İLETİŞİM
SİTE SAHİBİ: NESRİN İKİZLER e.mail: perizadeyasar@hotmail.com
BİZİ TAKİP EDİN
02128561627
Kategoriler
Uyarı!
Sitemizde yer alan bilgiler paylaşım amaçlıdır. Lütfen uzmanlara sorularınızı kendilerine ait web sitelerinden sorunuz.
Yasal Uyarı!
Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Legal Notice!
The information on this site is in the nature and treatment purposes is not recommended. It is the responsibility of the applications the site owner. A physician for medical problems always have danışınız.Your doctor's the drugs and diagnostics without necessarily going kullanınız.To doctor Whatever your complaint, you can put, with this information, do not attempt to treat your self. This information is not strictly a disease diagnostic purposes.

Arşiv ‘ERKAN TOPUZ İLE KANSER TEDAVİSİ’ Kategori


Huş ağacındaki betulinik asit, AIDS'e yol açan HIV'nin yayılmasını ve kanserli hücrelerin büyümesini engelliyor. İdrar yolları rahatsızlıklarında da yarar sağlıyor.

İçinde betulinik asit bulunan huş ağacı; tedavi edici etkileri nedeniyle 1834 yılından beri Rusya’da kullanılıyor. 1994 yılında Kuzey Carolina Üniversitesi’ndeki bilim adamları da, beyaz huş ağacının kabuğunda bulunan kimyasalların, AIDS hastalığına yol açan HIV’nin yayılmasını engellediğini rapor etti.

EGZEMADA FAYDALI 
İllinois Üniversitesi’nde yapılan bir diğer araştırma da; betulinik asidin, farelerdeki kanserli hücreleri öldürdüğünü ortaya çıkardı. Bazı araştırmacılar ise bu asidin bazı tümör hücresi tiplerinde; hücrenin kendi kendine yıkımı anlamına gelen apoptozis işlemini başlattığını ileri sürmekteler. Uzun yıllardan beri bilim adamları, huş ağacının özellikle melanom hücrelerindeki anti-tümör etkisini saptayabilmek için araştırmalar yapmaya devam ediyor ve ümit verici sonuçlar elde ediyorlar. Betulinik asit, sadece kanser tedavisinde değil, haricen uygulandığında da; egzema ve diğer deri hastalıklarında başarılı sonuçlar vermekte. Ayrıca dizanteri, kolera ve idrar yolları rahatsızlıklarında da yarar sağlıyor.

KABUKLARINDAN YAPILAN ÇAYI GÜNDE 2 BARDAK İÇİN
Betulinik asitle ilgili yapılan araştırmalar, bu maddenin özellikle çocuklarda görülen bazı sinir sistemi tümörlerinde yarar sağladığını gözler önüne seriyor. Bu konuyla ilgili araştırmalara Almanya’da devam edilmektedir. Ancak çok net verilerin elde edilebilmesi için uzun süren detaylı araştırmalara ihtiyaç vardır.

DERİYE DE SÜRÜLÜR 
 Çayı için; bir kaşık dolusu huş ağacı kabuğunun 15 dakika kaynar suda tutulması gerekmektedir. Bitkinin faydalı olduğunu iddia eden araştırmacılar, çayının günde 2-5 bardak tüketilmesi gerektiğini savunuyorlar.
 Huş ağacının kabuğundan elde edilen doğal betulinik asit, haricen deriye de uygulanabilmektedir.

2 KAŞIK KETEN TOHUMU VÜCUDUN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR!
 Kanserle mücadelede yararlı olan maddelerden biri de; keten tohumu. Üç bin yıl önce Babiller tarafından yetiştirilmeye başlanan keten tohumunu; ilk kez 1950 yılında Alman biyokimyacı Johanna Budwig kanserli hastaların tedavisinde kullanmıştır.
 Budwig hastalarına keten tohumu yağıyla karıştırılmış köy peyniri vermiş, onlardan bol bol süt, meyve ve sebze tüketmelerini istemişti. Bu diyeti uyguyalayan hastaların tümörlerin ya tamamen kaybolmuş ya da küçülmüştü.

KOLESTEROLÜ DÜŞÜRÜR 
 Bitki bilimciler keten tohumunu; kabızlık, solunum problemleri, boğaz iltihapları, egzama, adet dönemi problemleri ve artrit tedavisinde de tavsiye ediyorlar. Çalışmalarda keten tohumundan elde edilen yağın; kolestrol seviyelerini düşürdüğü, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kanserden koruduğu da görülüyor.
 Keten tohumu yağı tam anlamıyla Omega 3 deposudur. İçinde bulunan linoleik asidin de kansere karşı koruyucu bir etkisi vardır.

İSHAL VE GAZ YAPABİLİR 
 Keten tohumu buzdolabında tutulmadığı zaman yeşerebilir. Bu nedenle hafif kavurarak yenmelidir. Diyare, gaz ve bulantı gibi yan etkileri olabilir. Dolayısıyla diğer laksatiflerle birlikte kullanılmamalıdır. Bu faydalı bitkinin günde 1-2 tatlı kaşığı tüketilmesi yeterlidir.

kaynak:sabah

Image and video hosting by TinyPic

Doğal bir koruyucu olan saw palmetto; erkeklerde yaşam kalitesini yüzde 50 artırıyor. Prostat büyümesini engelleyen meyve; prostat kanseriyle mücadelede etkili. Ayrıca idrar akıntılarını da önlüyor.

Bodur bir palmiye türünün meyvesi olan saw palmetto; içinde barındırdığı doğal maddelerle prostat büyümesine ve prostat kanserine karşı çok önemli bir koruyucu. Kuzey Amerika kökenli meyve, erkeklerde yaşam kalitesini yüzde 50 artırıyor. Yapılan çeşitli klinik çalışmaları; saw palmetto’nun bakterileri öldürme yeteneğini artırdığı ve rahatlıkla idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılabileceğini de bilimsel olarak ortaya koyuyor.

MÜCADELE EDİYOR 
Olumsuz prostat koşulları 50 yaşından sonra tüm erkeklerin neredeyse yarısında görülüyor. Palmetto; prostat kanseri gelişimine katkıda bulunan genleri değiştirerek, doğrudan prostat dokusunda hormon dönüşümünü engeller ve prostat kanseri ile mücadele eder. Bilimsel bulgular; palmettonun prostat kanseri hücreleri üzerinde baskılayıcı etkisinin bulunduğunu gösteriyor. Palmetto; yüksek betasitosterol içeriği sayesinde içerdiği karotenoidler, hücre büyümesini engelleyerek, apoptozise neden olur ve etkileyici bir şekilde kanser hücrelerinin gelişimini engeller. Fakat palmetto; prostat kanseri için öncelikli tedavi şekli olarak düşünülmemelidir.

İDRARA ÇIKARIYOR 
2939 erkeğin katıldığı 18 klinik çalışmanın sonucunda; palmetto’nun alt üriner sistem semptomlarını ve idrar akıntılarını etkili bir şekilde önlendiği ispatlandı. Aynı analizde bu meyveyi alan erkeklerde, gece idrarına çıkma (nokturi) daha az gözlendi. Ayrıca yapılan diğer bir çalışmada; ısırgan kökü, Afrika erik ağacının (Pygeum Africanum) kabuğu dahil diğer phytonutrient özlerinin bileşiminin de ek fayda sağladığını gösteriyor.

LİKOPEN İLE KANSERE KARŞI
Likopen; domates, karpuz, pembe greyfurt, guava gibi yiyeceklerin içinde bulunan antioksidanlar arasında. Yapılan araştırmalar likopen alımının kanser riskini düşürdüğü gösteriyor. Ayrıca bilimsel bulgular, likopenin PSA değerlerini azaltarak, prostat kanserini tedavi ettiğini ortaya koyuyor. Erkeklerde metastazı durduruyor. Tek başına likopen veya fitosteroller; antioksidanlar gibi kanser gelişimini bloke ederek, PSA değerlerini dengeliyor. Kanserin ilerlemesini yavaşlatmakta da etkili oluyor.

PROSTAT TEDAVİSİNDE YARDIMCI ÜRÜNLER
 DEVE DİKENİ (Milk thistle), Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde deve dikeninin prostat kanserine karşı etkili olduğu görüldü. İnsanlarda yapılan çalışmalarda ise PSA değerlerini düşürdüğü gözlemlendi.
 BOSWELLİA SERRATA: Bu bitkinin ektresi, prostat sağlığının korunmasına son derece etkili bir formül. Boswelli Serrata güçlü bir 5-lipoksijenaz inhibitörü olarak görev yapıyor. Yapılan araştırmalar prostat kanseri hücrelerinin proliferasyonunun kontrol edilmesinde çok etkili olduğunu gösteriyor. Kanserli hücrelerin büyümesini ve üremesini bloke ediyor, yani kan damarı büyümesini engelliyor.
 ISIRGAN OTU: (urtica dioico) Isırgan otunun tamamlayıcı prostat sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığı kanıtlandı. Isırgan otu; prostat dokusu hormon aktivitesini mödüle ediyor. Ayrıca bu bitkinin ektresi de kanserli hücrelerin çoğalmasını azaltan prostat kanseri mücadelesinde etkili bir savaşçı. Kanser hücrelerinde hızlı prograsyon için gereken enzimleri engeller. Ancak ısırgan otu da saw palmetto gibi tek başına prostat kanserini tedavi etmekte tek başına yeterli değil.
 AFRİKA ERİK AĞACI: Afrika kökenli bitkinin kabuğu prostat ve mesane sağlığı için önemli. İdrar yolları enfeksiyonlarında ve kolon kanserlerinde de etkili olduğu gözlendi. Her gün belli oranda alınırsa; alt üriner sistemlerindeki semptomlarda ve idrar akım hızlarında önemli ölçüde fayda sağlar. Yan etkileri hafiftir. Yapılan son çalışmalar; Afrika eriğinin, prostat kanseri için önleyici bir potansiyel olduğunu gösteriyor. Üstelik kanserli hücrelerin büyümesini ve gelişimini durduruyor.

 

Şeker hastalarının, diğer insanlara göre her kanser türünde yüzde 41 oranında riske sahip olduğu öne sürülüyor. Metformin içeren şeker hastalığı ilaçlarının ise kanserden korunmada etkili olduğu biliniyor.

Son 10 yıllık dönemde yaklaşık 8 bin diyabet hastası arasında yapılan bilimsel çalışmalarda; anti-diyabetik bir ilaç maddesi olan metforminin, tüm kanser risklerini yüzde 54 oranında azalttığı belirlendi. Metforminin; meme, kolon ve akciğer kanserlerindeki yaşam süresini önemli ölçüde uzattığı da gözlenirken, söz konusu ilacın yeni kanserli hücre oluşumunu önlediği de bilimsel olarak onaylanmıştır.

YÜKSEK KAN ŞEKERİ RİSKİ ARTIRIR
 Destekleyici epidemiyolojik (Epidemiyoloji; toplumdaki hastalık, kaza ve sağlıkla ilgili durumların dağılımını, görülme sıklıklarını ve bunları etkileyen belirteçleri inceleyen bir tıp dalıdır) çalışmalarda; diyabet ve obezitenin yüksek kanser riski taşımasına rağmen glikoz kontrolü için metformin alanlarda, kanser oranlarının düşük olduğu ortaya çıktı.
 Diyabet kanser gelişiminde önemli bir faktör. Diyabetliler, sağlıklı insanlara göre hemen hemen her tür kanserde, yüzde 41 oranında riske sahiptir. Yüksek kan şekeri; böbrek, pankreas ve melonom dahil bazı kanserlerin riskini artırır.

DİYABETİK OLMAYANA DA YARADI
 Laboratuvar ve klinik veriler; metforminin, diyabetik olmayan kişilerde de kolon, akciğer ve meme kanserlerini önlediğini göstermiştir.
 Diyabet ve kanser arasındaki ilişkide yatan mekanizmalar, metformin adlı kanser önleyici maddeyle bağdaştırılıyor.
 Obezite de farklı kanser tipleri için risk artırıcı bir faktördür.
 Kanser ölümlerinin yüzde 20′sinde, vücut kitle indeksindeki artışın etkili olduğu çeşitli çalışmalarla belgelendi. Son yıllarda, şişman kadınlardaki kanser riskinde yüzde 59 oranında artış görülmektedir.

METFORMİN NEDİR?

Metformin, şeker hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaç olmakla birlikte; kadınlarda kısırlığa neden olabilen polikistik yumurtalık sendromunda da insülin duyarlılığını artırmak amacıyla uygulanır.

İKİZ KANSER RİSKLERİ DİYABET VE OBEZİTE 
 Diyabet ve obezite, kanser oluşumuna zemin hazırlayan ikiz risklerdir. Metformin ise şişman ve şeker hastası (diyabetik) kişiler üzerinde kansere karşı güçlü koruma sağlamaktadır.
 Çeşitli metabolik sorunlar nedeniyle meydana gelen diyabet ve obezite nedeniyle gelişen hücresel büyüme bozuklukları da; kanser hastalığının gelişimine önemli katkılarda bulunur.
 Geniş çaplı araştırma sonuçlarına göre metformin; düşük maliyeti, olumlu yan etki profili ve 50 yıldan bu yana koruduğu güvenli sicili ile en yaşlı insanlar için bile kansere karşı güçlü bir dayanak oluşturmaktadır.

FARELERDE METASTAZ OLUŞUMUNU AZALTTI
 Fareler üzerinde yapılan laboratuvar çalışmalarında; metforminin ölümcül kolon kanserlerini şaşırtıcı biçimde önlediği görülmüştür. Kolon kanserleri, Amerika’daki kanser ölümlerinde ikinci sırada yer alır.
 Kimyasal yolla oluşan kolon kanseriyle ilgili bir çalışmada ise metforminin farelerde bağırsak polipi büyümesini engellediği, mikro metastaz oluşumunu önemli ölçüde azalttığı belirlenmiştir. Bu da kanser için çok büyük bir gelişme olarak görülmektedir.
 Araştırmacılar; metformini diyabetik olmayan kişilerde de kanser önleyici ajan olarak göstermektedir. Bazı çalışmalarda, günde 250 miligram metformin alımı ile kanser oranında yüzde 55 azalma gözlendiği vurgulanıyor.

DOKTORA DANIŞARAK KULLANMAK GEREKİR
 Farelere 13 gün boyunca metformin verilen bir laboratuvar çalışmasında, akciğer kanserine karşı yüzde 72 oranında korunma sağlandı; tümörlerin küçüldüğü gözlendi.
 Metformin ayrıca kanser eğilimli meme hücrelerinde de tümör riskini azalttı. Bu deneyler sonucunda; meme kanserinin önlenmesinde, insan ömrünü uzatmada ve yaşam kalitesini artırmada da büyük adım atıldı.
 Kanser riski ya da obeziteye dair endişeleriniz varsa günde 250- 500 miligram metformin rejimiyle ilgili doktorunuza danışın. Böbrek, karaciğer ve ileri kalp hastalığı olanlar da doktor kontrolünde metformin kullanmalıdır.

Lenfoma en hızlı ilerleyen kanser türlerinden biri olmasına karşın, tedavi başarısı oldukça yüksektir. En önemli belirtileri boyunda, koltuk altında ya da kasıklardaki ağrısız bezeler, gece terlemesi, düşmeyen ve sebebi bilinmeyen ateştir. Ayrıca sürekli yorgunluk ve kilo kaybı da lenfomanın habercisi olabilir. Ancak bu belirtilerin başka hastalıklarda da görülebileceği unutulmamalıdır.

GÜNÜMÜZDE KANSER
Kanser, yılda 10 milyondan fazla yeni olguyla karşımıza çıkan, sonuçları en ağır hastalıklardan biridir.

Her yıl teşhis edilen kanser hastalıklarının önemli bir bölümü erken tanı ile etkin bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Lenfoma, “lenf sisteminden” kaynaklanan kanserlerin ortak adıdır. Lenfoma çok çeşitli alt tiplerden oluşan, çok farklı davranış özellikleri gösterebilen bir hastalıklar topluluğudur. Birçoğunda doğru tanı ve güncel tedavi uygulamaları ile hastalıksız ve uzun süreli yaşama şansı olanaklıdır.

LENFOMA KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Lenfoma, hem çocuklarda hem de erişkinlerde görülen bir hastalıktır.

Lenfomaya yol açan bazı risk faktörleri
* Uzun süren (kronikleşmiş) enfeksiyon hastalıkları,
* Bağışıklık sistemini zayıflatıcı durumlar,
* Bazı kimyasal maddelere maruz kalma (Böcek öldürücü ilaçlar gibi),
* Bazı virüslerden kaynaklanan hastalıklar.

LENFOMANIN BELİRTİLERİ NELERDİR?
1- Ağrısız bezeler:

En sık görülen belirti olan ağrısız bezeler, lenf bezlerinde oluşan, ağrı vermeyen, genellikle çapı 1 cm’den fazla olan düğüm şeklinde şişliklerdir. Fark edilme ihtimali en yüksek olan bezeler, boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde çıkar. Bu şişlikler ağrıya veya başka belirtilere yol açmaz, ancak sıklıkla boyutları giderek artar. Lenf düğümlerinin şişmesinin çok sık görülen bir durum olduğu unutulmamalıdır. Lenf düğümlerinde şişme olan kişilerin çok büyük bir kısmında lenfoma dışında tanılar söz konusudur. Lenf düğümlerinde şişliğin en yaygın sebebi enfeksiyondur. Şişen lenf düğümleri genellikle enfeksiyon iyileştikten sonra küçülür.

2- Sebebi bilinmeyen ateş:
Ortada hiçbir sebep yokken vücut sıcaklığının 38ºC’nin üzerinde olması.

3- Gece terlemesi:
Gece yatarken giyilen giysilerin ve çarşafların ıslanmasına neden olacak kadar şiddetli gece terlemesi.

4- Kilo kaybı:
6 ay içerisinde vücut ağırlığının %10’undan fazlasının kaybolması.

5- Sürekli yorgunluk:
Şiddetli ve devamlı halsizlik veya yorgunluk.

BU BELİRTİLER ORTAYA ÇIKTIĞINDA NE YAPILMALI?
Kendinizde bu belirtileri görürseniz, doktorunuza danışın. Ancak unutmayın, bu işaretlerin hiçbiri lenfomaya özgü değildir; pek çok başka hastalıkta da benzer belirtiler görülebilmektedir. Tanıyı sadece hekim kesinleştirebilir.

LENF SİSTEMİ NEDİR?
Lenf sistemi bedenimizin bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Lenf sistemi mikroplarla ve diğer pek çok hastalıkla mücadele eden akyuvarları (lökositler, kanın beyaz hücreleri) depolar ve bedenimizin her köşesine taşır.

Lenf sistemini tüm bedenimizde dağılmış olan bir ağa benzetebiliriz. Bu ağda lenf damarları, lenf bezleri ile diğer lenf organ ve dokuları bulunmaktadır.

Lenf damarları, kan damarları gibi ama onlardan ayrı bir sistem içinde, bedenimizin tüm bölgelerine dağılır.

Lenf damarlarında renksiz, suya benzeyen bir sıvı taşınmaktadır.

Bu sıvıya lenf sıvısı denir. Lenf sıvısında yer alan akyuvarların bir grubu, hastalıklarla mücadele etmek üzere bedenin her noktasına ulaştırılmaktadır. Lenf sisteminde görev yapan akyuvarlara lenfosit de denir.

Lenfositlerin iki görevi çok önemlidir:
1- Yabancı mikroorganizmalarla savaşmak.
2- Bedenimizde olası bir tümörün büyümesine engel olmak.

Bu ağın üzerinde bulunan önemli bir yapı da lenf bezleridir. Lenf bezleri, fasulye veya bezelye benzeri bir yapıya sahip olan küçük organlardır. Bunlar bağışıklık sistemimiz için önemli hücrelerin eğitimlerinden ve depolanmasından sorumludur. Lenf bezleri boyun, koltuk altları, kasıklar, göğüs kafesinin içi ve karın gibi bedenin belli bölgelerinde gruplar halinde bulunur. Lenf sisteminin diğer organları arasında bademcikler, dalak, kemik iliği de bulunmaktadır. Ayrıca mide, bağırsak ve cilt gibi bazı organlarımızda da lenf sistemi içinde yer alan doku bölümleri vardır.

Lenf damarları, lenf bezleri, diğer lenf organ ve dokularıyla birlikte tüm bu yapıya lenf sistemi denir. Bu yapı içinde ortaya çıkan kanserlerin genel adı da lenfomadır.

Lenfomadan korkmayın, eğer belirti varsa doktorunuza danışın!

Bir arkadaşım (58) boynunda şişlik oluşunca doktora gitti. Lenf bezi kanseri tanısı konuldu. Tümör bademcik arkasındaki lenf bezinde ortaya çıkmış. Arkadaşım şu anda kemoterapi görüyor. Acaba bağışıklık sistemini nasıl güçlendirebilir, kemoterapinin zararlarından nasıl korunabilir? GÜLSEN S.

Cevap: Bademcik arkasında çıkan lenf bezi kanserine ‘tonsil lenfoması’ diyoruz. Genellikle kemoterapi ve radyoterapiyle başarılı bir şekilde tedavi ediliyor. Hastanız şanslı çünkü temelli kurtulma şansı var. 4-5 kür kemoterapi sonrasında kemik iliği testi temiz çıkarsa tedaviye radyoterapi de eklenecektir. Radyoterapi nüks riskini azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi için arkadaşınıza önerilerim şunlar:

Lezyon boğazınızda olduğu için ağız mantarları sorunuyla karşılaşabilirsiniz. Mantara mani olmak için karbonatlı suyla gargara yapın; karadut şurubu, zencefil, papatya çayı için.
Nar suyuyla gargara yapmak ağız yaralarını engelleyebilir.
Sebze ve meyve suyuna ağırlık verin.
Tükebetildiğiniz kadar domates, havuç, tatlı elma, ananas, kan portakalı suyu için.
Pazı, ıspanak ve maydanozu sofranızdan eksik etmeyin.
Kemoterapi sırasında sebze ve meyvelerin temizliğine çok dikkat edin.
Mikroplardan arındırmak için sirkeli su en uygun yöntemdir.
Bütün kara meyveleri bol miktarda yiyin.
Her gün 1-2 avuç ceviz ve yer fıstığı tüketin.
Ama bunları iç şeklinde değil kabuğuyla alın.
Beta glukan denen kanser savaşçısı bir madde içerdiği için reishi, cordyceps gibi mantar haplarını kullanabilirsiniz.
Günde 1 avuç arpayı güveç ya da çorba içinde tüketin.
Her gün 1 çorba kaşığı susam tüketin.
Bol miktarda yoğurt yiyin.
İştahınızın açılması için günde 4 çorba kaşığı malt hülasası tüketin.
Kemoterapi sırasında haftada 2 kez kırmızı et yiyin.
Diğer günler balık, hindi ve tavuğu tercih edin.
İmmün sisteminiz zayıf olduğundan ateşli hastalıklardan korunun.
Kalabalık ortamlara girmeyin.
Kilo kaybına mani olun.
Ağır sporlardan kaçının.
Gece mutlaka karanlıkta uyuyun.
7-8 saat uykunuzu alın.
Uyku düzeni bozuk ve 40 yaşının üstündeyseniz melatonin alın.

Tedavi sonrasında tamamen şifaya kavuştuktan sonra 3 ayda bir kan biyokimyası, beta 2 mg, Idh, sedimantasj hemogram, alkali fosfotaz, karaciğer fonksiyon testleri yaptırın. Gerekirse akciğer bilgisayarlı tomografi (BT), tül batın BT, beyin MR, kemik sintigrafıs yaptırın, 3 yıl sonra kontrollerinizi 6 aya bir yaptırmanız yeterli. Hastalığınızın üzerinden 5 yıl geçtikten sonra yılda 1 kez kontrolden geçmeyi ihmal etmeyin.

Soru: 48 yaşındayım. 6 ay önce lenf bezi kanseri (non hodgkin lenfoma) teşhisi konuldu, akciğer metastazım var,kemoterapi görüyorum, kan değerlerim düşük. Doktorum bağışıklık sistemimin çöktüğünü söylüyor. Tavsiyeniz nedir, nasıl beslenmeliyim?

Cevap:Kemoterapinin en az 6 kür uygulanması şart. Kemoterapi iyi sonuç verirse gerekirse radyoterapi yapılabilir. Terleme, ateş, kilo kaybı gibi semptomları dediğimiz kötü gidişat faktörlerine karşı dikkatli olun. İmmün sisteminizi güçlendirmek için Önerilerim şunlar:

* Enfeksiyonlardan korunmak için kalabalık ortamlardan uzak durun.
* C vitamininden zengin mandalina, portakal ve limonu bol tüketin.
* Ancak kemoterapi sırasında greyfurttan uzak durun, çünkü ilaçların etkileşimini bozabilir. Kilo kaybınız varsa bu meyvelerin suyunu da içebilirsiniz,
* Beta karoten denen maddeden zengin olan kırmızı, kara ve koyu yeşil meyve sebzeleri bol tüketin. Kilo kaybınız varsa her gün birer bardak havuç, nar ve elma suyu için.
* Böğürtlen yaprağı ve kökü çayı, yeşil çay için.
* Sık grip oluyorsanız yılda 2 kutu ekinezya bitirin.
* Kemoterapiye bağlı anemi ortaya çıkabilir. Önlem olarak haftada 2 kez yağsız kırmızı et, her gün 1 çorba kaşığı kara üzüm pekmezi tüketin. Semizotu, pazı, maydanoz da aneminin azalmasını sağlar.
* Her gün yarım kilo yoğurt yiyin.
* Genel durumunuz zayıfsa her gün 1 bıldırcın yumurtası, 2-3 tane de haşlanmış yumurta beyazı tüketin.
* Haftada 2-3 kez balık yiyin. Özellikle çinekop, istavrit, hamsi ve somonu tercih edin.
* Bulabilirseniz organik domates tüketin, ya da suyunu için.
* Her gün 1 avuç ceviz, 1 avuç da fındık yiyin.
* Beta glukan ve liften zengin olan arpa, yulafı bol tüketin. Arpa ve yulafı çorbalarınıza koyabilirsiniz ya da kahvaltıda yoğurt ve meyveyle tüketebilirsiniz.
* Brokoli, karnabahar, pırasa, soğan, sarımsak, brokoli, semizotu gibi gıdaları sofranızdan eksik etmeyin.
* Aşırı yorgunluktan kaçının.
* Gece yatmadan yarım saat önce doktorunuza danışarak 18-21 gram metalonin alın.
* Reishi ve cordyceps mantarı hapları kullanabilirsiniz.
* Öğlen tok karna 2-3 gram yüksek doz C vitamini alabilirsiniz.
* 2-3 grama kadar omega 3 kullanabilirsiniz. Shark liver oü (köpek balığı karaciğer yağı kapsülü) kemik iliğini güçlendirmek için faydalı olabilir.

ENGLISH
Lymphoma is one of the most rapidly progressive type of cancer, although treatment success is quite high. The most important symptoms of the neck, armpits or kasıklardaki painless glands, night sweats, fever of unknown cause, and falling. In addition, the constant fatigue and weight loss may be harbinger of lymphoma. However, remember that these symptoms can be seen in other diseases.TODAY IN CANCER
Cancer, more than 10 million years, we face the new phenomenon, the results of one of the most severe illnesses.An important part of cancer diagnosed each year in early diagnosis of diseases can be treated effectively with.

Lymphoma, “lymphatic system” is the common name from the cancers. A wide variety of sub-types of lymphoma, a disease may show a very different set of behavioral characteristics. In many applications, the correct diagnosis and current treatment with disease-free and long-term chances of survival are possible.

Who gets LYMPHOMA?

Lymphoma, a disease common in both children and adults.

Some risk factors leading to Lymphoma
Long-lasting (chronic) infectious diseases,
The immune system, debilitating conditions,
Some exposure to chemical substances (drugs, such as insect killer)
Some viral diseases.

LYMPHOMA ARE THE SYMPTOMS?
1 – Painless meringues:

The most common symptom is painless glands, of lymph glands, pain does not usually more than 1 cm in diameter şişliklerdir knot. The difference is most likely to be glands in the neck, armpits or groin area of interest. This swelling does not cause pain or other symptoms, but often gradually increases the dimensions. Swelling of the lymph nodes should be noted that a very common situation. Swelling of the lymph nodes of people with diagnoses other than lymphoma, there is a very big part. The most common cause of swelling of lymph nodes infection. Swollen lymph nodes often shrinks after the infection has healed.

2 – fever of unknown origin:
When there is no reason in the middle of body temperature is above 38 º C.

3 – Night sweats:
Garments worn at night, and night sweats severe enough to cause the sheets get wet.

4 – Weight loss:
More than 10% of body weight loss within 6 months.

5 – Continuous fatigue:
Severe and persistent weakness or fatigue.

THE RULE OF TYRANTS SYMPTOMS WHAT TO DO THIS?
Yourself if you see these symptoms, consult your doctor. But remember, none of these signs are not specific to lymphoma, similar to the symptoms seen in many other diseases. Kesinleştirebilir only physician diagnosis.

WHAT IS LYMPH SYSTEM?
Lymph system is part of our body’s immune system. The lymph system to fight disease germs and many other white blood cells (leukocytes, white blood cells) our body stores and carries to every corner.

A network that has spread to lymph system can compare all the bodies. This network of lymph vessels, lymph nodes and other lymph organs and tissues are available.

Lymph vessels, like blood vessels but separate from them in a system, is distributed to all parts of our body.

Colorless lymph vessels, are transported in a liquid like water.

This fluid is called lymph fluid. A group of white blood cells in the lymph fluid, is delivered to each point of the body to fight disease. Working in the lymph system, called lymphocytes akyuvarlara.

Two very important task of lymphocytes:
1 – to fight foreign microorganisms.
2 – our bodies to prevent possible growth of a tumor.

This is an important structure in the lymph glands located on the network. Lymph nodes, bean or pea-like structure with a small organ. These are important for immune system cells and the deposition is responsible for their education. Lymph glands, neck, underarms, groin, rib cage and abdomen in the body in certain areas, such as found in groups. Among the other organs of the lymph system, tonsils, spleen, bone marrow is also included. In addition, stomach, intestine and skin or lymph system, such as organlarımızda are involved in tissue sections.

Lymph vessels, lymph nodes, other lymph organs and tissues all along this structure is called the lymph system. This structure is emerging in the name of the lymphoma cancers.

Lymphoma do not be afraid, if you have symptoms, consult your doctor!

A friend of mine (58) went to a doctor oluşunca swelling in his neck. Lymph node cancer was diagnosed. Lymph gland tumor appeared on the back of the tonsils. My friend is currently seeing chemotherapy. I wonder how to strengthen the immune system, how chemotherapy can be protected from damage? GÜLSEN S.

Answer: Tonsil lymph node cancer in the back of the ‘tonsillar lymphoma’ call. Is usually treated successfully with chemotherapy and radiotherapy. Lucky because I have a chance to get rid of your patient-based. After 4-5 cycles of chemotherapy, radiotherapy, bone marrow test will be added to treatment if clean. Radiation therapy reduces the risk of recurrence. Friend suggestions for strengthening the immune system include:

The lesion may encounter the problem of fungi in the mouth to the throat. Carbonated gargle with water to prevent fungus, black mulberry syrup, ginger, chamomile tea.
Pomegranate juice may prevent the wounds of the mouth gargle.
Vegetables and fruits give water weight.
Chard, spinach and parsley, do not your table is missing.
Chemotherapy is a very careful during the cleaning of vegetables and fruits.
The most appropriate method to disinfect water and vinegar.
Eat plenty of fruits of all the land.
Every day, 1-2 handful of walnuts and peanuts to eat.
But they get inside the shell is not in the form.
Beta glucan is a substance called a cancer fighter because it contains reishi, cordyceps mushroom pills such use.
1 handful of the barley stew or soup to eat in a day.
1 tablespoon sesame seeds to eat every day.
Eat plenty of yogurt.
4 tablespoons a day to open your appetite to consume malt extract.
Eat red meat 2 times per week during chemotherapy.
Other days are fish, turkey and grouse prefer.
Weak immune system is safe from fevers.
Do not enter the crowded environments.
Make mania weight loss.
Avoid heavy sports.
Absolutely in the dark at night to sleep.
Get 7-8 hours sleep.
Get the bad sleep patterns and melatonin are over the age of 40.

After the liberation completely heal after treatment of a blood chemistry every 3 months, beta-2 mg, IDH, sedimantasj complete blood count, alkaline phosphatase, liver function tests and make secure. If necessary, chest computed tomography (CT), tulle abdominal CT, brain MRI, bone scan rates, after 3 years to 6 months in a take out adequate checks. 1 time per year after 5 years of control over the illness do not forget to pass.

Question: 48 years old. 6 months ago lymph gland cancer (non-Hodgkin’s lymphoma) was diagnosed, there is metastasis to lung, chemotherapy, I see the low blood values. My doctor says that immunity, my system crashed. What advice, how beslenmeliyim?

Require implementation of at least 6 cycles of chemotherapy. Chemotherapy, radiation therapy may be necessary if the best results. Sweating, fever, weight loss trend factors such as symptoms of a bad call against the caution. Request to strengthen the immune system include:

* Stay away from crowds to avoid Infection.
* Vitamin C-rich tangerine, orange and lemon with plenty to eat.
* However, during chemotherapy, stay away from grapefruit because it can disrupt the interaction of drugs. If you have weight loss that you can drink fruit juice,
* Beta carotene is rich in substances called red, black and dark green vegetables, plenty of fruit to eat. If weight loss every day, one glass of carrot, pomegranate and apple juice.
* Blackberry leaves and roots of tea, green tea.
* 2 boxes per year die in the influenza Favorites echinacea to end.
* Chemotherapy related anemia may occur. As a precaution lean red meat 2 times per week, every day, 1 tablespoon of molasses to eat black grapes. Purslane, chard, parsley also reduces anemia.
* Eat yogurt every day, half a kilo.
* Overall poor condition every day, a quail egg, boiled egg white to consume at one 2-3.
* Eat fish 2-3 times a week. Especially çinekop, horse mackerel, anchovy, and salmon prefer.
* You can find organic tomatoes to eat, or to the water.
* Every day, a handful of walnuts, 1 handful of nuts to eat.
* Beta-glucan and barley are rich in fiber, eat plenty of oats. Barley and oats for breakfast or yogurt and fruit you can eat can çorbalarınıza.
* Broccoli, cauliflower, leeks, onions, garlic, broccoli, purslane, do not like the food to your table is missing.
* Avoid excessive fatigue.
Consult your doctor before going to bed at night half an hour * Get 18-21 grams metalonin.
* Reishi and Cordyceps mushroom use pills.
* Lunch with 2-3 grams of high-dose vitamin C may receive a full stomach.
* Use 2-3 grams of omega 3. Shark liver OÜ (shark liver oil capsules) may be useful to strengthen the bone marrow.

Prof.Dr. Erkan TOPUZ’un Arena programında verdiği öneriler :
* Kırmızı eti bir gece zencefil içinde bekletilerek toksitlerden arındırın.
* Kansere karşı mutlaka Zencefil ve Zerdeçal tüketilmeli.
* Beyin tümörü hastaları her gün yarım saat yürümeli.
* Portakal, Mandalina gibi turunçgillerin kabuğunda bulunan bir madde beyin tümörlerini küçültüyor.
* Turunçgiller kabukları ile beraber mikserde çekilmeli ve toprak güveçte pişirilip günde üç çorba kaşığı yenilmeli.
* Yaban turbu ve kabak çekirdeği tüketilmeli.
* Sağlık için mutlaka karanlıkta uyunmalı.
* Defne yaprağı, enginarın dikenli yaprakları, zeytin yaprağı ve limon karışımı; baş ağrılarını gideriyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, damar sertliğini gideriyor ve diyabeti kontrol altına alıyor.
* Mide kanserine karşı, günde 2 bardak elma suyu ve meyan kökü tüketilmeli.
* Filizlenmiş patetes zehirlidir.
* Memeli hayvanların doğumundan sonraki ilk sütü şifa deposudur.
* Lösemi ve lenfoma’ya karşı deve dikeni sütü veya hapı kullanılmalı.
* Taze buğday filizi sıkılarak günde 1 çay bardağı içilmeli.
* Karahindiba tüketilmeli.
* Koyu renkli beniniz kanıyorsa ve büyüyorsa mutlaka doktora başvurulmalı.





MAITAKE:

(Mantarların Kralı)

Mantarın şapkası ve sapından elde edilmektedir.Mantarların kralı ya da dans eden mantar olarak tanınır.Asya , Avrupa ve Kuzey Amerika’da ılıman bölge ormanlarında yetişmektedir.

Zamanımıza kadar yapılan araştırmalarda, maitake mantarının özellikle T hücrelerini, makrofajları harekete geçirip vücudun doğal bağışıklığını öne çıkarmaktadır.

Maitekenin fraksiyonları akciğer, kolon, karaciğer , prostat, beyin tümörlerinde büyümeyi yavaşlatan bir potansiyel olarak görülüyor. Diyabet, kolesterol, hipertansiyon, bağışıklık sistemi uyarıcısı olarak ve kilo kaybına karşı kullanımı önerilmekte.

Kanserden korunmak için, kanser tedavisinde destek olarak ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmak için kullanılabilir.

Kullanım Önerisi: Günde 2 defa , yemeklerden sonra 1’er kapsül.

SHIITAKE:

(Lentinan içeriği sayesinde kanser düşmanı)

Asyada ormanlarda büyüyen ya da kültürde yetişebilen, yemekleri yapılan bir mantar türüdür.

Mantarın içindeki lentinon sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek kanser ve AİDS’in yayılımını interferon oluşturarak engellediği için, kullanımı tavsiye edilmektedir.

Shiitakenin içerdiği lentininin kanser tedavisinde oluşan yan etkileri azalttığı ileri sürülmektedir. Yüksek kolesterolde, bağışıklık sistemi uyarıcısı olarak ve enfeksiyonlarda destek tedavisi olarak kullanılır.

Kanserden korunmak için, kanser tedavisinde ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmak için beslenme desteği olarak etkili olabilen bir üründür. Özellikle mide kanserinde, kolon kanserinde ve prostat kanserinde lentininin, sağ kalma ve bağışıklığa önemli katkıları olduğu açıklanmıştır.

Kullanım Önerisi: Günde 2 defa , yemeklerden sonra 1′er kapsül.

REISHI:

(Ölümsüzlük Mantarı)

Japonya’da Japon Sağlık Bakanlığı tarafından kanserin tek bitkisel ilacı olarak kabul edilmiştir. “Tanrının Bitkisi” de denilmektedir

“Ölümsüzlük Mantarı” Çin’de gençlik pınarının ve uzun yaşamın kaynağı olarak kabul edilmektedir

Anti-aging, antioksidan, anti-allerjik, anti-hipertansif, anti-diyabetik özellikleri vardır.

Bağışıklılık sistemini güçlendirir.

Karaciğeri korur ve sinir toniği olarak kullanılır.

Linghzi kelimesi Çince’de manevi gücün bitkisi anlamına geldiği halde ölümsüzlük mantarı olarak ünlenmiştir. Latince adı Ganoderma lucidum olan mantar Japonya’da Reishi olarak bilinmektedir.

İnsan sağlığı için sayısız faydaları ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi görülmediği için, doğuda şifalı bitkiler arasında çok ünlüdür. Linghzi’yi bu kadar ünlü yapan ise uzun yaşamın sırrını vaadetmesi ve anti-kanser özelliğidir.

Astımlı kişilerde öksürük ve diğer solunum şikayetleri için, bronşitin önlenmesi için, kardiyovasküler tedavilerde, yüksek trigliserit ve kan basıncı tedavileri için, karaciğer hastalıklarının tedavisi için, alerjilerde, HIV tedavisi için, radyoterapi ve kemoterapinin yan etkilerinin azaltılması veya elimine edilmesi için faydalıdır.

Kullanım Önerisi: Günde 2 defa, yemeklerden sonra 1’er kapsül.

HAZIRLANIŞI:

1 bardak kaynar suyun içine
1 kahve kaşığı kuru zencefil,
1 kahve kaşığı papatya
1 dilim limon koyarak demlendirin.(kaynatmayın)

Bu çaydan günde 3 kupa içilebilir. Bu çay, ağız yaralarına mani olur, radyoterapinin meydana getirdiği bazı yanmaları önler, kemoterapinin meydana getirdiği bulantıları azaltır.

ENGLİSH

HERBAL SUPPORT FOR CHEMOTHERAPY AND RADIATION THERAPY

PREPARATION:

1 cup boiling water into
1 tsp dry ginger,
1 coffee spoon daisy
Putting 1 slice lemon dem. (Do not boil)

3 cups of tea a day this drinkable. This tea is manic to the mouth wound, bring some of radiotherapy prevents burns, bring the nausea of chemotherapy reduces.

PROF.DR.ERKAN TOPUZ

HASSAS NOKTALARI ÖĞREN CİLT KANSERİNDEN KORUN.

Gün geçtikçe daha sık görülen bir hastalık olan cilt kanserinin en önemli nedeni bilinçsiz güneşlenme. Cilt kanserinin vücutta en çok tehdit ettiği noktalar ise burun, dudaklar, kulak arkası, boyun, omuzlar ve avuç içi.

Cilt kanseri vücudun başka bir yerinde çıkar mı?

49 yaşındayım. Sağ göğsümün üst kısmında, boynumun biraz altında bir sivilce çıktı. Giderek bir siğile benzeyen kitleyi bazen sıktığımda içinden beyaz renkte bir iltihap çıkıyordu. Bu durumu 1-1.5 yıl hiç önemsemedim. Daha sonra dermatologa gittim. Doktor, kitlenin alınması gerektiğini söyledi. Maalesef patolojik sonuç cilt kanseri (skuamöz hücreli karsinom, iyi differansiye) geldi. Cerrahi uçlarda tümör negatif çıktı. Başka bir tedaviye gerek görülmedi. Bu kanser türü ileride vücudumun başka bir bölgesine yayılır mı? M.Y.

CEVAP: (Prof.Dr.Erkan TOPUZ)

Cilt kanserleri 3′e ayrılır. Malin melanom, skuamöz hücreli karsinom ve bazal hücreli karsinom. En tehlikelisi malin melanomdur. Diğer ikisi genellikle yaşlılarda, beyaz tenlilerde, güneşe maruz kalanlarda görülür. Hatta meslek hastalığı olarak kabul edilir, çiftçilerde ve kaptanlarda çok sık rastlanır. Skuamöz ve bazal hücreli karsinom’un ilk tedavisi cerrahidir. Tam çıkarılırsa hastalık şifa bulur. Tümörün diğer yerlerde ya da daha önce çıktığı yerde nüks etmesi mümkün.

Almanız gereken en önemli önlem, korunmasız güneşe çıkmamaktır. İkinci önlem vücudunuzu nemlendirmektir. Ayrıca sağlıklı beslenmeye özen gösterin. Özellikle beta karatenden zengin gıdalar olan havuç, domates ve koyu yeşil sebzeleri bol tüketin. Sıkı doktor kontrolünde olun. Bu arada vücuttaki bazı noktalar cilt kanserlerine yakalanma konusunda diğer bölgelere göre daha çok risk taşıyor:

Burun: Daha fazla güneşe maruz kaldığı için cilt kanserlerinin önemli bölümü burunda başlar.
Dudaklar: Güneşlenirken dudaklarınıza Tarım Bakanlığı’ndan onaylı bir ürün sürmeyi ihmal etmeyin.
Göğüs, boyun, sırt ve omuzlar: Güneşin en fazla etkilediği yerler olduğu için cilt kanserlerinin önemli bir bölümü bu noktalarda ortaya çıkıyor.
Saç ayrım noktası ve kulak arkası: Güneşin zararlı ışınlarının en çok etkilediği bu bölgeleri de korumayı unutmayın. Şapkasız güneşe çıkmayın.
Avuç içi, ayak tabanı: Malin melanom vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Nedeni tam bilinmemekle birlikte en tehlikelileri ayak tabanı ve avuç içinde görülür. Ayrıca genital organlar, erkeklerin tıraş bölgeleri ve parmak arasında sık rastlanır.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü
Prof.Dr. Erkan TOPUZ

 

  

 

  

Bağırsak kanseriyim. Karaciğerimde kitle var. Tedavi önerileriniz nedir?

47 yaşındayım. Bağırsak kanseri teşhisi konuldu. Karaciğerimde 2.5 santim kitle tespit edildi. Doktorlar kemoterapi önerdi. Karaciğerimdeki kitle için ameliyat olmam gerekir mi? M.G.

CEVAP:

Ailesinde bağırsak kanseri olanlar, aşırı miktarda kırmızı ve tuzlu et yiyenler, uzun süre sigara içenler, aşırı şişmanlar bağırsak kanseri için riskli grupta.

Tedaviye gelince… Tümör lenf bezlerine atlamadıysa, polip yoksa, tümör 1 santimin altındaysa ve belli bir bağırsak tabakasını geçmediyse (serozaya taşmadıysa) kemoterapi yapmayız. Ama serozaya taşmış ve lenf bezine atlamışsa muhakkak 6 kür kemoterapi veririz. Bağırsak kanseri tedavisinde çok büyük aşamalar kaydedildi. Eskiden yüzde 60 kür elde ettiğimiz hastalarda yeni ilaçlarla yüzde 80-85′lere varan oranlarda temelli kür elde ediliyor. Metastaz olan hastalarda bile iyi neticeler alınıyor. Karaciğerinizdeki kitle kemoterapiyle küçültülüp ameliyatla temelli çıkarılabilir. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz çok önemli. Bunun için milk thistle (deve dikeni sütü kapsülü), bromelain (ananas hapı), maitake mantarı hapı, boswellia bitkisi hapı, dandelion (karahindiba hapı), folik asit, kalsiyum alın. Bol bol yoğurt yiyin.

Günde 1 çorba kaşığı keten tohumu yiyin. Soya yağı kullanın. Yemeklerinize zerdeçal katın. Posa bırakan bütün meyveler sizin için faydalıdır, bol miktarda tüketin. Katkı maddesi içeren gıdalardan kaçının. Tuzlu, şekerli ve beyaz undan yapılmış yiyeceklerden kaçının. Meyve suyu yerine meyveleri posasıyla tüketin. Karahindiba, kuzukulağı, tere, biberiye ve rezeneyi sofranızdan eksik etmeyin. Her gün 1 porsiyon beyaz et, 5-7 porsiyon da sebze ve meyve tüketin. Kırmızı eti diyetinizden çıkarın. Haftada 2 kez kurubaklagil yiyin. Önceliği kuru fasulye, bezelye ve barbunyaya verin. Daha sonra nohut ve mercimeği tercih edin. Her gün 2 bardak domates suyu ve 1 bardak havuç suyunu dönüşümlü olarak tüketin. Kabız kalmayın, normalde her gün 1-2 kez büyük abdeste çıkmanız gerekiyor. Kabızlık ortaya çıkarsa bol bol kuru kara erik ve kayısı tüketin. Her gün yarım kilo probiyotik yoğurt yiyin. Katkı maddesi içeren besinlerden uzak durun. Organik gıdaları tercih edin.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü
Prof.Dr. Erkan TOPUZ

Şeyda Coşkun
Ahmet Maranki
Şifalı Yemekler

İbrahim Saraçoğlu
Canan Karatay
Prof Dr O. Müftüoğlu
Suna Dumankaya
Taylan Kümeli
Dr. Feridun Kunak
Haluk Saçaklı
Erkan Topuz
Mehmet Öz
Ebru Şallı
Dr Gürkan Kubilay
Suat Arusan
Ender Saraç
Ömer Coşkun
KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME
Güzellik & Bakım
Diyet
Şifalı Bitkiler
Gün Gün Hamilelik
Ameliyat Görüntüleri
3000 TIP DOKTORU
Yeni SGK Yasası
Alışveriş & İndirim
Fıkralar
İstanbul Rehberi
Tatil Seçenekleri
Şarkı Sözleri