İLETİŞİM
SİTE SAHİBİ: NESRİN İKİZLER e.mail: perizadeyasar@hotmail.com
BİZİ TAKİP EDİN
02128561627
Kategoriler
Uyarı!
Sitemizde yer alan bilgiler paylaşım amaçlıdır. Lütfen uzmanlara sorularınızı kendilerine ait web sitelerinden sorunuz.
Yasal Uyarı!
Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız.Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.
Legal Notice!
The information on this site is in the nature and treatment purposes is not recommended. It is the responsibility of the applications the site owner. A physician for medical problems always have danışınız.Your doctor's the drugs and diagnostics without necessarily going kullanınız.To doctor Whatever your complaint, you can put, with this information, do not attempt to treat your self. This information is not strictly a disease diagnostic purposes.

Arşiv ‘DR. AYÇA KAYA’DAN TARİFLER’ Kategori

Image and video hosting by TinyPic

Doktorum programına katılan Dr. Ayça kaya acil kilo verdiren imdat diyeti tarifi verdi…

Sabah:

1 bardak süt3 yemek k. müsli1 küçük muz ve iki ceviz

Öğlen:

1 kase çorba, salata1 kase yoğurt

İkindi:

Kepekli ekmeğe beyz peynirli tost1 bardak ayran1 portakal

Akşam:

1 kase çorbaSalataYoğurt

İç Hastalıkları ve Obezite Uzmanı Dr. Ayça Kaya’dan zayıflatan tokluk salatası tarifi…

Yeni bir yıla girerken karnımız hiç acıkmasa, canımız hiç tatlı istemese ve keşke yemek hayali hiç kurmasak. Belki de birçoğumuz bunun hayalini kuruyoruzdur. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya içimizdeki bu dürtülerle baş etmemizi sağlayacak ipuçlarıyla bize yardımcı oluyor. Sadece günlükbeslenmemize dikkat ederek bu can sıkıcı durumdan kurtulabiliriz. İşte Dr. Ayça Kaya ile yaptığımız sağlıklı yaşamröportajımız…

-Yeni yılda daha sağlıklı olmak için dengeli beslenmemiz gerekiyor. Peki nedir bu dengeli beslenme?
Dengeli beslenmenin altın kuralı 4 temel besin gurubundan tüketmektir.
-Tahıl gurubu olarak (ekmek, pilav, makarna, mısır, patates)
-Et gurubu olarak (yumurta, peynir, kırmızı et, tavuk, balık)
-Süt gurubu olarak (süt, yoğurt, ayran, kefir, cacık)
-Sebze-meyve gurubu olarak (yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, semizotu, lahana, karnıbahar, brokoli, elma, armut, kivi, portakal, mandalina gibi) porsiyon büyüklüğüne dikkat ederek tüketin.

Sofra şekeri eklenmiş yiyecekler hızlı enerji yükselmesi yapsalar da, bir müddet sonra kan şekerinde ani düşmeler yapabilir. O nedenle lokum, şeker, çikolata ve hamurlu-şerbetli tatlılardan uzak durmakta fayda var.

-Genelde kilolu olan kişiler kısa sürede yapılan diyetlere başvururlar. Mucize yaratan bir diyet yöntemi var mıdır?
Zayıflamak deyince birçok kişi nedense mucize diyetlerin ve mucize ilaçların peşine düşer. Kısa süreli yapılan diyetlerin en büyük, zayıf noktası insanın yaşamına uygun olmamasıdır. Dolayısı ile diyet bırakıldığı zaman verilen kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. İnsanlar diyet yaptığı dönemde kendilerini sosyal yaşamdan soyutlar, özel yemekler pişirir, hatta herkesle aynı sofraya oturmazlar. Kısa sürede kilo verilse bile diyet bırakılınca kişiler verdiği kiloyu geri alır. Şöyle ki kişi diyetteyken hiç baklava yemez, İskender yemez, lahmacun yemez, abur-cubur yemez, kilo verdikten sonra bu tür yiyecekleri yemeye başladığında geri kilo alır. Doğru, sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için, önce kilo almanın nedenlerini doğru saptamak gerekiyor. Çünkü şişmanlık sadece fazla yemekten kaynaklanmaz. Kişinin yeme içeriğinin, yeme davranışının, metabolik ve hormonal dengesinin çok iyi analiz edilerek, doğru ve dengeli beslenmenin yaşam tarzı haline getirilmesi gerekiyor. Bu da yasaklamalarla ve diyet listeleri ile değil; porsiyon büyüklüğünün doğru ayarlandığı, kişinin kendi beslenme sistemini belirlediği normal yaşamında sürekli uygulayabileceği bir eğitim sisteminin kişiye öğretilmesi ile olur.

KİLO ALMAMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT!
Kilo kontrolü ile ilgili sorun yaşıyorsanız bazı püf noktaları bilmeniz size yardımcı olacaktır. Yağlı yiyeceklerin enerjisi yüksektir. İlk dikkat edilecek nokta yüksek yağlı yiyeceklerden kaçınmaktır. Birçoğumuz kızartma yemediğimiz zaman veya ekmeğimizin üzerine yağ sürüp yemediğimiz zaman az yağlı yediğimizi düşünürüz. Bir de gizli yağı yüksek yiyecekler vardır, bu tür yiyecekleri fark etmeden yediğimizde de çok fazla kalori alırız. Örneğin kremalı çorbalar, kıymadan yapılan kebaplar, pastane simitleri, kremalı hazır dondurmaları sık tüketirsek kilo kontrolünde sorun yaşayabiliriz. Bir yiyecek çok yumuşaksa, ısırdığımızda ağzımızda dağılıyorsa, elimize aldığımızda elimizde yağ bırakıyorsa çok yağlı bir yiyeceği tüketiyor olabiliriz. Evde yemek yaparken, 1 kg sebze yemeğine 2 yemek kaşığı yağ koyarsak, etli yemekleri yaparken ekstra yağ eklemezsek daha sağlıklı ve hafif yemekler yapmış oluruz.

-Neyi ne kadar yememiz gerektiğini bazen kestiremiyoruz? Sizce ne yapmalıyız?
Porsiyon büyüklüğünü doğru ayarlamayabilmek çok önemlidir. Evde yemek yerken büyük servis tabakları yerine pasta tabağı kullanmak hem gözümüzü doyurur hem de daha az yemek tüketmemizi sağlar. Dışarıda servis edilen yemeklerin porsiyonu çok büyüktür ve ev yemeğine göre daha yağlıdır. Dolayısı ile mümkün olduğu kadar evde yemeyi tercih etmek daha iyi olur. Haftada 2’den fazla dışarıda yemesek iyi olur. Bununla birlikte dışarıda yemek durumunda kaldığımızda yarım porsiyon ısmarlayabiliriz veya arkadaşımızla birlikte isek 1 porsiyonu bölüşebiliriz.

-Uzun süre tok kalmak için hangi besinleri tüketmeliyiz?
Uzun süre tok kalabilmek için karbonhidratın ayrımını iyi yapabilmemiz gerekir. Şeker oranı yüksek olan basit karbonhidratlar; sofra şekeri, bal, pekmez, reçel, çikolata ve her türlü şekerli yiyecektir. Bununla birlikte muz, incir, üzüm, kavun, karpuz gibi şeker oranı yüksek meyveler de kan şekerini hızlı yükseltirler. Patates, havuç, bezelye, mısır, bezelye gibi nişasta oranı yüksek yiyecekler de bizi çok acıktırarak yeme hayali kurmamıza neden olabilirler. Aynı zamanda beyaz un, beyaz pirinç ve beyaz makarna da şeker oranı yüksek yiyeceklere örnektir. Bu tür yiyecekleri tek başına değil de yanında süt, yoğurt, ayran gibi bir protein kaynağı ile birlikte yersek veya üzerine limon sıkma şansımız olursa şeker oranını dengeleyebiliriz.

Şeker oranı düşük olan karbonhidratlara örnek ise daha ekşi meyvelerdir. Ayva, portakal, kivi, limon, erik, yeşil elma, ananas bunlardan bazılarıdır. Yine kuru baklagillerden; kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunyanın, kepekli ve esmer unların, esmer pirinç ve esmer makarnanın şeker oranı daha düşüktür ve bu tür yiyecekler bizi daha uzun süre tok tutar.

AÇLIĞINIZI ERTELEMEYİN!
Yemeği saatle yemek yanlıştır. Bu durumda insan ister istemez sürekli yemekleri düşünüyor ve kişinin iştahının daha da açılmasına neden oluyor. Aynı zamanda sık yemek vücutta sürekli insülin hormonunun salgılanmasına neden olur bu da yağlanmayı kolaylaştırıyor. Acıktığımızda vücudumuza cevap vermemiz gerekir. Acıkmak tıpkı uykumuzun gelmesi, tuvalet ihtiyacımızın gelmesi gibi fizyolojik bir ihtiyaçtır. Açlığımızı ertelersek bir sonraki öğünde iki kat daha fazla tüketiriz. O nedenle acıkınca muhakkak bir şeyler yemelidir. Bunun illaki donanımlı bir öğün olmasına gerek yoktur. Örneğin 1 bardak ayran, 1 tane meyve da vücuda cevap vermek anlamına gelir. Yani yemeyi acıktığınızda yiyin ve açlığınızı ertelemeyin.

-Kış aylarında ne yemeye özen göstermeliyiz?
Havaların soğuması bakterilerin ve virüslerin hastalık yapma potansiyelini artırır. Günlerin kısalması gecelerin uzaması da metabolizma hızını yavaşlatır ve insanlar daha kolay kilo alabilirler. Hem kilo almamak hem de bağışıklık sistemini güçlendirmek için taze meyve ve sebze yemeye özen göstermek gerekir. Portakal, mandalina, limon, maydanoz, ıspanak ve pırasa gibi besinler C vitamini açısından çok zengindir, bağışıklık sistemini güçlendirir. Süt, yoğurt ve ayran yüksek kalsiyum ve protein değeri ile damar sağlığını korur, uzun süre tok kalmaya katkısı olur. O nedenle yemeklerin yanına eklenen bu gıdaların metabolizmanın canlanmasına katkısı olur. Balık omega-3 içeriği ve protein değerinin yüksek olması nedeni ile haftada 2-3 kez tüketilmelidir. Yağ içeriği yüksek hazır gıdalardan, tatlılardan ve hamur işlerinden uzak durmakta fayda var.

Türkiye’deki şişmanlık sıklığı nedir?
TURDEP araştırmasına göre Türkiye’de obezite sıklığı % 27’ler civarındadır. Bu duruma fazla kiloluğu da eklersek %50’ler olduğunu söyleyebiliriz. Kısaca her iki kişiden biri kilosu ile ilgili problem yaşıyor aslında.

-Şişmanlığın ortaya çıkışında genetik nedenler var mıdır?
Şişmanlık çok faktörlü bir hastalıktır aslında. Burada kişinin genetik yapısı, hormonal düzensizlikleri, metabolik yapısı, yeme konusunda öğrendiği davranışları, stres düzeyi, daha önceden yaptığı diyet uygulamaları, hareket düzeyi, yeme uyaranlarına maruziyet durumu ve psikolojik dengesi önemlidir.  Genetik ve  öğrenilmiş yeme şekli belki de en önemli belirleyici unsur. Örneğin bir ailede anne ve baba obez ise çocukta obezite görülme riski  %90’lar civarında. Anne ve babada obezite yok ise çocukta obezitenin ortaya çıkma olasılığı %8-9 gibi oluyor. Dolayısı ile daha sağlıklı ve kilo problemi yaşamayan nesiller istiyorsak, anne ve babanın yaşam tarzını düzeltmeyle işe başlamak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Tatil denince ilk akla gelen dinlenmek, eğlenmek, rahatlamaktır. Bunun yanı sıra bazen kilo almak endişesi de içimizi sıkar. Açık büfede birbirinden lezzetli görünen börekler, kızartmalar, etler, tatlılar en dirayetli denilebilecek insanları bile çoğu kez baştan çıkartmada etkili olur. Bununla birlikte deniz kenarına gidilse bile, yüzmek yerine şezlongta güneşlenmek tercih edildiği için kilo alımı kaçınılmaz olur. Obezite ve metabolizma hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya, tatilde kilo almamanın ipuçlarını veriyor.

Her şey dahil oteller yerine butik otelleri tercih edin!

Tatilde kilo almamak için her şeyden önce doğru tatil planı yapmak daha uygun olur. Örneğin sürekli uyaranların olduğu, açık büfe her şey dahil oteller yerine, butik oteller veya oda-kahvaltının dahil olduğu konaklama yerlerini tercih etmek daha doğru olur.

Bütün gün güneşlenmeyin, aktiviteyi artırın

Tatil aktiviteyi artırmak için bir fırsat olarak da değerlendirilmelidir. Bütün gün şezlongta güneşlenmek yerine, bol bol yüzmek, plajda top oynamak, sörf, yelken, dalma gibi su sporlarını yapmak veya bunları öğrenmeye çalışmak da çok etkili kilo kontrol yöntemleridir.

Spor malzemelerinizi yanınıza almayı unutmayın…

Tatil köyü gibi, çok fasilitel bir otele gidiyorsanız yanınıza muhakkkak spor ayakkabılarınızı ve spor çoraplarınızı almayı unutmayın. Çünkü bu otellerde mutlaka fitness merkezleri, basketbol sahaları, tenis kortları vardır. Siz de en azından günde 1 saatinizi spora ayırabilirsiniz.

Tatlı büfesine uğramayın

Tatilde yeme içme alışkanlıkları da başlı başına değişir. Normal hayatta yenilmeyen yiyecekleri sürekli görmek, ister istemez bu yiyeceklere karşı olan ilgiyi artıracaktır. Özellikle her şey dahil konseptli otellerde sürekli mantılar, gözlemeler, tatlılar, patates kızartmaları, hamburgerler, dondurmalar burnunuzun dibinde olur. Bu tür yiyeceklerden uzak durabilmenin en etkili yolu bunları görmemektir. Yani bu tür gıdaların olduğu bölümlere gitmeyin. Unutmayın ki, göz görmez ise gönül istemez.

Öğünlerinizi baştan planlayın

Öğün planlarını da baştan yapmak daha doğru olur. Acıkmadan, sırf saati geldi diye yemek yemek doğru olmayacaktır. Üç ana öğünü dolu dolu yemek yerine kendinize günde en keyif alacağınız bir öğünü belirleyin. Diyelim ki akşam yemeğinde uzun oturmayı seviyorsanız sabah kahvaltısını hafif tutarak güne başlayabilirsiniz. Sabah kahvaltı öncesi otelin fitness salonunu ziyaret edin ve güne güzel bir koşu ile başlayın. Spor sonrası kahvaltıyı süt ve meyve yiyerek hafif tutun. Daha sonra doğru plaja harekete… Bol bol denize girin ve yüzün. Öğlen yemeğinde daha çok zeytinyağlı ve yoğurtlu salataları tercih edin. Pilavlardan, kızartmalardan, makarnalardan ve tatlılardan uzak durun. İkindi çayında yağsız yarım gözleme ile ayran içebilirsiniz. Akşam yemeğinde ise et, salata ve dilediğiniz bir içecekten 1-2 bardak alabilirsiniz.
Fazla kilolardan kalıcı olarak kurtulmak ve kilo yönetimini öğrenebilmek imkansız değildir. Yaşam, tatili ile çalışma hayatı ile bir bütündür. İnsan yaşamını diyetteyim veya değilim diye ikiye ayırmamalıdır. Fazla kiloluk ve şişmanlık kozmetik bir problem değildir. Vücudu başlı başına etkileyen çok ciddi bir metabolizma hastalığıdır. Muhakkak tıbbi olarak tedavi edilmelidir.Amaç ise ister tatil ister bayram olsun her durumda sağlıklı kilo aralığını sürdürebilmek, kilo yönetimini öğrenmek ve kilo alıp verme döngüsünden çıkmak olmalıdır.

Dr. Ayça Kaya vücudumuzda oluşan ödemin nedenlerini ve çözüm yollarını Doktorum‘da anlattı.  Dr. Ayça Kaya’dan ödem atıcı tarifler…

MALZEMELER:

1 adet kabak

1 adet havuç,

1 patates

250 gram ıspanak,

1 adet kuru soğan,

Yarım bağ maydanoz,

1 yemek kaşığı bulgur,

1 yemek kaşığı zeytinyağı.

YAPILIŞI:

1 soğan ve 1 havuç rendelenir, zeytinyağı ile çevrilir. Kabak, patates rendesi de ilave edilir. Malzemeler yumuşayınca üzerine su eklenir. Su kaynayınca ince doğranmış ıspanak, maydanoz ve bulgur ilave edilir.

Sunuculuğunu Zahide Yetiş   Op. Dr. Aytuğ Kolankaya’nın yaptığı  Doktorum’da bugün “Kronik Kas Ağrıları ve Febromiyalji” ile “Ödem ve Şişkinlik”  konuları  ele alındı.  Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Tetik, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nazan Canbulat ve İç Hastalıkları Uzmanı Ayça Kaya Doktorum’un stüdyo konukları oldular.

Dr. Ayça Kaya vücudumuzda oluşan ödemin nedenlerini ve çözüm yollarını Doktorum‘da anlattı.  Dr. Ayça Kaya’dan ödem atıcı tarifler…

MALZEMELER:

4 SU BARDAĞI SU,

1 TANE YEŞİL ELMA,

YARIM DEMET MAYDONOZ,

1 YEMEK KAŞIĞI YEŞİL ÇAY,

BİR KAÇ DAL NANE,

1 TANE LİMON SUYU.

YAPILIŞI:

SU, MAYDANOZ , YEŞİL ELMA, NANE VE YEŞİL ÇAY  1 DAKİKA KAYNATILIR. SERVİS YAPILIRKEN LİMON SUYU İLAVE EDİLİR.

(ÖZELLİKLE HANIMLAR İÇİN ADET ÖNCESİ ŞİŞLİKLERDE TAVSİYE EDİLİR)

SABAH: 1 kutu probiyotikli yoğurt,  2 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 2 dilim ananas ve 2 tane ceviz.

ARA: 1 Fincan bitki çayı

ÖĞLEN: 1 Porsiyon tavuk veya balık ızgara yanında büyük bir yeşil salata, 1 bardak kefir, 2 dilim tuzsuz ekmek

ARA: 2 tane grisini, 1 dilim az yağlı az tuzsuz beyaz peynir, 1 tane kivi

AKŞAM: 1 Kase sebze çorbası,1 dilim ekmek, yumurtalı  semiz otu veya ıspanak yemeği, 1 dilim ekmek, cacık.

NOT: Rahatsızlığı olanlar mutlaka doktoruna danışmalıdır.

Belki de yüzyılın en mucize meyvelerinden biri olan Greyfurt, turunçgiller familyasının en değerli üyelerinden biridir. 1 adet greyfurt ortalama 50 kalori ve 80 mg C vitamini içerir.

Son yapılan araştırmalarda greyfurtun lycopene ve liminoids içerdiği, ve bu maddelerin bir çok kanser türüne karşı koruyucu etki gösterdiği kanıtlanmıştır.

Bu kanser türlerinin başında prostat kanseri gelir. Bununla birlikte içerdiği naringin ve naringenin gibi flavonoitlerin de ağız kanserini oluşumunu belirgin biçimde azalttığı görülmüştür.

Metabolizmayı hızlandırır, kilo verdirir.

Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye de etkisi olan greyfurt, insülin direncini kırıyor; öğünlerden önce yenilecek yarım greyfurt iştah kontrolüne yardımcı olyor.

Scripps Klinik uzmanlarından Dr. Ken Fujioka’nın 100 kadın ve erkek üzerinde yürüttüğü 12 haftalık bir pilot greyfurt zayıflama araştırmasında, günde üç kere olmak üzere her öğünde yarım greyfurt tüketen bireylerin, normal yeme alışkanlıklarını değiştirmeksizin çalışma sonunda ortalama 3 ila 4 kilo arasında kilo kaybettikleri kaydedildi.

Sivilcelerin düşmanı

Antioksidan özelliği de olan greyfurt, cildin kolajen sentezini artırması ve yapısını kuvvetlendirmesi nedeniyle akne tedavisinin etkili silahlarından biri.

Greyfurt, içeriğindeki C vitamini nedeniyle, akne oluşumunu azaltması ve mevcut aknelerin gerilemesi gibi etkilerinin yanında izlerin gerilemesi konusunda da faydalı.

Cilt tarafından emildiğinde, 72 saat kadar uzun bir süre ciltte kalabilen greyfurtun en önemli avantajı etkinliğinin uzun sürmesidir.

Faydaları Bitmiyor…

Greyfurt içerdiği C vitamini ile diş eti kanamaları olan kişilerde, bu şikayeti ciddi oranda azaltır. Yara iyileşmesini hızlandırır. Enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle içerdiği yüksek lif kabızlığa karşı en iyi ilaçlardan biridir.

Sindirim sistemi işleyişini düzenler ve dengeler. Sigara bağımlısı olanlarda nikotin ihtiyacını azaltır ve nikotinin vücuttan atılmasını sağlayarak detoks etkisi gösterir.

Günde 1 tane greyfurt yenilmesi kalp hastalıklarını azaltır. Kötü kolesterolü %25 azaltır, iyi kolesterolü %25 artırır.

İlaçlarla birlikte tüketirken dikkat!

Ancak bazı ilaçları kullanan hastaların dikkatli olması gerekiyor. Çünkü greyfurt, karaciğerimizde bulunan sitokrom p450 denilen bir enzimi baskılıyor.

Sitokrom p450, karaciğerimizde ve bağırsağımızda, dışarıdan aldığımız ilaçları metabolize eder ve bu ilaçları zararsız hale dönüştürerek vücudumuzdan atar.

Bu enzim baskılanıp çalışmayınca ilaçlar metabolize edilmediği için vücutta birikerek zehirleyici etki yapar.

Özellikle kolesterol ilaçlarında, alerji ilaçlarında, HIV tedavisinde kullanılan ilaçlarda, bazı antidepresanlar ve antihipertansifleri kullananların bu konuda dikkatli olmalarında fayda var.

Bir bardak greyfurt suyu içilmesi bile bu etkiye neden olabilir. Greyfurt suyunun etkisinin geçmesi için en az 24 saat geçmesi gerekir.

Dr.Ayça Kaya

Sunuculuğunu Zahide Yetiş   Op. Dr. Aytuğ Kolankaya’nın yaptıkları sağlık programı “Doktorum”da bugün “Şişmanlığın Yol Açtığı Hastalıklar ve 35 Yaş Üstü Beslenme Önerileri” konusu  ele alındı.

İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kerim Güler ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, programın stüdyo konukları oldu.
Diyabetten, kolesterole, tansiyondan eklem ağrılarına kadar birçok sorununun nedeni olan şişmanlık ve altında yatan hastalıklar, 35 yaş üstünde beslenme ve diyetin önemi, sağlıklı kilo verme önerileri konunun uzmanı konuklar tarafından Doktorum’da ayrıntılı olarak anlatıldı.

Programda Dr. Ayça Kaya, metabolizmayı hızlandıran yiyecekleri şu şekilde sıraladı:

Süt
Yoğurt
Ayran
Et
Yumurta
Yeşil Çay
Badem
Ananas
Kahve
Çay

Dr. Ayça Kaya’dan metabolizma hızlandırıcı öneriler:

METABOLİZMA HIZLANDIRICI MEYVELİ YOĞURT

Malzemeler:

1 bardak az yağlı yoğurt
1 tatlı kaşığı kahve
1 soyulmuş ve doğranmış kivi
1 dilim ananas
(1 geniş kase içinde blender edilecek)

METABOLİZMA HIZLANDIRICI ARA ÖĞÜN

Malzemeler:

4 tane salçalık kırmızı biber
8 yemek kaşığı lor peyniri
Çeyrek bağ maydanoz
Çeyrek bağ dereotu
Birkaç yaprak taze nane
12 tane çeri domates

Şeyda Coşkun
Ahmet Maranki
Şifalı Yemekler

İbrahim Saraçoğlu
Canan Karatay
Prof Dr O. Müftüoğlu
Suna Dumankaya
Taylan Kümeli
Dr. Feridun Kunak
Haluk Saçaklı
Erkan Topuz
Mehmet Öz
Ebru Şallı
Dr Gürkan Kubilay
Suat Arusan
Ender Saraç
Ömer Coşkun
KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME
Güzellik & Bakım
Diyet
Şifalı Bitkiler
Gün Gün Hamilelik
Ameliyat Görüntüleri
3000 TIP DOKTORU
Yeni SGK Yasası
Alışveriş & İndirim
Fıkralar
İstanbul Rehberi
Tatil Seçenekleri
Şarkı Sözleri