerektiriyor ve elinizde en az on farklı lazer ünitesinin bulunması kesinlikle gerekli. Her problem kendisi için Özel geliştirilmiş lazer cihazı ile tedaviedilmeli.

Hastalarımıza düşen tek görev, tam donanımlı profesyonel bir merkezde tedavi olmayı seçmek. Superplast şu an dünyada elinde en gelişmiş lazerlerin tamamını bir arada bulunduran tek klinik. Kullandığımız teknoloji sayesinde bir ya da en fazla iki seansta her tür güneş lekesini, doğuştan gelen cilt bozukluklarını, damarsal bozukluklardan kaynaklanan renklenme bozukluklarını {varis hemanjiom yani çilek lekesi vb.) dünya standartlannm çok üstünde ve güvenli olarak tedavi etme imkanına sahip.”

Güneşin olumsuz etkilerinin yanı sıra, yanlış kullanımdan ötürü parfümler de ciltte leke yapabiliyor. Anti-Stain yöntemi ise renklenme bozuklukları ya da olağan olmayan bölgesel renkli oluşumları tedavi etmeye yardımcı oluyor ve bu tedavide tek tip lazer kullanılmıyor.

Oksijen hayat iksiridir.Oksijen olmazsa metabolizmada olmaz,cilt ve vücut hücrelerine enerji gitmez,cilt sıkılığını kaybeder,yorgun bir görünüm alır.Kırışıklıklar ve erken yaşlanmanın tüm belirtileri meydana gelir.

CİLT İÇİN OKSİJENİN ÖNEMİ NEDİR ?

Hücrelerin çoğalması ve fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için enerji gereklidir. Vücuttaki tüm hücrelerin enerji oluşturması için ise oksijen şarttır. Ciltte yeni hücreler epidermisin en alt tabakası olan bazal tabaka tarafından oluşturulur. Epidermiste kan damarı olmadığı için bu olay için gerekli oksijen dermisteki kan damarlarından sağlanır. Hücreler gereken oksijeni bunun dışında hücreler arası boşluktan(biomatriks) da havadaki oksijeni kullanarak elde ederler. Uygulamada bu özellik kullanılmaktadır.

CİLTTEKİ OKSİJEN MİKTARI AZALMASININ GÖRÜNÜR SONUÇLARI NELERDİR ?

Ciltteki oksijen miktarı yaşlanmayla birlikte ileri derecede azalmakta serbest radikaller içeren toksinler artmaktadır. Bu durum hücrelerin fonksiyonlarını bozmaktadır. Sonuçta cilt altı bağ dokusu gevşemekte, ciltte çizgilenmeler oluşmakta cansızlaşmakta ve solgun bir hal almaktadır.

İĞNESİZ…….HASSAS , ETKİLİ VE ACISIZ.

*OKSİJENTERAPİ İLE CİLLTE NE GİBİ OLUMLU DEĞİŞİKLİKLER SAĞLANANABİLİR ?

OXYJET STAR ile iğnesiz olarak basınçlı oksijen infüzyonu yapılarak hiçbir ağrı olmaksızın, yüz ve boyundaki kırışıklıklarda belirgin bir azalma, cilt yapısında canlanma ve kalitesinde artış sağlanır. Uygulamada özel iyonize oksijenli detox özellikli ürünler kullanılmaktadır. Yeni nesi en son teknolojik oksijenterapi cihazı Tıpta yaklaşık 30 yıldır kullanılmakta olan insülin ve aşılama yöntemlerine benzeyen bir sistemdir.özel formüllü tıbbi ürünler ve saf oksijen epidermisin alt tabakalarına enjekte edilir.Kullanılan tıbbi ürünlerinin içeriklerinde yer alan maddeler,basınçlı oksijen cihazı sayesinde ciltte depolanır.Etkileri hemen görülür ve uzun süre kalıcıdır.

Oksijenoterapi ULTRAPEEL Mikrodermabrazyon ile kombine edildiğinde mükemmel sonuçlar elde edilebilir.

*OKSİJENTERAPİ HANGİ AMAÇLARLA KULLANILIR ?

-Cilt canlı pürüzsüz ve ışıltılı bir görünüme kavuşur.
-Güneş lekelerine karşı etkilidir.
-Kırışıklıklarda gözle görülür bir azalma olur.
-Dokuların canlanmasına yardımcı olur.
-Cildin alt katmanlarına ulaşan oksijen,metabolizmayı hızlandırarak vücutta biriken toksinlerin atılmasını sağlar.Bunun sonucunda toksin birikimine bağlı oluşan akne ve benzeri sorunlarda ortadan kalkar.

OKSIJENTERAPI SONUCLARI VE ETKILERI::

ANTIAGING
ANTIAKNE
ANTISELLULIT
GOGUS VE YUZ LIFTINGI
ANTI PIGMENTASYON(LEKE TEDAVISI)
KIRISIKLIK TEDAVISI
DIŞ ETKENLERLE (GüNEŞ, SOĞUK, SOLARYUM)HASARA UĞRAMIŞ CİLDİ YENİDEN YAPILANDIRIP CANLANDIRMAK
çEŞİTLİ NEDENLERLE OLUŞMUŞ CİLT PİGMENTASYONLARININ (YAŞLILIK, GüNEŞ, SOLARYUM) GİDERİLMESİ
AKNELİ VE SİYAH NOKTALI CİLTLERİN DüZELMESİNİ SAĞLAMAK

*OKSİJENTERAPİNİN SEANS ARALIKLARI VE SAYISI NEDİR ?

Oksijenterapi ile yapılan bakımlarda seans sayısı ve aralığı cildin durumuna, hastanın yaşına ve uygulama amacına göre değişir.Seans aralığı 4 günde 1 uygulamadan haftada 1 uygulamaya kadar değişir. Bir kürdeki seans sayısı ise 3 ile 10 arasındadır. Ayrıca üst üste 3 veya 5 gün aralıksız yapılan bakım kürleri de vardır.

*OKSİJENTERAPİDE AKTİF MADDELER CİLT ALTINA NASIL İLETİLİR ?


Normal bir cilt bakımında cilde uygulanan kozmetik ürünlerin cilt tarafından emilmesi için uzun süre gerekmektedir ve bu emilim hiçbir zaman ileri düzeyde olamamaktadır. Oksijenterapi uygulamasında ise basınçlı oksijen ile birlikte iyonize özel ürünler ve serumlar kullanılarak epidermisin en alt tabakasına dek hem oksijen hem de uygulama ürünlerinin iletilmesi sağlanır. Oksijen ve iyonize ürünler epidermal bariyere hasar verilmeden en uygun oksijen basıncı altında, epidermis hücreleri arasındaki boşluktan (biomatriks) taşınır. İçerikteki ürünler ve oksijen kan damarlarından emilerek tedavi edici etkisini gösterir. Bu uygulama ile çok kısa sürede oksijen ve aktif maddeler cildin en alt tabakalarına kadar iğne yapılmaksızın taşınır ve hedeflenen bölgede aktif maddelerden oluşan bir depo oluşması sağlanır. Uygulama ile cildi canlandırıcı etkisi olan özel iyonize ürünler ve oksijen doğrudan cildin sorunlu bölgelerinde istenilen derinliğe taşınır ve hücrelerin ihtiyacı olan enerji ile ciltaltı dokuda eksikliği oluşmuş maddelerin takviyesi sağlanmış olur.

Dr. M. Emre ÇİÇEK
Medikal Estetik Uzmanı
Web: www.emrecicek.com

Dr. Emre Çiçek

Şeyda Coşkun
Ahmet Maranki
Şifalı Yemekler

İbrahim Saraçoğlu
Canan Karatay
Prof Dr O. Müftüoğlu
Suna Dumankaya
Taylan Kümeli
Dr. Feridun Kunak
Haluk Saçaklı
Erkan Topuz
Mehmet Öz
Ebru Şallı
Dr Gürkan Kubilay
Suat Arusan
Ender Saraç
Ömer Coşkun
KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME
Güzellik & Bakım
Diyet
Şifalı Bitkiler
Gün Gün Hamilelik
Ameliyat Görüntüleri
3000 TIP DOKTORU
Yeni SGK Yasası
Alışveriş & İndirim
Fıkralar
İstanbul Rehberi
Tatil Seçenekleri
Şarkı Sözleri